Talas (Faal değil.)Fadil (palsu) bingung.
"Talaş Böreği Günü".“Chè kho ngày Tết xưa”.
Yukarıda bahsedilen örneğin dışında çok sayıda talassokrasi örneği vardır.Ngoài các ví dụ kể trên, còn rất nhiều những ví dụ khác.
Al2S3 ün alüminyum talaşları ile 1300 °C de vakum altında ısıtılması ile Al2S üretilir.Al2S được điều chế bằng cách nung nóng Al2S3 với vỏ nhôm ở nhiệt độ 1300 °C trong chân không.
Talas İlçesi (Kırgızca: Талас району); Kırgızistan'ın Talas İli'ndeki ilçe.タラス州 (Талас областы, Talas Province) - キルギスの州。
Talas'ın tarihi MÖ 1500'lere kadar uzanmaktadır.탈라스의 역사는 기원전 1500년으로 거슬러 올라간다.
"Talaş Böreği Günü".זהו יום של גביש."
Talasofobi için semptomlar, çoğu belirlenmiş fobi ile aynıdır.Симптомите на таласофобията са подобни, както при повечето специфични фобии.
Her yıl Mayıs ayında okulun Talaş Böreği Günü organize edilmektedir.Svake godine u svibnju škola organizira Dan otvorenih vrata.
Bu tür ayrıca "deniz talaşı" olarak bilinir.V grofiji poznajo tudi ti. "morski premog".
6 Nisan 2010 tarihinde Talas'ta başlayan halk isyanı, ertesi gün başkent Bişkek'e sıçradı.6.aprila 2010 izbruhnejo državljanski nemiri v mestu Talas, ki leži v bližini Biškeka.
Zemin için kullanılan talaş yöntemi doğru değildir.Varalahususe varasuhe ei kohaldu automaatselt.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.După o săptămînă, nu mai aveam deloc grămezi de rumeguş.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Een week later had ik helemaal geen zaagselhopen meer.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Egy héttel később nem volt többé nálam fűrészporos halom.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Eine Woche später, habe ich keine Haufen von Sägemehl gehabt oder irgendetwas dieser Art.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.En uge efter havde jeg ingen savsmuldsbunker overhovedet.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.En vecka senare hade jag inga sågspånshögar alls.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.일주일 후, 집안에서 톱밥가루 더미는 전혀 볼 수 없었습니다.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Một tuần sau, tôi không còn thấy bất kỳ đống mùn cưa nào cả.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.O týden později nikde nebyly stopy po zbytcích dřeva.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Seminggu kemudian, saya tak melihat serbuk kayu lagi.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Tydzień później nie było żadnych trocin.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Una settimana dopo, non c'era più segatura di alcun tipo.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Une semaine plus tard, je n'avais plus aucun tas de sciure.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Viikon kuluttua meillä ei ollut yhtään purukasaa.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Y una semana después ya no tenía pilas de aserrín.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Za týždeň som už nikde piliny nevidel.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Μια εβδομάδα αργότερα, δεν είχα πουθενά πριονίδι.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.И спустя неделю в доме не было следов изъеденной древесины.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Седмица по-късно нямах никакви купчини дървени стърготини.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.אחרי שבוע, כבר לא היו לי ערמות נסורת.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.بعد آسبوع واحد، لم يكن عندي شيء من الغبار
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.そして ディナーと死が 繊細なダンスを踊り
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.De rest gebruikt een lap stof, een blad, zaagsel... alles behalve maandverband.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.Der Rest verwendet Lumpen, Blätter, Pflanzenhülsen, Sägespäne, alles mögliche, nur keine Binden.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.El resto usa paños de trapo, hojas, todo menos toallas sanitarias.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.Il resto usa uno straccio, una foglia, una buccia, della segatura, insomma tutto tranne che assorbenti.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.생리대를 사용하기 때문입니다. 나머지 여성들은 더러워진 헝겊, 나뭇잎 곡물 껍질, 톱밥 같은 생리대를 제외한 모든 것을 생리대용으로 사용합니다.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.Restul utilizează cârpe, hârtie, pănuși, rumeguș, orice în afară de absorbante.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.Reszta używa szmatek, liści, łupin, wiórów, tylko nie podpasek.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.Sisanya, menggunakan kain lap, dedaunan, sekam, serbuk gergaji, apapun selain pembalut wanita.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.Zbytek používá kusy hadru, lopuchy, slupky, piliny, všechno kromě vložek.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.Οι υπόλοιπες χρησιμοποιούν πανιά, φύλλα, φλοιούς, πριονίδι, οτιδήποτε άλλο εκτός από σερβιέτες.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.משתמשות בתחבושות היגייניות. השאר משתמשות בבד סמרטוטים, עלים, קליפות, נסורת עץ, הכל, חוץ מתחבושות היגייניות.
Geri kalanıysa, bez parçası, yaprak, kabuk, talaş, hijyenik ped dışında her şey kullanıyor.葉っぱ、トウモロコシの皮や木屑 生理用ナプキンはだれも使っていません それは21世紀になっても同じでした だから私は
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Nitroglicole, polpa di legno, nitrato di ammonio, eccetera?
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Nitroglicol, serradura, nitrato de amónio e por aí fora?
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Nitroglicol, serrín, nitrato de amoníaco...
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Nitroglykol, træmel, ammoniumnitrat og så videre ...
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Nitroglykol, trämjöl, ammoniumnitrat och så vidare...
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Nitroglyserolista, puujauhosta, ammoniumnitraatista...
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Z nitroglikolu, mączki drzewnej, azotanu amonu i tak dalej.
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Νιτρογλυκόλη, ξυλόσκονη, νιτρικό αμμώνιο κλπ;
Nitroglikol, talaş, amonyum nitrat vesaire?Из нитрогликоля, древесной муки, нитрата аммония и так далее?
Talaşı, sağ ve sol uçtu, son uçak demir dönene kadar bir karşı yumru yıkılmaz düğüm.A forgácsot repült jobbra-balra, míg végül a repülőgép-vas jött bump ellen elpusztíthatatlan csomót.
Talaşı, sağ ve sol uçtu, son uçak demir dönene kadar bir karşı yumru yıkılmaz düğüm.Av spån flög till höger och vänster, till sist planet järn kom stöta mot en oförstörbar knut.
Talaşı, sağ ve sol uçtu, son uçak demir dönene kadar bir karşı yumru yıkılmaz düğüm.Dăm bay bên phải và bên trái, cho đến khi cuối cùng sắt máy bay đã va chạm đối với một không thể phá hủy hôn.
Talaşı, sağ ve sol uçtu, son uçak demir dönene kadar bir karşı yumru yıkılmaz düğüm.Den spåner fløj til højre og venstre, og til sidst flyet-jern kom bump mod en indestructible knude.
Talaşı, sağ ve sol uçtu, son uçak demir dönene kadar bir karşı yumru yıkılmaz düğüm.Die Späne flogen links und rechts, bis endlich das Flugzeug-Eisen kamen bump gegen einen unverwüstlich Knoten.