Ana içeriğe geç
Sözlük

tam ile cümle

tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Tam da seni görmek için geliyordum.I was just on my way to see you.
Ben her şeyin tamam olacağına eminim.I'm sure everything will be OK.
Tom'un bunu aşacağına inancım tam.I'm sure Tom will get over it.
Ne gördüğümü Tom'a tam olarak söyledim.I told Tom exactly what I saw.
Gerçeğin tamamıyla farkındayım.I'm fully aware of that fact.
Tom'un bunu tamir edebileceğine eminim.I'm confident Tom can fix it.
Tam beni bıraktığın yerdeyim.I'm right where you left me.
Ben tamamen iyi olacağım.I'll be perfectly all right.
Tam Tom'un önündeydim.I was right in front of Tom.
Ben tam burada olacağım.I'm going to be right here.
Tam olduğum yerde kalacağım.I'll stay right where I am.
Tam olarak şaşırmadım.I'm not exactly surprised.
Tam buradayım, Tom.I'm right over here, Tom.
Ben tam buradayım, değil mi?I'm right here, aren't I?
Ben artık tamamen körüm.I'm completely blind now.
Tam burada duruyorum.I'm standing right here.
Henüz tam olarak hazır değilim.I'm not quite ready yet.
Tam olarak emin değilim.I'm not completely sure.
Onun tamamıyla farkındayım.I'm fully aware of that.
Tamamen kandırıldımI was completely fooled.
Tamamen haklıydın.You were totally right.
Biz tamamen çok heyecanlıydık.We're all very excited.
Tamamen tükendik.We were totally wasted.
Tam buraya oturuyorum.I'm sitting right here.
Henüz tam olarak emin değilim.I'm not quite sure yet.
Sonra görüşürüz, tamam mı?I'll see you later, OK?
Ben tam orada olacağım.I'll be right in there.
Tom tamamen emin değil.Tom's not at all sure.
Yakında görüşeceğiz, tamam mı?I'll see you soon, OK?
Tam olarak burada olacağım.I'll be right in here.
Tom her şeyi tamir edebilir.Tom can fix anything.
Onlar tamamen oranın içinde.They're all in there.
Onlar tam buradaydı.They were right here.
Onu tam olarak yapacağım.I'll do exactly that.
Her şey tamam görünüyordu.Everything looked OK.
Tam bir eziksin Tom.You're a loser, Tom.
Ben tamamen sağırım.I'm completely deaf.
Tom onun tamam olduğunu söyledi.Tom said it was OK.
Tom tamam dedi.Tom said all right.
Tam burada olacağım.I'll be right here.
Ben onu tamir ediyorum.I'm fixing it up.
Tom'un yaptıkları tamam mı?Is Tom doing OK?
Dikkatli ol, tamam mı?Be careful, OK?
Saçını yapmak Mary'nin tam bir saatini almaktadır.It takes Mary a whole hour to do her hair.
Siz tamircisiniz, değil mi?You're the repairmen, right?
O, ona tamamen aşık oldu.She fell totally in love with him.
Tam senin önünde sandviç yaparlar.They make the sandwich right in front of you.
Tam senin gözlerinin önünde sandviç yaparlar.They make the sandwich right in front of your eyes.
Sandviçler tam senin önünde yapılır.The sandwiches are made right in front of you.
Dün geceyi tam olarak hatırlıyorum.I remember last night perfectly.
Tom bana tam tersini öğretmişti.Tom had taught me the exact opposite.
Tom tamamen yorgun olduğunu söyledi.Tom said he was completely exhausted.
Tom tamamen bitkin olduğunu söyledi.Tom said he was utterly exhausted.
Tom, tamamen bitkin olduğunu söyledi.Tom said he was all worn out.
Bilgisayarlar kediler gibidirler: tamamen öngörülemeyen.Computers are like cats: totally unpredictable.
Tamam. Havuza gidelim.Okay. Let's go to the pool.
Bu sözlük tamamen yararsız.This dictionary is completely useless.
Bu iş için uzman bir tamirciye ihtiyacımız var.We need an expert mechanic for this job.
Fiilin doğru şekli ile tamamlayın.Complete with the correct form of the verb.
Moleküler gastronomide, tamamen yeni cihazlar kullanılır.In molecular gastronomy, completely new appliances are used.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod