tanış ile cümle

tanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom şimdiye kadar tanıştığım en güzel insanların biridir.Tom is one of the nicest people I've ever met.
Ben de seninle tanıştığıma çok memnun oldum.I'm very pleased to meet you, too.
Üç gün önce Tom'la ilk kez tanıştım.I met Tom for the first time three days ago.
Tom'la tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet Tom.
"Tom'u uzun zamandır tanıyor musun?" "Hayır, daha yeni tanıştım.""Have you known Tom for a long time?" "No, I've only just met him."
Beni arkadaşınla tanıştırmayacak mısın?Aren't you going to introduce me to your friend?
Birbirimizle ilk kez tanıştığımız günü hatırlıyor musun?Do you remember the day when we met each other for the first time?
Bu ben Tom'la tanışmadan önce oldu.It happened before I met Tom.
Ben Tom Jackson adında Kanadalı bir adamla tanıştım.I met a Canadian man named Tom Jackson.
Sen hiç Tom Jackson adında bir adamla tanıştın mı?Have you ever met a guy named Tom Jackson?
Tom'la tanıştığımda Mary adlı bir kızla çıkıyordu.When I met Tom, he was dating a girl named Mary.
Geçen yıl Boston'da tanıştık.We met last year in Boston.
Tom Boston'da tanıştığı kızın adını hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the name of the girl he'd met in Boston.
Tom ilk kez Mary ile Boston'da bir kafede tanıştı.Tom first met Mary at a cafe in Boston.
Tom'un Boston'da yaşadığı aile ile henüz tanışmadım.I haven't yet met the family Tom lived with in Boston.
Dün tanıştığım adam bana gerçek adını söylemedi.The guy I met yesterday didn't give me his real name.
O, Tom'la tanıştığım yer.That's where I met Tom.
Ebeveynlerinle tanışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting your parents.
Tom'la ne zaman tanıştınız?When did you meet Tom?
Onunla ilk tanıştığımda Tom'un uzun saçları vardı.Tom had long hair when I first met him.
Sonunda Tom tanıştım.I finally met Tom.
Onunla ilk tanıştığımızda Tom Fransızca konuşmadı.Tom didn't speak French when I first met him.
Boston'da kalırken Tom, Mary'yle tanıştı.Tom met Mary while he was staying in Boston.
Tom bana seninle hiç tanışmadığını söyledi.Tom told me he's never met you.
Tom Mary ile nasıl tanıştığını sana söyledi mi?Did Tom tell you how he met Mary?
Tom Mary'ye John'la hiç tanışmadığını söyledi.Tom told Mary he'd never met John.
Tom sana Mary ile nerede tanıştığını söyledi mi?Has Tom told you where he met Mary?
Tom sana onun ve Mary'nin nasıl tanıştığını söyledi mi?Did Tom tell you how he and Mary met?
Tom'la nasıl tanıştığını bize hiç söylemedin.You've never told us how you met Tom.
Tom Mary ile nasıl tanıştığını bana hiç söylemedi.Tom has never told me how he met Mary.
Bu, Tom'un onunla tanışmamızı söylediği yer.This is where Tom told us to meet him.
Sana Tom'la ilk kez nerede tanıştığımı söyledim mi?Have I told you where I first met Tom?
Tom sana Mary'le nasıl tanıştığını hiç söyledi mi?Has Tom ever told you how he met Mary?
Senin ve Mary'nin nasıl tanıştığınızı Tom'a söyledin mi?Have you told Tom how you and Mary met?
Tom Mary'ye John'la nasıl tanıştığını söyledi mi?Has Tom told Mary about how he met John?
Tom'la nasıl tanıştığımı hiç sana söyledim mi?Did I ever tell you about how I met Tom?
Geçen pazartesi kimle tanıştığını Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom who you met last Monday?
Tom'la ilk kez nasıl tanıştığımı sana söyledim mi?Have I told you about how I first met Tom?
Annenle nerede tanıştığımı hiç sana söyledim mi?Did I ever tell you where I met your mother?
Ben hiç annenle nasıl tanıştığımı söyledim mi?Have I ever told about how I met your mother?
Sen ve Mary'nin ilk kez nerede tanıştığınızı Tom'a söylediniz mi?Did you tell Tom where you and Mary first met?
Tom onun ve Mary'nin birbirleriyle nasıl tanıştıklarını bana hiç tam olarak söylemedi.Tom never told me exactly how he and Mary met each other.
Mary ile tanışmak istiyorum.I want to meet Mary.
Avustralyalı tarihi hakkında Tom'un bildiği kadar çok bilen biriyle asla tanışmadım.I've never met anyone who knows as much about Australian history as Tom does.
Akşam partisinde güzel bir esmerle tanıştı.He met a pretty brunette at the evening party.
Beni babasıyla tanıştırdı.She introduced me to her father.
Bu gezi sırasında birkaç ilginç ve çok nazik kişiyle tanıştım.During this trip I met several interesting and very kind individuals.
Yeni patronla tanıştınız mı?Have you met the new boss?
Onlarla geçen hafta tanıştım.I met them last week.
O, insanlarla tanışmak için oraya gider.He goes there to meet people.
Sen asla Mary'den daha nazik, daha sevgi dolu bir kişiyle tanışmayacaksın.You'd never meet a kinder, more loving person than Mary.
Tom'la nasıl tanıştınız?How did you meet Tom?
Tom'la nasıl tanıştın?How did you get to know Tom?
Sen ve Tom nasıl tanıştınız?How did you and Tom become acquainted?
Tom Mary ile tanışmadan çok içerdi.Tom used to drink a lot before he met Mary.
Seninle tanışmak için uzun bir zaman bekledik.We've waited a long time to meet you.
Birbirimizle tanışmadık.We're not acquainted with each other.
Tom'la tanışmak için can atıyoruz.We're dying to meet Tom.
Geçen yıl tanıştık.We met last year.
Geçen sene tanıştık.We met last year.

İlgili Sayfalar