tanış ile cümle
tanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sami bir hostesle tanıştı.Sami met a stewardess.
Sami, Kahire'deki kadınlarla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet women n Cairo.
Sami, Leyla'yla tanıştı.Sami met Layla.
Sami bazı yeni arkadaşlarla tanıştı.Sami met some new friends.
Geçen gün tanıştığın arkadaşım Kanadalı değil.My friend you met the other day isn't a Canadian.
Burada Boston'da herhangi bir Kanadalıyla tanıştın mı?Have you met any Canadians here in Boston?
Tom, biriyle tanışmanı istiyorum.Tom, I'd like you to meet someone.
Tom'un ailesiyle henüz tanışmadım.I haven't met Tom's family yet.
Tom dün gece Mary adında bir kızla tanıştı.Tom met a girl named Mary last night.
Tom dün gece Mary adlı bir kızla tanıştı.Tom met a girl named Mary last night.
Tom, Avustralya'dayken Mary ile tanıştı.Tom met Mary when he was in Australia.
Karınla nasıl tanıştın?How did you meet your wife?
Kocanla nasıl tanıştın?How did you meet your husband?
Sami çok yetenekli bir fotoğrafçıyla tanıştı.Sami met a very talented photographer.
Sami, Leyla ile üniversitede tanıştı.Sami met Layla in college.
Sami, on altı yaşındayken Leyla ile tanıştı.Sami met Layla when he as sixteen years old.
Dün Tom'u bilen biriyle tanıştım.I met someone yesterday who knows Tom.
Dün seni tanıyan biriyle tanıştım.I met someone yesterday who knows you.
Tom'u bilen bir kızla tanıştım.I met a girl who knows Tom.
Tom'u bilen bir kadınla tanıştım.I met a woman who knows Tom.
Tom'u tanıyan bir kadınla tanıştım.I met a woman who knows Tom.
Tom seni tanısaydı severdi.Tom would've liked you.
İkimiz de lisedeyken Tom'la tanıştım.I met Tom while we were both in high school.
Tom memleketinde kalsaydı, Mary ile asla tanışmazdı.If Tom had stayed in his hometown, he never would've met Mary.
Seni ilk tanıştığımdan beri seviyorum.I've loved you since I first met you.
Bu, Tom ve benim tanıştığım yer.This is where Tom and I met.
Daha önce senin gibi biriyle hiç tanışmadım.I've never met anyone like you before.
Tom henüz ailemle tanışmadı.Tom hasn't met my family yet.
Bu annen ve benim tanıştığımız yer.That's where your mom and I met.
Tom'u müdürle tanıştırmalıyım.I have to introduce Tom to the manager.
Sadece Tom'la tanışmak istedim.I just wanted to meet Tom.
Tom'la tanışmak isterdim.I would've loved to meet Tom.
Tom bana Mary ile nasıl tanıştığını hiç söylemedi.Tom never told me how he met Mary.
Tom henüz Mary ile tanışmadı, değil mi?Tom hasn't met Mary yet, has he?
Tom, Mary'nin çocuklarından hiçbiriyle tanışmadığını söyledi.Tom says he hasn't met any of Mary children.
Birbirimizle ilk kez nerede tanıştığımızı hatırlıyor musun?Do you remember where we first met each other?
Umarım Boston'dayken Tom'la tanışma fırsatım olur.I hope I have an opportunity to meet Tom when I'm in Boston.
Tom, on üç yaşındayken ilk kez Mary ile tanıştı.Tom first met Mary when he was thirteen.
Tom ilk on üç yaşındayken Mary ile tanıştı.Tom first met Mary when he was thirteen years old.
Tom ve Mary tanıştıktan üç hafta sonra evlendiler.Tom and Mary got married three weeks after they met.
Tom'la geçen yıl bir partide tanıştım.I met Tom last year at a party.
Tom ve ben bir partide tanıştık.Tom and I met each other at a party.
Son zamanlarda ilginç insanlarla tanıştın mı?Have you met any interesting people recently?
Ebeveynlerin nasıl tanıştı?How did your parents meet?
Boston'da tanışmamıştık.It wasn't in Boston that we met.
Tom ile onun evinde tanıştım.I met Tom at his house.
Tom'la bu ekim ayında tanıştım.I met Tom this October.
Tom'a dört yaşındayken otizm tanısı kondu.Tom was diagnosed as having autism at age four.
Bir çok kötü adamlarla tanıştım.I've met a lot of bad guys.
Sami internette Müslüman bir kadınla tanıştı.Sami met a Muslim woman online.
Sami ve Leyla Toronto'da Müslüman bir çiftle tanıştı.Sami and Layla met a Muslim couple in Toronto.
Sami İslam hakkında kendisini bilgilendiren biriyle tanıştı.Sami met a person who made him know more about Islam.
Sami Müslüman biriyle hiç tanışmamıştı.Sami hasn't met any Muslims.
Sami Müslümanlarla tanışmak istedi.Sami wanted to meet Muslims.
Sami Müslüman bir kadınla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet a Muslim woman.
Sami bu kızla hayatında hiç tanışmamıştı.Sami never met this girl in his life.
Tom'la ekim ayında tanıştım.I met Tom in October.
Tom, Mary ile nerede tanıştığını söylemedi.Tom didn't say where he'd met Mary.
Tom'la ilk nerede tanıştığımızı hatırlamıyorum.I don't remember where I met Tom for the first time.
Tom, Avustralya'da okurken karısıyla tanıştı.Tom met his wife while he was studying in Australia.