tanışma ile cümle
tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Herkes seninle tanışmak istiyor.Sen ünlüsün!Everyone wants to meet you. You're famous!
Seninle tanışmak hoştu.It's been nice meeting you.
Onunla hiç tanışmadığına emin misin?Are you sure you've never met him?
Seninle her zaman tanışmak istedim.I've always wanted to meet you.
Daha önce tanışmadık mı?Haven't we met before?
Beth onunla tanışmak için can atıyordu fakat o asla gelmedi.Beth was looking forward to meeting him, but he never showed up.
Ben Bay Brown'la tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet Mr Brown.
Peter, çocuksu kızlardan bıktı ve gerçekten olgun bir kadınla tanışmak istedi.Peter was fed up with childish girls and wanted to meet a really mature woman.
John seninle tanışmadan önce tembeldi.John had been lazy before he met you.
Jim onunla tanışır tanışmaz Mary'ye âşık oldu.Jim fell in love with Mary the moment he met her.
Burada seninle tanışmak hoştu.It was nice meeting you here.
Sizinle tanışmaktan onur duydum.I am honored to meet you.
Sizinle tanışmak bir zevkti.It was a pleasure to meet you.
Wendy, ben kardeşim Sam ile tanışmanı istiyorum.Wendy, I'd like you to meet my brother Sam.
Ailemle tanışmanı istiyorum.I want you to meet my parents.
Seninle tanışmak harika.It's great to meet you.
Sizinle tanışmak bir zevkti, Bay Tamori.It was a pleasure meeting you, Mr Tamori.
Sizinle tanışmak hoştu. Sizden dört gözle haber bekliyorum.It was nice to meet you, and I look forward to hearing from you.
Anne-babamla tanışmanı istiyorum.I would like you to meet my parents.
Onunla ilk tanışman ne zamandı?When was it that you first met her?
Kardeşim, Tom ile tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet my brother, Tom.
Tanışmak istediğim odur.It is her that I want to meet.
Senin kuzenimle tanışmanı istiyorum.I want you to meet my cousin.
Benim yakın arkadaşım olan Bay Ichiro Fukuoka seninle tanışmayı çok ister.Mr Ichiro Fukuoka, a close friend of mine, would very much like to meet you.
Bu üniversiteye girinceye kadar onunla tanışmadım.It was not until I entered this university that I got acquainted with her.
Bay Saito'yu simaen biliyorum ama henüz onunla tanışmadım.I know Mr. Saito by sight, but I haven't met him yet.
Onunla şahsen tanışmadım fakat onu tanıyorum.I haven't met him in person, but I know of him.
Onun oğullarından hiçbiriyle tanışmadım.I have met neither of his sons.
Onunla tanışmak istiyorum.I want to make her acquaintance.
Yıllarca tanışmamamıza rağmen, kısa sürede birbirimizi tanıdık.We soon recognized each other, although we had not met for years.
Sizinle tanışmak hoştu, Ken.Nice to meet you, Ken.
İnsanlarla tanışmakta iyi değilim.I'm not good at meeting people.
Artık İncil'i bilmeyen insanlarla tanışmak oldukça yaygın.It is quite common now to meet with young people who do not know the Bible.
Penceredeki kızla tanışmak ve konuşmak istedim.I wanted to meet and talk with the girl at the window.
Kimseyle tanışmadım.I didn't meet anyone.
Onunla tanışmayı tercih etmiyorum.I'd rather not meet him.
Onunla ilk tanışmamı hatırlamıyorum.I don't remember when I first met him.
Paris'e seyahatinin sebebi başkanla tanışmaktı.His object in traveling to Paris was to meet with the President.
O seninle tanışmak istiyor.He wants to meet you.
Güzel bir kızla tanışmak istiyor.He wants to meet that good-looking girl.
O, daha önce babasıyla hiç tanışmamış gibi görünüyor.It seems like he had never met his father before.
O erkek kardeşinin sizinle tanışması için endişeliydi.He was anxious for his brother to meet you.
Onunla tekrar tanışması aptalca.He is foolish to meet her again.
Onunla tanışma fırsatını kaçırdığım için üzgünüm.I regret missing the chance to meet her.
Onu tanıyorum ama onunla hiç tanışmadım.I know of her, but I have never met her.
O, seninle tanışmak için istekli.She is anxious to meet you.
Miwako, ben sizin Kenny ile tanışmanızı istiyorum.Miwako, I want you to meet Kenny.
Tanışmak isteyenler tanışacaklar.Those who want to meet, will meet.
O gerçekten seninle tanışmak istiyor.He really wants to meet you.
Ben valiyi bilmem ama ben onunla tanışmak isterdim.I don't know the mayor but I'd like to meet him.
Onunla hiç tanışmadım ama onu tanırım.I've never met him, but I recognize him.
Onun babasıyla tanışmak isterim.I would like to meet his father.
Bugün yeni felsefe öğretmeni ile tanışmam gerekiyor.Today I got to meet my new philosophy teacher.
Daha önce sizinle tanışmadım mı?Haven't I met you before?
Bir yabancı, sadece sizin henüz tanışmadığınız bir arkadaştır.A stranger is a friend you just haven't met yet.
Seninle tanışmaya can atıyorum.I look forward to meeting you.
Bir gün başka bir Esperantist ile gerçekten tanışmak istiyorum...I really would like to meet another Esperantist some day...
Bir gün gerçekten başka bir Esperantist ile tanışmak istiyorum.I really would like to meet another Esperantist some day...
Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanmıyorum.I don't like meeting new people.
Küçük erkek kardeşinle her zaman tanışmak istedim.I've always wanted to meet your younger brother.