Ana içeriğe geç
Sözlük

tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom tamamen tek başına bankta oturdu.Tom sat on the bench all by himself.
Sadece burada oturayım ve TV izleyeyim, tamam mı?Just let me sit here and watch TV, OK?
Televizyon ve gazeteler tamamlayıcı rol oynuyorlar.Television and newspapers play complementary roles.
Bu köprü tamamen güvenli.This bridge is perfectly safe.
Tom'un tamamen güvende olacağına sizi temin ederim.I assure you Tom will be completely safe.
Sanırım bunu nasıl tamir edeceğimi çözdüm.I think I've figured out how to fix this.
Tom çocukların tam velayetini istiyor.Tom wants full custody of the kids.
Tom'a çocukların tam velayeti verildi.Tom was given full custody of the children.
O etkinliği yapmak tam bir zaman kaybıdır!Doing that activity is a complete waste of time!
Tamam, anne, bunu anlıyorum!Alright, mom, I get it!
Ben başladım ve bu yüzden tamamlayacağım.I started and so I will finish.
Benim tam tersi sorunum var.I have the opposite problem.
Bu görevi kendi başıma tamamlayabileceğimi düşünüyorum.I think I can complete this task by myself.
Tamam, çok iyi.Ok, very good.
Bu tam olarak aynı şey, sadece tamamen farklı.It is exactly the same thing, just absolutely different.
Masa kırık, tamir edilmelidir.The table is broken, it must be repaired.
O adam tamamen sarhoş.That man is completely drunk.
Kocasının ölümü onu tamamen şaşkına çevirmiş.The death of her husband completely overwhelmed her.
O yağmur nedeniyle tamamen ıslanmış geldi.He arrived all wet from the rain.
Bu benim için tamamen yeni.This is all new to me.
Tamam deme zamanı.It's time to say okay.
Biz çevrecileri tamamen destekliyoruz.We support the environmentalists completely.
Tamir için ödeme yapmak zorunda kalacaksın.You're going to have to pay for the repair.
Onlar toplantıyı tamamen unuttular.They completely forgot the meeting.
Soruşturma tamamlanmadı.The inquiry did not conclude.
Bu noktada tamamen seninle aynı düşüncedeyim.I agree completely with you on this point.
O onu tamamen yalnız bıraktı.He left her all alone.
Çalışmalarını henüz tamamladı. O bir iş arıyor.He has just finished his studies. He's looking for a job.
Alıştırmaları düzeltmeyi tamamladı.She has finished correcting the exercises.
Onlardan tamamen kaçının!Avoid them completely!
Yağmur nedeniyle planlarım tamamen karıştı.Due to the rain, my plans were completely mixed up.
Ben bir tamirciyim.I am a mechanic.
Kastettiğim tam olarak bu.That's exactly what I meant.
Bu tamamen bir zaman kaybı.This is all a waste of time.
O tam ve mutlak bir zaman kaybıydı.It was a complete and utter waste of time.
Bana sorarsan, o tamamen bir zaman kaybıydı.If you ask me, it was just a waste of time.
Bana sorarsan, bu tam bir zaman kaybı.If you ask me, this is a complete waste of time.
Onu tamir etmeye çalışarak daha fazla zaman israf etmedim.I wouldn't waste any more time trying to fix that.
Ben ne yapıyor olduğumu tam olarak biliyorum.I know exactly what I'm doing.
Tamam, bu hiç yoktan iyidir.Well, it's better than nothing.
O tam sana benziyor.He's just like you.
O anda dünya ile tam bir uyum içinde olduğumu hissettim.At that moment, I felt in complete harmony with the world.
Lütfen sadece sakin ol, tamam mı?Please just calm down, okay?
O tamamen beni görmezden geliyor.He's totally ignoring me.
Ne hakkında konuştuğumu tam olarak biliyorsun.You know exactly what I'm talking about.
Onun ne hakkında konuştuğunu tam olarak biliyorsun.You know exactly what he's talking about.
Onun neyden bahsettiğini tam olarak biliyorsun.You know exactly what she's talking about.
Bu, Betty'nin seveceği bir kazak gibi görünüyor. Bu tam da "onunki!"This sweater seems like something Betty would love. It's just so "her"!
Taksi tam zamanında geldi.The taxi arrived in good time.
İş bir günde tamamlandı.The job was completed in one day.
Tamamen kendi yolunda olacaksın.You'll be entirely on your own.
Tom tam resmine benziyordu.Tom looked just like his picture.
Tamam, olup biteni kavrıyorum.OK, I get the picture.
Tam onun gibi üç tane daha var.We've got three more just like that one.
Tam üç saatimiz var.We've got three whole hours.
Tam burada sizinle birlikteyiz.We're right here with you.
Tam arkanda olacağız.We'll be right behind you.
Biz tam burada olacağız.We'll be right here.
Bu salonun tam altında olacağız.We'll be right down this hall.
Bunu tam daha önceki gibi yapacağız.We'll do it just like before.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod