tanığı ile cümle
tanığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Görgü tanığının ifadesiEyewitness testimony
Bu, yanlış hafıza, görgü tanığı güvenilirliği deneyleri ve benzerlerini içerebilir.This may involve false memory, eyewitness credibility experiments and such.
Jonathan Bousfield & Matthew Willis, DK Görgü Tanığı Seyahati: Bulgaristan (DK: 2008).Jonathan Bousfield & Matthew Willis, DK Eyewitness Travel: Bulgaria (DK: 2008).
[1] Bir görgü tanığı taksiyi Mavi olarak tanımladı.[1] A witness identified the cab as Blue.
Bu nedenle tanığın taksiyi mavi olarak tanımlama olasılığı %29'dur (0.29 = 0.12 + 0.17).There is therefore a 29% probability (0.29 = 0.12 + 0.17) the witness will identify the cab as blue.
Hatta uçağın kapılarını bile net bir şekilde seçebiliyordum.' dedi bir görgü tanığı.I could even make out the doors on the plane clearly.' said an eyewitness.
Kadının tanığıWitness of woman
Çok sayıda görgü tanığı ifadesine dayanmaktadır.It is based on numerous eyewitness accounts.
Bizler tanığız.Wir waren Zeugen.
Bizler tanığız.J'ai été témoin.
Bizler tanığız.Yo fui testigo.
Numa Bertel olarak Wayne Knight Vincent D'Onofrio, Bill Newman, görgü tanığı.Vincent D'Onofrio como Bill Newman, un testigo ocular del asesinato.
Bunu tren yetkililerine anlatmak ister ama ne kanıt ne de görgü tanığı vardır.Jim riferisce tutto ciò alla polizia, che tuttavia ha bisogno di prove, non di accuse.
Bizler tanığız.«Я свидетель.
Tanığa sus payı vermek ya da tanığı öldürmek suretiyle olayı polislerin öğrenmesi engellenebilir.Мог означать показания свидетелей или процедуру поиска пропавшей вещи.
Köyde gerçekleşen bütün olayların tanığıdır.وهو يعرف كل شيء يجري في القرية.
Bizler tanığız.41- كنت شاهداً.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını"."قاضية أميركية بلجنة تحقيق أممية بجرائم إسرائيل".
Bizler tanığız.Tenho testemunhas.
Bizler tanığız.Wij Waren Getuigen.
Bizler tanığız.Bądź prawdziwym świadkiem.
Bununla beraber, bir tanığın telkine açık oluşunu etkileyen birden çok faktör vardır.Ett spår dyker emellertid snabbt upp i form av ett vittne.
Dinozorların varlığının tek canlı tanığı odur.Den enda utvecklingslinje av dinosaurier som överlevde var fåglarna.
Bizler tanığız.Vi är bara vänner.
Dinozorların varlığının tek canlı tanığı odur.Був єдиним відомим представником своєї династії.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını".V iráckém táboře Američanům přímo před očima.
"Korkunç katliamın görgü tanığı anlattı".A murit un martor al adevărului”.
Tom masum bir görgü tanığı.Tom a fost un martor nevinovat.
Birçok görgü tanığı Saeed'in polis tarafından ölene kadar dövüldüğünü doğruladı.Több tanú is azt vallotta, hogy Szaídot halálra verték a rendőrök.
Dinozorların varlığının tek canlı tanığı odur.A dinosauromorphák egyetlen mai túlélői a madarak.
Alvin ve Heidi Toffler'ın bu konudaki çabalarının yakından tanığıyım.Alvin ja Heidi Tofflerin mukaan ytimessä on aika.
Bu raporda görgü tanığı ifadelerinin tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir.Oikeus näki, ettei syytöksiin ollut tarpeeksi todisteita.
Tom suçun tek tanığıdır.Tom on rikoksen ainoa todistaja.
Bu raporda görgü tanığı ifadelerinin tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir.Χαρακτηριστικό της δίκης αυτής ήταν η έλλειψη μαρτύρων κατηγορίας.
Birçok görgü tanığı Saeed'in polis tarafından ölene kadar dövüldüğünü doğruladı.Flere bevitnet at Saeed ble slått ihjel av politiet.
Dinozorların varlığının tek canlı tanığı odur.Chúng là đại diện duy nhất của Dynamopodinae.
Daha sonra Nürnberg Mahkemelerinde iddia makamının tanığı olarak görev yaptı.Nhưng ông được Tòa án Nürnberg gọi ra làm nhân chứng trong các phiên xử.
Max bu kaçırılma anının tek tanığıdır ve sahibini ne pahasına olursa olsun kurtarmak zorundadır.暗殺の主犯と知った報復としてジャックに暗殺されそうになるが、ジャックが殺害を思いとどまった為、間一髪助かる。
"Gizemli Keşfin Hüzünlü Tanığı: Hürmüz".^ 歴史雑学探偵団編『発見!
Polis, görgü tanığını sorguladı.警察は証人に問い合わせました。
Dinozorların varlığının tek canlı tanığı odur.牠是王鷲屬中唯一的現存物種。
Bizler tanığız.吾當更為汝作證。
Aksine hayatta kalan ne kadar görgü tanığı var ise ortadan kaldırmaya gelmişlerdir.實是一場空難中的倖存者,雖然生存下來,卻失去視力。
Max bu kaçırılma anının tek tanığıdır ve sahibini ne pahasına olursa olsun kurtarmak zorundadır.스콧의 비밀을 알고 있는 유일한 친구이며, 스콧을 주변의 위험으로부터 보호하려는 듬직한 캐릭터이다.
Bizler tanığız.그리고 목격하였다.
Saldırının tanığı anlatıyor ^ "6 killed in attack in Ankara airport"."5 DEAD, 36 HURT IN AN EXPLOSION AT SEOUL AIRPORT" (באנגלית).
Mesela Caenli bir Frank görgü tanığı, haşlama ve kızartma vahşetini rapor etmiş.ידוע כי אבנר יזם לפחות ויכוח פומבי אחד, ויכוח ויאדוליד.
El Cezire'den bir görgü tanığı,tüm yaştan erkek,kadın ve çocukların orada olduğunu aktardı.Очевидец разказва през Ал Джазира, че са се събрали мъже и жени от всякакви възрасти.
"Korkunç katliamın görgü tanığı anlattı".Опити върху възмутителната история на злото“.
Daha sonra Nürnberg Mahkemelerinde iddia makamının tanığı olarak görev yaptı.Kasnije je sudjelovao na Nürnberškom procesu kao svjedok.
"Gizemli Keşfin Hüzünlü Tanığı: Hürmüz"."Sureva detektiivi mõistatuses" simuleerimisest.
Ama bunu ikili biçimde görmek yerine, görgü tanığı olarak adlandırdığımız herkese odaklanabiliriz.Ale místo nahlížení binárním způsobem se soustředíme na všechny ty, které nazýváme "přihlížející".
Ama bunu ikili biçimde görmek yerine, görgü tanığı olarak adlandırdığımız herkese odaklanabiliriz.Dar în loc să vedem lucrurile binar, ne concentrăm pe noi toți ca "spectatori".
Ama bunu ikili biçimde görmek yerine, görgü tanığı olarak adlandırdığımız herkese odaklanabiliriz.하지만 이분법적으로 보는 대신 우리 모두를 방관자로 간주합니다.
Ama bunu ikili biçimde görmek yerine, görgü tanığı olarak adlandırdığımız herkese odaklanabiliriz.Maar in plaats van uit te gaan van de 2 sekses, concentreren we ons op onszelf, op de omstanders.
Ama bunu ikili biçimde görmek yerine, görgü tanığı olarak adlandırdığımız herkese odaklanabiliriz.אבל במקום להסתכל על זה בצורה בינארית, אנחנו מתרכזים בכולנו כ "משקיפים",
Ama bunu ikili biçimde görmek yerine, görgü tanığı olarak adlandırdığımız herkese odaklanabiliriz.لكن بدلاً من رؤية ذلك بالطريقة الثنائية، نحن نركز على كل واحد منا فيما ندعوه "المارة المتفرجين"،
Ama bunu ikili biçimde görmek yerine, görgü tanığı olarak adlandırdığımız herkese odaklanabiliriz.全ての人を傍観者とみなします 傍観者とはある状況下で
Ama onların tanığı sadece bir tane.Aber ihr Zeuge ist Eins.
Ama onların tanığı sadece bir tane.De mindezek tanúja Egy.