Bu tamamen açık.That much is completely clear.
Tom derecesini tamamlamadı.Tom didn't complete his degree.
Tom tamamen itiraf etmedi.Tom didn't come entirely clean.
O, hayatımı tamamen değiştirdi.It completely changed my life.
Tom tamamen çılgına döndü.Tom went completely ballistic.
Bu tamamen doğru gibi görünüyor.This seems entirely accurate.
Bu tamamen affedilmez.This is entirely inexcusable.
Kurulum tamamlandı.The installation is complete.
Tom tamamen eve bakıyordu.Tom looked completely at home.
Tom tamamen kötümser değildir.Tom isn't totally pessimistic.
Tom kendini tamamen güçsüz hissetti.Tom felt completely powerless.
Başlangıcınız tamamlandı.Your initiation is complete.
Buna tamamen karşıyız.We're completely against it.
Biz tamamen çaresiz değiliz.We aren't entirely helpless.
Tamam, dikkatimi çektin.OK, you've got my attention.
Tamam, göz bağını çıkar.OK, take your blindfold off.
Tom burada tamamen hoş karşılanıyor.Tom is entirely welcome here.
Tom kendini tamamen bunalmış hissetti.Tom felt utterly overwhelmed.
Tom beni tamamen deli ediyor.Tom drives me totally insane.
Tamam Tom, kaç tane istiyorsun?OK Tom, how many do you want?
Bu tamamen gönüllüydü.This was totally voluntary.
Bunlar tamamen işlevseldir.These are fully functional.
Yasa tamamen açıktır.The law is perfectly clear.
Tom tamamen siyah giyinmiş.Tom is dressed all in black.
Tom tamamen yararsızdır.Tom is completely useless.
Tom'la tamamen aynı fikirdeyim.I agree entirely with Tom.
Tom'un planı tamamlanmamıştır.Tom's plan is incomplete.
O tamamen mümkündür.It's entirely possible.
Tamamen yeni bir dünya.It's a whole new world.
Tom kulağa tamamen harika geliyor.Tom sounds totally cool.
Tom onu tamamen kaybetti.Tom has totally lost it.
Biz tamamen karşıtız.We're total opposites.
Şimdi Tom'u tamamen destekliyorum.I fully support Tom now.
Ben tamamen ciddiydim.I was totally serious.
Ben tamamen şaşkındım.I was totally puzzled.
Sanırım borcu tamamen ödeyeceğim.I think it'll pay off.
Tom tamamen önyargılı.Tom is totally biased.
Ben tamamen iyiydim.I was perfectly fine.
Görev tamamlanmadı.The task isn't done.
O tamamen bitti mi?Is it entirely over?
Ben bunu tamamen unuttum.I totally forgot it.
Tom'u tamamen destekliyorum.I fully support Tom.
Tamam, yanılıyorsun.OK, you're wrong.
Tamam, haklısın.OK, you're right.
Tamam, bana şans dileyin.OK, wish me luck.
Tamam, tekrar teşekkürler.OK, thanks again.
Tamam, çok teşekkürler.OK, thanks a lot.
Tamam, beni dinle.OK, listen to me.
Tamam, şimdi gidelim.OK, let's go now.
Tamam, benim sürmeme izin ver.OK, let me drive.
Tamam, susacağım.OK, I'll shut up.
Tamam, anlıyorum.OK, I understand.
Tamam, onu duydum.OK, I heard that.
Tamam, onu ben yapacağım.OK, I'll do it.
Dediğine tamamen katılıyorum.I totally agree with what you say.
Mary'nin ailesi tamamen çıldırdı.Mary's parents completely freaked out.
Mary'nin ailesi tamamen kontrolünü kaybetti.Mary's parents completely freaked out.
O tamamen normaldir.That's totally normal.
Biz tamamen şaşkınız.We were completely dumbfounded.
O tamamen sakin görünüyordu.She seemed perfectly calm.