Ana içeriğe geç
Sözlük

tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bu konuya tamamen ilgimi kaybettim.I've completely lost interest in this.
Ben buna tamamen hazırlıklı değilim.I'm not completely prepared for this.
Bunun için tam olarak hazır değilim.I'm not completely prepared for this.
Bu tam olarak nasıl söylenir bilmiyorum.I don't know quite how to say this.
Biz tamamen savunmasız olacağız.We'll be totally defenseless.
Tom'un, patronuna tam inancı vardır.Tom has complete faith in his boss.
Tom bizi görmek için tam olarak çok memnun görünmüyordu.Tom didn't seem exactly overjoyed to see us.
Ben onu tamamen anlıyorum.I totally get that.
Hayatında bir kez olsun, sen tamamen haklısın.For once in your life, you're exactly right.
Tamam, sadece onu yapalım.OK, let's just do it.
Ben tam olarak istediğiniz olabilirim.I can be exactly what you want.
Tam olarak önerdiğiniz gibi ilerleyeceğiz.We'll proceed exactly as you suggest.
Tom tamamen dürüsttü.Tom was completely honest.
Tom tamamen kaybolmuş gibi görünüyor.Tom seems to be completely lost.
Tom tamamen çıldıracak.Tom is going to totally freak out.
Bahsettiğin kişiyi tam olarak tanıyorum.I know exactly the one you're talking about.
Sana tam güvenim var.I have total confidence in you.
Ben tamamen senin içindeydim.I was totally into you.
Hepinizi tam da istediğim yere getirdim.I got you all right where I want you.
Biz artık tamamen farklı insanlarız.We're totally different people now.
Tam olarak söylediğim gibi yapacaksın.You'll do exactly as I say.
Seni tam gözetim altına almaya çalışacağız.We're going to try to get you full custody.
Tom tutumunu tamamen değiştirdi.Tom changed his attitude completely.
Yelken tamamen açılmayacak.The sail won't open fully.
Tom'dan tam olarak nefret etmiyorum.I don't hate Tom exactly.
Bu tam olarak benim ana düşüncem.That's my point exactly.
Sadece bana güvenmen gerek, tamam mı?I just need you to trust me, OK?
Ben tam orada olacağım, tamam mı?I'm going to be right there, OK?
Sadece bir dakikada olacağımı Tom'a söyle, tamam mı?Tell Tom I'll just be a minute, OK?
Herhangi bir şey hakkında endişelenmenizi istemiyorum, tamam mı?I don't want you to worry about anything, OK?
Bir şey gerekiyorsa sadece Tom'a sor, tamam mı?If you need something, just ask Tom, OK?
Beni böyle korkutma, tamam mı?Don't scare me like that, OK?
Sadece dinlenmek zorundasın, tamam mı?You just have to relax, OK?
Sen tamamen kurulu musun, Tom?Are you all set, Tom?
Tom hakkında canını sıkan şey tam olarak ne?What exactly bothered you about Tom?
Yardımımı istediğini neden tam olarak Tom'a söyledin?Why exactly did you tell Tom you wanted my help?
Tarayıcıyı tamir ettin mi?Did you fix the scanner?
Tam olarak ne aradığımızı biliyor musun?Do you know exactly what we're looking for?
Tom bunun içine tamamen nasıl sığıyor?How does Tom fit into all this?
Tam olarak senin tipin nedir?What is your type exactly?
Tom Avustralya Büyükelçiliğinde tam olarak ne yapıyordu?What exactly was Tom doing in the Australian Embassy?
Tamam, ben fikri anladım.OK, I get the idea.
Hiçbir yemek ekmek olmadan tam değildir.No meal is complete without bread.
Bu tam olarak ihtiyacım olan şeydi.That was just what I needed.
Bu tam olarak ihtiyacım olan şey.This is exactly what I needed.
O tamamen bitmedi.It's not quite finished.
Rapor tamamen bitmiş değil.The report is not quite finished.
Tom asla tamamen iyileşmedi.Tom never fully recovered.
O tamir ediliyor.It's being repaired.
Tamamen kafam karışıktı.I was totally confused.
Bu tam beklediğim şey.It's just what I expected.
Bu tam olarak istediğim değil.This isn't quite what I wanted.
İstediğim tam olarak bu.That's exactly what I wanted.
Tom Mary'nin söylediği şeyleri tam olarak hatırlayamadı.Tom couldn't remember exactly what Mary had said.
Tom söylenilen şeyi tam olarak anlamadı.Tom didn't quite understand what was being said.
Tom tam olarak anlamadı.Tom didn't quite understand.
Bunun tam olarak senin istediğin şey olmadığını biliyorum ama bütün bulabildiğim bu.I know this isn't exactly what you wanted, but it's all I could find.
Aklımda olan tam olarak bu değil.This isn't quite what I had in mind.
O tam Tom'un olacağını söylediği yerdeydi.It was right where Tom said it would be.
O tamamen bir tesadüf.That's quite a coincidence.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tam ile cümle - Sayfa 50 - tam kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App