tanışma ile cümle

tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çok yazık... HaNi ile tanışmadan önce benimle tanışmalıydın..そうすれば...
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Degenen van jullie die ik na afloop mag ontmoeten, willen jullie alsjeblieft níet zeggen:
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Đối với những bạn tôi sẽ có may mắn để gặp sau này bạn có thể xin vui lòng không nói,
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,나중에 인연이 닿아 다시 뵙게 되더라도요,
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Lo dico a coloro che avrò la fortuna di incontrare più tardi: potreste, per favore, astenervi dal dire:
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Para aqueles que terei a sorte de encontrar mais tarde, por favor abstenham-se de dizer:
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Para aquellos de ustedes que yo tenga la suerte de conocer más tarde, podrían por favor abstenerse de decir,
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Pentru cei cu care s-ar putea să mă întâlnesc după asta, aţi putea, vă rog, să vă abţineţi să spuneţi
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Pour ceux que j'aurai la chance de rencontrer après ce concert, pourriez-vous éviter de dire :
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Tych z Was, których będę miała szczęście poznać potem, proszę, by powstrzymali się od mówienia,
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Για όσους από εσάς θα έχω την τιμή να γνωρίσω μετά, μπορείτε σας παρακαλώ να αποφύγετε να πείτε,
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,За тези от вас, с които ще имам удоволствието да се срещна след това, моля да се въздържите да кажете
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,Те, с кем мне посчастливится увидеться после выступления, удержитесь, пожалуйста, от слов,
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,לאלו מכם שיתמזל מזלי לפגוש אחר כך,
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,لأولئك منكم الذين سأكون محظوظة بما فيه الكفاية للقاء لاحقاً
Daha sonrasında tanışma şansını bulacağım kişiler için,どうかこの様に尋ねないでください
Daha tanışmadık. Beklemem gerekebilir.待たなきゃいけない
Daha tanışmadık.Mancarea care este în faringe stimuleaza reflexul de înghițire.
Daha tanışmadık.Non ti ho ancora incontrato
Daha tanışmadık.No te he conocido aún
Daha tanışmadık. Sevgi, sevgi, sevgi...Non ti ho ancora incontrato amore, amore, amore
Daha tanışmadık.Simplemente no te he conocido aún.
Daha tanışmadık.Solamente no te he conocido aún
Daha tanışmadık.Solo che non ti ho ancora incontrato.
Daha tanışmadık. Tanışmadık.まだ見ぬ君へ
Daha tanışmadık. Ve duydum ki aşkta ve savaşta her şey mübah. Ama savaşmam gerekmeyecekAceasta este adevarul,despre moarte adevarul descoperit de știință, până acum.
Daha tanışmadık.Но още не съм те срещнал. ♪
Daha tanışmadık.Още не съм те срещнал. ♪
Daha tanışmadık.Още не съм те срещнал... ♪
Daha tanışmadık.愛してる、愛してる...
Daha tanışmadık.愛と戦争では
Doğrusu ben de sizinle tanışmak istiyordum.En fait, je voulais vous rencontrer également.
Doğrusu ben de sizinle tanışmak istiyordum.Igazából én is szerettem volna Önnel találkozni.
Doğrusu ben de sizinle tanışmak istiyordum.Για να είμαι ειλικρινής και εγώ ήθελα να σας γνωρίσω.
Doğrusu ben de sizinle tanışmak istiyordum.في الواقع انا ايضا اردت الالتقاء بك
Dorothea Weitzner; 1930'larda ailesiyle birlikte olduğu bir zaman Bernard London ile tanışmasını hatırlıyor.Dorothea Weitzner si pamatuje Bernarda Londona, kterého potkala v roce na rodinném výletu.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Ak ma chcete stretnúť, príďte do záhrady s lopatou, aby sme nejaké somariny zasadili.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Als je me wil ontmoeten, kom dan naar de tuin met je schop, dan planten we meteen wat zooi.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Dacă vreți să mă întâlniți, veniți la grădină cu lopata ca să putem planta ceva.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Ha találkozni akarnak velem, jöjjenek el a kertbe az ásójukkal, hogy ültethessünk valamit.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Jeśli chcesz mnie spotkać, przyjdź do ogrodu z własną łopatą, żeby coś zasadzić.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Jestli se se mnou chcete setkat, přijďte do zahrady s lopatou, takže budeme moci sázet nějaké pitomosti.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Jika Anda ingin bertemu saya, datanglah ke kebun dengan sekop Anda, sehingga kita bisa bercocok tanam.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.저를 만나고 싶으시다면, 뭐 좀 심을 수 있게 삽을 들고 정원으로 오세요.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Nếu bạn muốn gặp tôi, hãy ra vườn cùng với chiếc xẻng của bạn và ta sẽ trồng vài thứ.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Om du vill träffa mig, kom till min trädgård med en spade så att vi kan plantera nåt skit.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Se davvero volete incontrarmi, venite all'orto con la vostra vanga, così che si possa piantare qualcosa.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Se se quiserem encontrar comigo, venham ao jardim com uma pá para plantarmos qualquer coisa.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Si quieren verme, vengan al jardín con su pala para que podamos plantar algo.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Αν θέλεις να με βρεις, έλα στον κήπο με το φτυάρι σου, για να μπορούμε να φυτέψουμε τίποτα.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Ако искате да се видим, елате в градината с лопатата си за да посадим разни глупости.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.Если вы хотите встретиться со мной, приходите в наш сад, берите лопату и садите хрен.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.אם אתם רוצים לפגוש אותי - בואו לגינה עם את החפירה שלכם, כדי שנוכל לשתול דברים.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.إن أردتم أن تجتمعوا بي، تعالوا إلى المزرعة، بمجرفتكم لـ "نزرع" شيئاً ما.
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.そして一緒に 何かつまんない物でも植えましょう じゃ どうも
Eğer benimle tanışmak isterseniz, bahçeye gelin küreğinizle beraber, böylece birşeyler dikebiliriz.如果你係想同我見面嘅 咁就嚟農圃呢度 帶埋你個鏟,我哋一起種嘢
Eğer biriyle tanışma umuduyla bir bara gidecekseniz yanınıza kimi alacaksınız?Als je op kroegentocht gaat, wie neem je dan mee?
Eğer biriyle tanışma umuduyla bir bara gidecekseniz yanınıza kimi alacaksınız?Až půjdete někdy na party, koho si se sebou vezmete?
Eğer biriyle tanışma umuduyla bir bara gidecekseniz yanınıza kimi alacaksınız?Če greste kdaj zvečer ven, veste koga vzeti s seboj?
Eğer biriyle tanışma umuduyla bir bara gidecekseniz yanınıza kimi alacaksınız?Cuando sales a recorrer bares ¿con quién quieres ir?

İlgili Sayfalar