tanış ile cümle

tanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kızlarla tanışmak zordur.Meeting girls is hard.
Erkek çocuklarla tanışmak zordur.Meeting boys is hard.
Şimdiye kadar ilk kez Mary ile tanıştım.This is the first time I've ever met Mary.
Biz onlarla gençlik yurdunda tanıştık.We met them at the youth hostel.
Neden onunla tanıştırılmak istiyorsun?Why do you want to be introduced to him?
Nasıl tanıştılar? Başka herkes gibi, şans eseri.How did they meet? By chance, like everyone else.
Onunla tanışmak istemiyorum.I don't want to meet her.
Mary'yi müdürle tanıştırmak zorundayım.I have to introduce Mary to the manager.
Almanya'da Jasmin ile tanıştın mı?Did you meet Jasmin in Germany?
Jasmin ile Almanya'da mı tanıştın?Did you meet Jasmin in Germany?
Geçen yıl Tom'un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.Tom's father was diagnosed with a brain tumor last year.
Seni Almanca okuyan bazı arkadaşlarla tanıştıracağım.I will introduce you some friends who study German.
Tanışıyor muyuz?Are we acquaintances?
Onunla bir akşam yemeği partisinde tanıştım.I met her at a dinner party.
Bazı arkadaşlarla tanıştınız.You have met some friends.
Seni annemle tanıştıracağım.I’ll introduce you to my mother.
Seninle Tom nasıl tanıştınız?How did you and Tom meet?
Tom'la sen nasıl tanıştın?How did you and Tom meet?
Tom'la tanışmak ister misin?Would you like to meet Tom?
Nasıl tanıştığımızı hatırlıyor musun?Do you remember how we met?
"Ben yeni öğretmenle tanıştım." "Nasıl biri?""I met the new teacher." "What's he like?"
"İkiniz nasıl tanıştınız?" "Uzun bir hikaye.""How did you two meet?" "It's a long story."
Seni Tom'la tanıştırayım.Let me introduce you to Tom.
Sadece Mary ile tanıştığımda yaptıklarımı yap. Ona güzel olduğunu söyle.Just do what I did when I met Mary. Tell her she's beautiful.
Yeni sınıf arkadaşlarından bazılarıyla tanışmaya gel.Come meet some of your new classmates.
Seninle tanıştığıma özellikle memnun oldum.I'm especially pleased to meet you.
Tom seni severdi. Birbirinizle hiç tanışmamış olmanız çok kötü.Tom would've liked you. It's too bad that you never met each other.
Sizinle tanıştığıma memnun oldum.I am pleased to meet you.
Onlarla nerede tanıştınız?Where did you meet them?
Onunla Tom'un evinde tanıştım.I met her at Tom's house.
Tom Mary ile tanışabileceğini düşündü.Tom thought he was going to be able to meet Mary.
Tom Mary ile nasıl tanıştı?How did Tom meet Mary?
Babamla nerede tanıştın?Where did you meet my father?
Siz arkadaşlar nerede tanıştınız?Where did you guys meet?
Onunla yeni tanıştım.I just met him.
Tom'la birkaç yıl önce bir müzayedede tanıştım.I met Tom at an auction a few years ago.
Tom ile tanışmak istiyorum.I want to meet Tom.
Tom'la tanışmanı istiyorum.I want you to meet Tom.
Öyle insanlarla tanıştım.I've met people like that.
Biz resmen tanıştırılmadık.We've never been formally introduced.
2008'de tanıştık. Bir yıl sonra evlendik.We met in 2008. A year later, we got married.
Henüz tanışmadık.We haven't met yet.
İşte tanışmanı istediğim biri.Here's someone I want you to meet.
Onlar bir tanışma randevusunda tanıştı.They met on a blind date.
Bir tanışma randevusunda tanıştık.We met on a blind date.
Sizinle tanışmak istiyorum.I would like to meet you.
Benimle tanışmayı kabul etmeni takdir ediyorum.I appreciate you agreeing to meet with me.
Ben bir ara Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom sometime.
Bir gün Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom someday.
Yapabilirsem Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom if I could.
En kısa sürede Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom as soon as possible.
Seni arkadaşlarımdan bazılarına tanıştırmak istiyorum.I'd like to introduce you to some of my friends.
O, amcası ile tanıştı.She met her uncle.
Tom'un ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would want to meet my family.
Tom sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet you.
Tom'la tanışmak istediğini düşündüm.I thought you wanted to meet Tom.
Ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought you'd want to meet my family.
Maalesef, onunla hiç tanışma şansım olmadı.Unfortunately, I never got the chance to meet her.
Aslında Tom'la hiç tanışmadım.I never actually met Tom.
Senin kadar aptal bir adamla hiç tanışmadım.I've never met a man as stupid as you.

İlgili Sayfalar