tanış ile cümle

tanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'la okulda tanıştım.I met Tom at the school.
Sadece onlarla tanıştın mı?Did you just meet them?
Sadece onunla tanıştın mı?Did you just meet him?
Kız kardeşimle tanıştın, değil mi?You met my sister, didn't you?
Sanırım biz daha önce tanıştık.I think we've met before.
Ben aslında Tom'la hiç tanışmadım.I've never actually ever met Tom.
Tom Mary'nin ebeveynleriyle ilk kez tanıştığında terbiyesini takınmak zorundaydı.Tom had to mind his P's and Q's when he met Mary's parents for the first time.
Sizinle tanışmak çok hoştu.So pleased to meet you.
Yeni insanlarla nasıl tanışabiliriz?How can we meet new people?
Yeni saray soytarısıyla tanıştın mı?Have you met the new court jester?
Boston'dan New York'a seyahat ederken otobüste güzel bir kızla tanıştım.When I was traveling from Boston to New York, I met a nice girl on the bus.
Ben daha fazla Perulu arkadaşla tanışmam gerekir.I need to meet more Peruvian friends.
Büyük büyük ebeveynlerimden sadece ikisi onlarla tanışmam için yeterince uzun yaşadı.Only two of my great-grandparents lived long enough for me to meet them.
Tom'un ilk karısı onu aldattı, ve o, Mary ile tanıştığında beş parasızdı.Tom's first wife fleeced him, and he was broke when he met Mary.
Mary onunla tanışan herkese huşu telkin eden bir kadın.Mary is a woman who inspires awe in all who meet her.
Tom'un babasıyla tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom's father.
Mary bir akşam yemeği partisinde tanıştığı bir adamla çıkmaya başladı.Mary started to date a man she met at a dinner party.
Tom geçen yıl Mary ile Tatoeba'da tanıştı ve şimdi onlar birlikteler.Tom got acquainted with Mary on Tatoeba last year and now they live together.
Hepinizle tanışmak için can atıyorum.I'm dying to meet you all.
Tom'a 2013 yılında akut miyeloid lösemi tanısı kondu.Tom was diagnosed with acute myeloid leukemia in 2013.
Tom'a 2013 yılında müsküler distrofi tanısı konuldu.Tom was diagnosed with muscular dystrophy in 2013.
Tom'a bipolar bozukluk tanısı konuldu.Tom has been diagnosed with bipolar disorder.
Tom'a otoimmün hepatit tanısı konuldu.Tom was diagnosed with autoimmune hepatitis.
Tom'a mide kanseri tanısı kondu.Tom was diagnosed with gastric cancer.
Bu öğleden sonra Bostonlu bir adamla tanıştım.I met a man from Boston this afternoon.
Parkta Tom adında bir adamla tanıştım.I met a guy named Tom in the park.
Tom'un yeni arkadaşlarından biriyle tanıştın mı?Have you met any of Tom's new friends?
Tom'un takım arkadaşlarından herhangi biri ile tanıştınız mı?Have you met any of Tom's teammates?
Zaten Tom'la tanıştınız mı?Have you already met Tom?
Tom Mary ile hiç tanışmadı.Tom never met Mary.
Biz az önce tanıştık.We've just met.
Biz dört yıl önce tanıştık.We had met four years ago.
O, partiye gitmeyi ve oğlanlarla tanışmayı sever.She liked to party and meet boys.
Lütfen beni Tom'la konuşan çekici kızla tanıştır.Please introduce me to the attractive girl who is talking with Tom.
Tom tanıştığı her güzel kıza aşık olur.Tom falls in love with every beautiful girl he meets.
Beni Tom'la konuşan kızla tanıştırabilir misin?Can you introduce me to the girl talking with Tom?
Tom dün parkta tanıştığımız adam.Tom is the guy we met in the park yesterday.
Zaten Tom'la tanıştın, değil mi?You've met Tom already, haven't you?
Tom'la tanışmıştınız zaten, değil mi?You've met Tom already, haven't you?
Tom'la zaten tanışmıştınız, değil mi?You've already met Tom, haven't you?
Erkek arkadaşım ailemle hala tanışmadı.My boyfriend still hasn't met my parents.
Anne ve babam kız arkadaşımla hala tanışmadılar.My parents still haven't met my girlfriend.
Tinder bir popüler online tanışma uygulaması.Tinder is a popular online dating application.
Onunla gerçekte tanışmadığımız halde Mary hakkında çok şey biliyorum.Although I know a lot about Mary, I haven't actually met her.
Tom bir sanat okulunda okurken Mary ile tanıştı.Tom met Mary while studying at an art school.
Tom, Mary'yle 1972 yılında tanıştı.Tom met Mary in 1972.
Onunla bir barda tanıştım.I met him in a bar.
Dün tanıştığım kadının Tom'un annesi olduğunu düşündüm.I thought the woman I met yesterday was Tom's mother.
Dün tanıştığım adam hiç Fransızca bilmiyordu.The man I met yesterday didn't know French at all.
Tom'la ilk tanıştığımda onu çok sevmedim.When I first met Tom, I didn't like him much.
Tom şimdiye kadar tanıştığım en zeki adamlardan biridir.Tom is one of the smartest men I've ever met.
Bu sabah Tom'un bir arkadaşıyla tanıştım.I met a friend of Tom's this morning.
Tom'la hiç tanışmadığından emin misin?Are you sure you've never met Tom?
Tom'la tanışmak hayatımı değiştirdi.Meeting Tom has changed my life.
Tom'un kız arkadaşıyla tanıştın mı?Have you met Tom's girlfriend?
Tom karısıyla nerede tanıştı?Where did Tom meet his wife?
Tom'u seninle tanıştırayım.Let me introduce Tom to you.
Tom'u Mary'ye tanıştırdım.I introduced Tom to Mary.
Bir gün ikinizi tanıştıracağım.One day, I'll introduce you two.
O, Maria ile hiç tanışmadı.She has never met Maria.

İlgili Sayfalar