tanış ile cümle
tanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve ben bir dansta tanıştık.Tom and I met at a dance.
Tom ve ben Boston'da tanıştık.Tom and I met in Boston.
Tom'un Mary ile ne zaman tanıştığını bilmiyorum.I don't know when Tom met Mary.
Tom Mary ile hiç tanışmadığını söyledi.Tom said he's never met Mary.
Tom'un Mary ile nasıl tanıştığını biliyor musun?Do you know how Tom met Mary?
Tom ve ben 2013'te tanıştık.Tom and I met in 2013.
Tom ile tanışabildiğime gerçekten sevindim.I'm really glad that I was able to meet Tom.
Beni karımla tanıştıran kişi Tom'dur.Tom is the one who introduced me to my wife.
Tom'un erkek kardeşlerinden hiç biri ile tanışmadım.I haven't met any of Tom's brothers.
Tom'un ebeveynleriyle henüz tanışmadım.I haven't met Tom's parents yet.
Geçen yıl Boston'da Tom'la tanıştım.I met Tom in Boston last year.
Tom, Mary ile ilk tanıştığından beri Mary'yi küçümsediğini itiraf ediyor.Tom admits he's despised Mary since he first met her.
Tom'un Mary'nin kızkardeşlerinin herhangi biri ile tanıştığını sanmıyorum.I don't think Tom has met either of Mary's sisters.
Seninle tanışacağımı umuyordum.I was hoping I'd meet you.
Seninle tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet you.
Mary'yi bana tanıştıran kişi Tom'dur.Tom is the one who introduced Mary to me.
Tom'un Mary ile ilk tanıştığı zamanı merak ediyorum.I wonder when Tom first met Mary.
Bu şehirde güzel bir Müslüman çiftle tanışmak çok hoş oldu.It's so refreshing to meet a good Muslim couple in this town.
Sami İslam merkezinde bir Müslüman'la tanıştı.Sami met a Muslim at the Islamic center.
Sami Müslüman bir kızla tanıştı, sonra ona âşık oldu ve evlendi.Sami met a Muslim girl, fell in love with her and married her.
Tom'la ilk tanıştığımızda o hâlâ bir gençti.When I first met Tom, he was still a teenager.
Tom'la ilk tanıştığımızda o hâlâ bir öğrenciydi.When I first met Tom, he was still a student.
Ben Tom'la ilk kez Boston'da bir futbol maçında tanıştım.I first met Tom at a football game in Boston.
Tom ve Mary ilk olarak Boston'daki bir partide tanıştılar.Tom and Mary first met at a party in Boston.
Tom'un Mary ile tanışacağını kim düşündü?Who did Tom think was going to meet Mary?
Tom'la ilk tanıştığımızda, o bir barmendi.When I first met Tom, he was a bartender.
Tom, Mary'nin ailesiyle tanışmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to meet Mary's family.
Tom bana Mary ile nerede tanıştığını hiç söylemedi.Tom has never told me where he met Mary.
Tom seninle tanışmak için orada olacak.Tom is going to be there to meet you.
Tom, Mary'nin onun arkadaşlarıyla tanışmasını istiyor.Tom wanted Mary to meet his friends.
Ne Tom ne de Mary John ile tanıştı.Neither Tom nor Mary has met John.
Tom Mary ile tanışmak için Boston'a gitti.Tom drove to Boston to meet Mary.
Boston'da bazı hoş insanlarla tanıştım.I met some nice people in Boston.
Boston, Tom ve Mary'nin tanıştığı yerdir.Boston is where Tom and Mary met.
Tom Mary'nin ailesiyle tanışmak istiyor.Tom wants to meet Mary's family.
Tom Mary ile tanışmak için Boston'a geldi.Tom came to Boston to meet Mary.
Tom ve Mary kütüphanede tanıştı.Tom and Mary met at the library.
Beni arkadaşın Tom ile tanıştır.Introduce me to your friend Tom.
Bu, Tom ve Mary'nin tanıştığı yer.This is where Tom and Mary met.
Tom Mary ile lisede tanıştı.Tom met Mary in high school.
Beni arkadaşınla tanıştır.Introduce me to your friend.
Mary'nin evinde Tom ile tanıştım.I met Tom at Mary's house.
Tom nerede Mary ile tanıştı?Where did Tom meet Mary?
Tom, Mary ile ne zaman tanıştı?When did Tom meet Mary?
Sami hayatında hiç Müslüman biriyle tanışmadı.Sami had never met a Muslim in his life.
Sami okulda Müslüman bir çocukla tanıştı.At school, Sami met a Muslim boy.
Sami gerçek Müslümanlarla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet real Muslims.
Sami Mısırlı bir imamla tanıştı.Sami met an imam from Egypt.
Sami Toronto'da çok sayıda Müslüman öğrenciyle tanıştı.Sami met many Muslim students in Toronto.
Sami farklı farklı Müslüman ülkelerden Müslümanlarla tanıştı.Sami met Muslims from various Muslim countries.
Sami değişik ülkelerden Müslümanlarla tanıştı.Sami met Muslims from various countries.
Sami Leyla'yı Müslüman bir öğrenciyle tanıştırdı.Sami introduced Layla to a Muslim student.
Sami Toronto'da Müslüman bir aileyle tanıştı.Sami met a Muslim family in Toronto.
Seni tanıyan biriyle tanıştım.I met someone who knows you.
Seni bilen birisiyle tanıştım.I met someone who knows you.
Tom ve Mary ikisi de, Avustralya'yı ziyaret ederken tanıştılar.Tom and Mary met while they were both visiting Australia.
Mary ve Alice'i tanıyorum, fakat kocalarıyla hiç tanışmadım.I know Mary and Alice, but I've never met their husbands.
Parkta tanıştığım adam bana onun adının Tom olduğunu söyledi.The man I met in the park told me that his name was Tom.
O adamla daha önce tanıştım, ancak adını hatırlayamıyorum.I've met that man before, but I can't remember his name.
Tom onu Mary'ye tanıştırmamı istediğini söyledi.Tom said that he wanted me to introduce him to Mary.