tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne olduğunu tam olarak biliyordum.I knew exactly what was happening.
Onun ne zaman olduğunu tam olarak bilmiyoruz.We don't know exactly when it happened.
Ben onun tam olarak meydana gelen şey olduğunu düşünürüm.I think that's exactly what happened.
Tam olarak ne olduğunu bilmem gerekir.I need to know exactly what happened.
Bu tam olarak bir sır değil.It's not exactly a secret.
O, tamamen ne meydana gelebileceği.That's exactly what might happen.
Bunun nasıl olduğunu bana tam olarak söylemen gerekir.You need tell me exactly how this happened.
Ne olduğundan tamamen emin değilim.I'm not entirely certain what has happened.
Bunun üç yıl önce nasıl olduğu tam olarak bu.That's exactly how it happened three years ago.
Ne olduğunu tam olarak görmek istiyorum.I want to see exactly what's happening.
Dürüst olmak gerekirse, ne olduğundan tam olarak emin değilim.To be honest, I'm not exactly sure what happened.
Bu tamamen söz konusu olamaz.That's completely out of the question.
Olay tamamen zaman meselesi.It all comes down to a question of time.
Tom tam zamanlı çalışmak için okulu bıraktı.Tom dropped out of school to work full-time.
Tom tam gün çalışmak için okulu bıraktı.Tom dropped out of school to work full-time.
Tam fiyatı ödemek zorunda kalmadım.I didn't have to pay the full price.
Boston'un tam dışında bir restoranda yemek yedik.We ate at a restaurant just outside Boston.
Tam Boston'un dışında bir restoranda yemek yedik.We ate at a restaurant just outside Boston.
Lütfen Boston'da dikkatli ol, tamam mı?Please be careful in Boston, OK?
Sadece yaşadığım yerden bir blok ötede Boston'da tam burada yaşadığına inanamıyorum.I can't believe you live right here in Boston only a block from where I live.
Tamam, bunu deneyeceğim.OK, I'll give it a try.
Tamam, deneyeceğim.OK, I'll give it a shot.
Sadece bana bir tane ver, tamam mı?Just give me one, will you?
Sadece bana bir şans ver, tamam mı?Just give me a chance, OK?
Bana telefonu ver, tamam mı?Give me the phone, OK?
Bana bir dakika daha ver, tamam mı?Give me another minute, OK?
Bana bir dakika ver, tamam mı?Give me a minute, OK?
Tom Mary'ye bir tamam işareti verdi.Tom gave Mary the OK sign.
Tom'un en büyük oğlu, tam anlamıyla kendisine benziyor.Tom's oldest son looks just like him.
Tom henüz tamamen vazgeçmiş değil.Tom hasn't completely given up yet.
Lütfen Tom'a bir şans daha ver, tamam mı?Please give Tom another chance, OK?
Tom'a tamamlamak için yeterli zaman vermedin.You didn't give Tom enough time to finish.
Tom bana muhtemelen saatimi tamir eden bir adamın adını verdi.Tom gave me the name of a guy who can probably repair my watch.
Bana tam adınızı verebilir misiniz lütfen?Can you give me your full name, please?
Onu tam olarak Tom'un koymanı istediği yere koy.Put it exactly where Tom tells you to.
Tom hala tamamen ikna olmuyor.Tom still isn't totally convinced.
Tom yardım etmek istiyor ama nasıl yapacağından tam olarak emin değil.Tom wants to help, but isn't exactly sure how.
Arabamı tamir etmeme yardım ettiğin için teşekkürler.Thanks for helping me fix my car.
Onun tam bir sakalı var.He has a full beard.
Tom'un tam sakalı var.Tom has a full beard.
Mary, korkarim ki Tom sana karşı tamamen dürüst değildi.Mary, I'm afraid Tom hasn't been totally honest with you.
Tom, sana karşı tamamen dürüst değilim.Tom, I haven't been completely honest with you.
Onlar tam zıtlar.They're total opposites.
Bu sırrı saklamak zorundasın, tamam mı?You've got to keep this secret, OK?
Tamam, sır nedir?OK, what's the secret?
Bu sadece bizim küçük sırrımız olacak, tamam mı?It'll just be our little secret, OK?
O tam olarak bir sır değildi.It wasn't exactly a secret.
Birinci aşama tamamlandı.Phase one is complete.
Biz tamamen bir taneye sahibiz.We've all got one.
Tom'a ne söylediğini tamamen hatırlamanı istiyorum.I want you to remember exactly what you said to Tom.
O tam olarak doğru değil.That's not exactly true.
Tom'un yüzü tamamen morarmıştı.Tom's face was all black and blue.
Tamamen mutlu hissettim.I felt completely happy.
Tom, kes şunu, tamam mı?Tom, stop it, OK?
Tom bana olan borcunun tamamını ödedi.Tom paid me back all the money he owed me.
Tom arabayı tamir ediyor.Tom is fixing the car.
Tom Mary'nin kırık tabloyu tamir etmesine yardım etti.Tom helped Mary fix the broken table.
Tom tamamen tek başına kahvaltı yaptı.Tom had breakfast all by himself.
Tom otobüs durağına tam zamanında ulaştı.Tom got to the bus stop just in time.
Tom tam on sekiz yaşındayken evlendi.Tom got married when he was just eighteen years old.

İlgili Sayfalar