tanış ile cümle
tanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu arada dün senin bir arkadaşınla tanıştım.By the way, I met a friend of yours yesterday.
Seni anne ve babamla tanıştırmak isterim.I'd like to introduce you to my parents.
Ben Bilbao'da iken José ile tanıştım.I met José when I was in Bilbao.
Herhangi biriniz Tom'la tanıştı mı?Have any of you ever met Tom?
Sen şimdiye kadar tanıştığım en ilginç kadınlardan birisin!You're one of the most interesting women I've ever met!
Ben onu birkaç kişiyle tanıştırabilirim.I could introduce her to some people.
Daha önceden bir yerde tanışmış mıydık?Have we met somewhere before?
Daha önce tanıştığımız için onu hemen tanıdım.I recognized him immediately since we had previously met.
Tom seninle tanışmaya can atıyor.Tom has been looking forward to meeting you.
Eğer istersen seni Tom'la tanıştırırım.I'll introduce you to Tom if you want me to.
Tom'la tanışmaya gerçekten can atıyorum.I'm really looking forward to meeting Tom.
Siz ikinizin birbirinizle tanışmanız gerektiğini düşündüm.I thought you two should meet each other.
Ben istasyonda Tom'la tanışan adamım.I'm the guy who met Tom at the station.
Seninle tanıştığım için memnunum.I'm pleased to make your acquaintance.
Seninle tanıştığım için onur duyuyorum.I'm honored to make your acquaintance.
Bu, Tom'un Mary ile tanıştığı yer.This is the place where Tom met Mary.
Tom'la tanışıp tanışmayacağımızı merak ettim.I wondered if we ever would meet Tom.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyordum.I was looking forward to meeting you.
Sizin Tom'la tanışmak isteyebileceğinizi düşündüm.I thought you might like to meet Tom.
Beni patronunla tanıştırır mısın?Would you introduce me to your boss?
Tom'u bazı insanlarla tanıştırmama izin ver.Let me introduce Tom to some people.
Tom'u bazı insanlarla tanıştırayım.Let me introduce Tom to some people.
Tom Mary'yi arkadaşlarına tanıştırdı.Tom introduced Mary to his friends.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you.
Tom ve Mary'nin tanışması gerektiğini düşündüm.I thought Tom and Mary should meet.
Sen Tom'la tanışan tek kişisin.You're the only one who's met Tom.
Tom'un Mary ile daha önce tanıştığını düşündüm.I thought Tom had met Mary before.
Tom ile tanışmıyorsun, değil mi?You're not meeting Tom, are you?
Tom'un tanışmak istediği kişi benim.I'm the one Tom wanted to meet.
İlk defa nerede tanıştığımızı hatırlıyorum.I remember where we first met.
Tom'la tanışmanıza memnun oldum.I'm glad you got to meet Tom.
Nihayet tanıştığımıza sevindim.I'm glad to finally meet you.
Tom Mary ile havaalanında tanıştı.Tom met Mary at the airport.
Gerçekten Tom'la tanışmak istiyorum.I'd really love to meet Tom.
Keşke Tom'u daha iyi tanısaydım.I wish I'd known Tom better.
Her gün yeni insanlarla tanışıyorum.I meet new people every day.
Resmi olarak tanışmadık.We haven't officially met.
Yarın Tom'la tanışacağım.I'll meet Tom tomorrow.
Tom'la tanışmak için can atıyorum.I'm dying to meet Tom.
Ben güzel bir kadınla tanıştım.I met a nice woman.
Tom'la tanışmak benim için oldukça büyük bir deneyimdi.Meeting Tom was quite an experience for me.
Ben onun babasıyla tanışmak istiyorum.I'd like to meet his father.
Onun babasıyla tanışmak istiyorum.I'd like to meet her father.
Tom üç yıl önce ilk kez Mary ile tanıştı.Tom met Mary for the first time three years ago.
Tom, yeni dadınla tanış.Tom, meet your new nanny.
Tom yeni dadınla tanış.Tom, meet your new nanny.
Seninle ilk tanıştığım gün mavi bir ceket giyiyordun.You were wearing a blue coat the day I first met you.
Tom ve Mary üç yıl önce Boston'da tanıştı.Tom and Mary met in Boston three years ago.
Tom Mary ile tanıştığından söz etmedi.Tom didn't mention that he'd met Mary.
Tom Mary'nin evinde onunla tanışmanı istiyor.Tom wants you to meet him at Mary's.
İlk olarak ne zaman tanıştığımızı hatırlıyor musun?Do you remember when we first met?
Kadınlarla tanışmaya başlaman gerek.You need to start meeting women.
Tom seninle tanışmayı çok istiyor.Tom very much wants to meet you.
Tom kimle tanıştığından söz etmedi.Tom didn't mention who he'd met.
Tom ve Mary lisede tanıştılar.Tom and Mary met in high school.
Yarın gece Tom'la tanışacaksın.You'll meet Tom tomorrow night.
Tom bizimle tanışmayı kabul etti.Tom has agreed to meet with us.
Sen doğmadan önce ben Tom'la tanıştım.I met Tom before you were born.
Tom'un kız kardeşi ile tanışmanı istiyorum.I'd like to meet Tom's sister.
Daha önce tanıştık, değil mi?We've met before, haven't we?