tanışma ile cümle
tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Düğün düzenleme sitesi ile tanışma sitesi arasında ne fark vardır?What's different between a wedding arrangement site and a dating site?
Tom ile tanışmaya karar verdik.We agreed to meet Tom.
Rüyalarımın kızı ile tanışmak istiyorum.I want to meet the girl of my dreams.
Tom, birisiyle tanışmanı istiyorum.Tom, I'd like you to meet somebody.
Tom yeni insanlarla tanışmak istiyor.Tom wants to meet new people.
Tom ailesinin Mary ile tanışmasını istedi.Tom wanted his family to meet Mary.
Tom'la nasıl tanışmak istersiniz?How would you like to meet Tom?
Kızımla tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet my daughter.
Oğlumla tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet my son.
Jamal'la tanışmak heyecanlıydı.They were excited to meet Jamal.
"Ben Fadıl'ım, tanıştığımıza memnun oldum." "Seninle tanışmak bir zevk, Fadıl.""I'm Fadil, it's nice to meet you." "It's a pleasure to meet you, Fadil."
Partide yeni biriye tanışmadım.I didn't meet anyone new at the party.
Tom Mary'nin ailesiyle tanışmak istedi.Tom wanted to meet Mary's family.
Tom, kızkardeşim Mary ile tanışmanı istiyorum.Tom, I'd like you to meet my sister Mary.
Daha önce onlardan hiç biriyle tanışmamıştım.I had never met any of them before.
Tom ile tanışmaya çalışmalısın.You should try to meet with Tom.
Tom'la tanışmak istedim.I wanted to meet Tom.
Tom'la tanışmanı istiyorum, kuzenim.I'd like you to meet Tom, my cousin.
Yeni insanlarla tanışmak ve yeni arkadaşlar edinmek zordur.Meeting new people and making new friends is hard.
Neden öldürüldüğü gece Tom'la tanışmayı kabul ettin?Why did you agree to meet Tom the night he was murdered?
Tom, Mary ile tanışmak için Chuck's Diner'a gitti.Tom went to Chuck's Diner to meet Mary.
Sizinle şahsen tanışmaktan çok mutlu ve onurluyum.I am very happy and honored to meet you in person.
Sizinle tanışmak büyük bir onurdur.It is a great honor to meet you.
Sizinle tanışmak bir onurdur, bayan.It is an honor to meet you, miss.
Sizinle tanışmak bir onurdur, hanımefendi.It's an honor to meet you, miss.
Leyla, Sami ile bizzat tanışmaktan heyecanlıydı.Layla thrilled to meet Sami in person.
Tom, Mary ile tanışmaktan çok heyecanlıydı.Tom was thrilled to meet Mary.
Leyla hemen Sami ile tanışmak istedi.Layla immediately wanted to meet Sami.
Çocuklarımla hiç tanışmadım.I have never met my children.
Sami biyolojik annesiyle tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet his biological mother.
Bu yüzden onunla tanışmak istedi.That's why she wanted to meet him.
Kuzenimle tanışmanı istiyorum.I want you to be acquainted with my cousin.
Tom'un anne-babasıyla hiç tanışmadım.I've never met Tom's parents.
Tom ile burada tanışmam gerekiyordu.I was supposed to meet Tom here.
Tom, Mary'nin ailesi ile hiç tanışmadığını söyledi.Tom said Mary has never met his parents.
Tom, Mary'nin anne ve babası ile daha önce hiç tanışmadığını söyledi.Tom said he's never met Mary's parents.
Tom ve ben seninle tanışmak istiyoruz.Tom and I want to meet you.
Tom, Mary'nin John ile hiç tanışmadığını söyledi.Tom said Mary has never met John.
Tom Mary ile hiç tanışmadığını söyledi.Tom said he's never met Mary.
Tom'un erkek kardeşlerinden hiç biri ile tanışmadım.I haven't met any of Tom's brothers.
Tom'un ebeveynleriyle henüz tanışmadım.I haven't met Tom's parents yet.
Seninle tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet you.
Bu şehirde güzel bir Müslüman çiftle tanışmak çok hoş oldu.It's so refreshing to meet a good Muslim couple in this town.
Tom, Mary'nin ailesiyle tanışmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to meet Mary's family.
Tom seninle tanışmak için orada olacak.Tom is going to be there to meet you.
Tom, Mary'nin onun arkadaşlarıyla tanışmasını istiyor.Tom wanted Mary to meet his friends.
Tom Mary ile tanışmak için Boston'a gitti.Tom drove to Boston to meet Mary.
Tom Mary'nin ailesiyle tanışmak istiyor.Tom wants to meet Mary's family.
Tom Mary ile tanışmak için Boston'a geldi.Tom came to Boston to meet Mary.
Sami hayatında hiç Müslüman biriyle tanışmadı.Sami had never met a Muslim in his life.
Sami gerçek Müslümanlarla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet real Muslims.
Mary ve Alice'i tanıyorum, fakat kocalarıyla hiç tanışmadım.I know Mary and Alice, but I've never met their husbands.
Tom'u ve John'u tanıyorum, ancak eşleriyle hiç tanışmadım.I know Tom and John, but I've never met their wives.
Tom Mary'nin arkadaşlarından bazılarıyla tanışmak istedi.Tom wanted to meet some of Mary's friends.
Tom'u tanıyorum, fakat karısı ile daha önce hiç tanışmadım.I know Tom, but I've never met his wife.
Tom kütüphanede seninle tanışmak istedi.Tom wanted to meet you in the library.
Tom, Mary ile tanışmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to meet Mary.
Tom, Mary ile tanışmak için can attığını söyledi.Tom said he was dying to meet Mary.
Tom seninle tanışmak istemiyor.Tom doesn't want to meet you.
Ailenle tanışmak isterim.I'd love to meet your family.