O taktirde, iyi ki Satsanga geliyorsun çünkü bu tutunma eğilimine bakmaya başlayabilirsin.M:
O taktirde, iyi ki Satsanga geliyorsun çünkü bu tutunma eğilimine bakmaya başlayabilirsin.Ή μπορεί να είναι ένας φόβος απόρριψης, ή κάτι παρόμοιο.
O taktirde, iyi ki Satsanga geliyorsun çünkü bu tutunma eğilimine bakmaya başlayabilirsin.この拒絶される恐怖をなくすために、このご自分の傾向に向き合いはじめることができますから
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Alors que se passe-t-il quand quelqu'un enfile le truc ?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Also, was passiert, wenn jemand dieses Ding aufsetzt?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Apa yang terjadi ketika seseorang mengenakan ini?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Ce se întâmplă când cineva îl poartă?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Co dzieje się, kiedy ktoś założy coś takiego?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Co se stane, když si takový klobouk člověk nasadí?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?E cosa accade quando una persona lo indossa?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?그렇다면 누군가가 이걸 썼을 때 어떤 일이 일어날까요?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?O que acontece quando alguém usa esta coisa?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?¿Qué sucede cuando la gente se pone estos objetos?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Så vad händer när någon tar på sig den här?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Takže čo sa stane, keď si človek oblečie túto vec?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Tehát, mi is történik, amikor valaki felveszi ezeket?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Vậy điều gì đã xảy ra khi một người đội chiếc mũ này lên?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Wat gebeurt er wanneer iemand dit ding opzet?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Τι συμβαίνει λοιπόν όταν ένα άτομο φοράει αυτό το αντικείμενο;
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Така че какво се случва когато човек сложи тази шапка?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Так что же происходит, когда человек надевает такое?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?Що ж відбувається, коли людина одягає таке?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?אז מה קורה כשאדם חובש את זה?
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?ما الذي سيحدث عندما يرتدي أحدهم هذا الشيء؟
Peki bir kişi bunu taktığında ne olur?どんな体験をするのか
Rahibe Teresa ismini taktılar.테레사 수녀로 알려져 있죠.
Rahibe Teresa ismini taktılar.Teréz Anyáknak hívták.
Rahibe Teresa ismini taktılar.נקראו אמא תרזה.
Rahibe Teresa ismini taktılar.وكن يعرفن باسم " الام تيريزا "
Rahibe Teresa ismini taktılar.そして 次の段階に移ることになりました
Romalıların, onlara nispeten üstünlük sağlayan çok ilginç bir taktiği vardıHier een erg interessante Romeinse strategie die hen in het gevecht een comparatief voordeel gaf.
Romalıların, onlara nispeten üstünlük sağlayan çok ilginç bir taktiği vardı수천년 전부터 존재해 왔기 때문입니다. 로마의 전략 중 흥미로운 것 한 가지는 그리고 그것이 비교 우위의 경쟁력이 되어 주었던 것은,
Romalıların, onlara nispeten üstünlük sağlayan çok ilginç bir taktiği vardıגרו בצוותא ויצרו מים מזוהמים אסטרטגיה רומאית אחת היתה מאד מעניינת, כזאת שנתנה להם יתרון תחרותי,
Romalıların, onlara nispeten üstünlük sağlayan çok ilginç bir taktiği vardıあるローマの戦略はとても興味深いものであり それは実際にかなり効果があるのですが 彼らは兵士にちょっとでも水が濁っていたら
Sabit fiyatlandırma taktikleri ve dinamik fiyatlandırma taktikleri.고정 가격책정과 동태적 가격책정이죠
Sabit fiyatlandırma taktikleri ve dinamik fiyatlandırma taktikleri.Las tácticas de fijación de precios fijos y dinámicos.
Sabit fiyatlandırma taktikleri ve dinamik fiyatlandırma taktikleri.Taktykę wyceny stałej i dynamicznej.
Sabit fiyatlandırma taktikleri ve dinamik fiyatlandırma taktikleri.التسعير الثابت والتسعير الديناميكي المتحرك.
Sabit fiyatlandırma taktikleri ve dinamik fiyatlandırma taktikleri.左の6項目を見てください
Saçına büyük bir kordela taktığında, onu programlıyorsun. Gelecekte kadınlar istediklerini alacaklar.Asi que la mujeres en el futuro tomarán lo que sea que quieran, trenes eléctricos, no muñecas
Saçına büyük bir kordela taktığında, onu programlıyorsun.Kun sidot suuren rusetin hänen tukkaansa, ohjelmoit häntä.
Saçına büyük bir kordela taktığında, onu programlıyorsun.Quando le metti un grosso fiocco nei capelli,la stai programmando.
Saçına büyük bir kordela taktığında, onu programlıyorsun.Когато слагате голяма панделка в косата й, вие я програмирате.
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etActiviteiten alleen weergeven indien het datumbereik valt binnen het hierboven opgegeven bereik
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etIncludi eventi solo se l' intervallo delle loro date cade nell' intervallo specificato sopra
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etIncluir os eventos apenas se o intervalo de datas deles cair no intervalo aqui indicado
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etIncluir solo los eventos cuya fecha se encuentran en el rango especificado
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etInclure les évènements uniquement s'ils sont complètement inclus dans la période de temps indiquée ci-dessous
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etInkludera bara händelser om deras datumintervall är inom ovan angivet intervall
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etInkludér kun begivenheder hvis deres datointerval falder indenfor intervallet angivet ovenfor
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etNur Ereignisse einbeziehen, deren Zeitraum in den oben genannten Bereich fällt.
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etVključi dogodke, samo če je njihovo obdobje znotraj zgoraj podanega obdobja
Sadece tarih aralığı, yukarıda belirtilmiş aralık içine düştüğü taktirde olayları dahil etВключати події, лише якщо їх діапазон вкладається у вказаний вище діапазон
Sağ tarafta ise "hedefli yeniden sinirle donatma" kullandığımız protezi taktıktan 2 ay sonrası görünüyorСправа протез на основе целевой реиннервации, который мы установили за два месяца до теста.
Sanırım bu bir hayatta kalma taktiğiydi.Azt hiszem, ez egyfajta túlélési stratégia volt.
Sanırım bu bir hayatta kalma taktiğiydi.Cred că a fost o tactică de supravieţuire.
Sanırım bu bir hayatta kalma taktiğiydi.Creo que fue una táctica de supervivencia.
Sanırım bu bir hayatta kalma taktiğiydi.Ich denke, es war eine Überlebenstaktik.
Sanırım bu bir hayatta kalma taktiğiydi.Ik denk dat het een tactiek was om te overleven.
Sanırım bu bir hayatta kalma taktiğiydi.Itu semacam taktik untuk bertahan hidup.