Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Come sapete i geni sono parte del DNA, sono istruzioni per realizzare una proteina che faccia qualcosa.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.여러분이 아시다시피, 유전자는 DNA의 일부이고, 그들은 어떤 기능을 하는 단백질을 만들기 위한 지시입니다
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Jak już wiecie, geny, które są częścią DNA, są instrukcją do budowy białek, które coś robią.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Jak víte, geny jsou částí DNA, jsou to instrukce, jak vytvořit protein s nějakou funkcí.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Zoals jullie weten maken genen deel uit van het DNA. Het zijn instructies om een eiwit te maken dat iets doet.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Как известно, гены, часть ДНК, являются инструкциями для изготовления белка, который что-то делает.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Както знаете, гените, които са част от ДНК-то, са инструкции за създаване на протеин, който прави нещо.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Як ви знаєте, гени , які є частиною ДНК вказують, як виробляти протеїн, який виконує певну функцію.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.כמו שאתם יודעים, גנים, שהם חלק מה DNA, ההוראות שלהם הם ליצר חלבון שגורם למשהו
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.حسناً كما تعلمون ,الجينات, والتي هي جزء من الحمض النووي هي تعليمات,لعمل بروتين يقوم بشيء ما.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.何かの働きをするタンパク質を作る説明書です daf-2遺伝子は
Biliyorum ki, talih bana göründü.Eu apenas sei que a boa sorte está a chegar!
Biliyorum ki, talih bana göründü.I just know it's good luck coming my way!
Biliyorum ki, talih bana göründü.I just know it's good luck coming my way!
Biliyorum ki, talih bana göründü.Jag vet att det är lyckan som hälsar på!
Biliyorum ki, talih bana göründü.Je sais que la chance est sur mon chemin
Biliyorum ki, talih bana göründü.¡sé que la buena suerte se cruza en mi camino!
Biliyorum ki, talih bana göründü.Sigur e norocul care-mi vine!
Biliyorum ki, talih bana göründü.Sono sicura che e' la fortuna che viene da me!
Biliyorum ki, talih bana göründü.Tiedän tänään mua onni kohtaa.
Biliyorum ki, talih bana göründü.Tôi chỉ biết may mắn đang đến với tôi!
Biliyorum ki, talih bana göründü.To szczęście stoi u mych drzwi.
Biliyorum ki, talih bana göründü.そうなのかしら? 誰か帰って来たようね
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.탈레반 치하에서는 아이스크림이 금지되어 있습니다.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Manche von Ihnen wissen vielleicht nicht, unter den Taliban war es illegal, ein Eis zu essen.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Para aquellos que no lo saben, comer helado era ilegal bajo los talibanes.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Para quem não sabe, era ilegal comer gelados no regime dos Talibãs.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Pentru cei de nu știu, era ilegal să mănânci înghețată în regimul Taliban.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Per chi non lo sapesse, era illegale mangiare il gelato sotto i Talebani.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Pod rządami Talibów lody były nielegalne.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Pour ceux d'entre vous qui ne le saurait pas, il était illégal de manger des glaces sous les Talibans.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Voor wie het niet wist, onder de Taliban was het eten van een ijsje verboden.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Για όσους δεν το γνωρίζετε, ήταν παράνομο να τρως παγωτό υπό τους Ταλιμπάν.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.Для тех кто не в курсе, знайте, что в Талибане есть мороженное противозаконно.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.За тези от вас, които не знаят, беше нелегално да ядеш сладолед при талибаните.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.למי שלא יודע, זה היה בלתי חוקי לאכול גלידה תחת הטאליבן.
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.بالنسبة للذين لايعلمون ذلك، كان منافيا للقانون اكل الايس كريم تحت حكم طالبان
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.実際にバニラアイスを食べて捕まり
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.A ďalšia vec, pakistánsky Taliban prevzal zodpovednosť za tento zmarený bombový útok.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Co więcej pewien Talib z Pakistanu przyznał się do tego nieudanego samochodu-pułapki.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.E aconteceu que os Taliban paquistaneses reivindicaram aquele atentado falhado com o carro.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.És ami még történt, hogy a pakisztáni Talibán vállalt a sikertelen merényletért felelősséget.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Et une autre chose dans cette histoire, c'est que les talibans pakistanais ont revendiqué cet attentat manqué.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Iar ce s-antamplat acolo a fost faptul ca talibanii pakistanezi si-au asumat bombardarea esuata a masinii.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Ja kävi myös niin, että Pakistanin Taliban väitti epäonnistunutta autopommia omakseen.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Jedna z věcí, která se stala, byla, že pákistánský Taliban se přiznal k tomu výbuchu auta, který selhal.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.반면 파키스탄의 탈리반은 실패한 자동차 폭파 시도를 자신들의 공적으로 인정했습니다.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Un'altra cosa legata a quello è che i talebani pakistani hanno rivendicato quell'attentato fallito.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Und die Sache war noch, dass die pakistanischen Taliban sich zu dem Anschlag bekannt hatten.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Và một điều khác là người Pakistani Taliban có được uy tín sau vụ đánh bom bất thành.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Wat er ook speelde is dat de Pakistaanse Taliban die mislukte aanslag opeiste.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Y algo que pasó allí fue que además los talibanes de Pakistán se atribuyeron el atentado fallido.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.И едно нещо, което се случи там бе, че и пакистанските талибани си признаха за този неуспешен бомбен атентат.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.И что еще произошло - пакистанский "Талибан" взял ответственность за неудавшийся взрыв.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.ודבר אחד שקרה היה שגם הטאליבן הפקיסטני לקח קרדיט על פיצוץ המכונית הזה שנכשל.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.وحدث شيء آخر، كان هناك أيضا حركة طالبان الباكستانية أعلنت مسؤوليتها عن تفجير السيارة المفخّخة الذي فشل.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.その爆破未遂について関与を認めたことです なぜ爆破未遂だったにも関わらず
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri! Ben seni muzaffer bir mezara gömmek olacak;하나는 신맛 불행의 책에 나와 함께 영장! 나는 승리의 무덤에 그대를 묻어 버릴거야, -
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri! Ben seni muzaffer bir mezara gömmek olacak;אחת צו איתי בספר האסון של חמוץ! אני אקבור אותך בקבר ניצחון; -
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri! Ben seni muzaffer bir mezara gömmek olacak;أمر واحد معي في كتاب التعتير الحامض المفضل انا اليك دفن في مقبرة المظفرة ؛ --