O, anneannemin takma dişidir.These are my grandmother's artificial teeth.
Tom takma dişlerini çıkardı.Tom took out his false teeth.
Politikacı ne peruk ne de takma diş taktığını iddia etti.The politician claimed that he wore neither a wig nor false teeth.
Dedemin takma dişlerini yutan köpekbalığını bulmamda bana yardımcı olur musun?Can you help me find the shark that has swallowed my grandfather's dentures?
Takma diş kullanıyor musunuz?Do you wear dentures?
Bazen takma diş takıyor.Dog Hamlet's king.
Ama takma dişlerini bıraktı.But left her dentures.
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.And bring her the dentures.
Bütün vaktini makinelerle konuşarak geçiriyordu... ağzındaki takma dişlerle...So she spends her time talking to machines with those dentures in.
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Have you seen my granny's dentures?
O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.My teeth all fell out because of those dentures.
Woody takma dişlerini düşürmüştür.De bladrand heeft afgeronde tanden.
Ayrıca takma dişleri temizlemekte kullanılan tabletlerde de bulunmaktadır.Deze kleurstof wordt door tandartsen ook gebruikt in plaqueverklikkende tabletten.
Tom takma dişlerini çıkardı.Tom și-a scos dinții falși.
Ama takma dişlerini bıraktı.Ale zostawiła sztuczną szczękę.
Ama takma dişlerini bıraktı.Dar ºi-a uitat proteza dentarã.
Ama takma dişlerini bıraktı.Αλλά άφησε πίσω τη μασέλα της.
Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Mir sind wegen des Gebisses die Zähne ausgefallen.
Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Κοίτα; Τα δόντια μου όλα πέσανε εξαιτίας αυτής της μασέλας.
Bütün vaktini makinelerle konuşarak geçiriyordu... ağzındaki takma dişlerle...Aºa cã ºi-a petrecut timpul vorbind aparatelor, cu proteza în gurã.
Bütün vaktini makinelerle konuşarak geçiriyordu... ağzındaki takma dişlerle...Elle passe son temps à parler à des machines... en portant un dentier.
Bütün vaktini makinelerle konuşarak geçiriyordu... ağzındaki takma dişlerle...Sie redet die ganze Zeit mit Geräten und trägt dabei dieses Gebiss.
Bütün vaktini makinelerle konuşarak geçiriyordu... ağzındaki takma dişlerle...Spędza więc swój czas gadając z maszynami mając na sobie sztuczną szczękę.
Bütün vaktini makinelerle konuşarak geçiriyordu... ağzındaki takma dişlerle...Ετσι περνάει τον χρόνο της μιλώντας στις μηχανές φορόντας εκείνη τη μασέλλα.
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Aþi vãzut cumva dantura bunicii mele?
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Habt ihr Omas Gebiss gesehen?
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Widziałyście sztuczną szczękę babci?
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat! Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Mes amis les néons, machine à café, horloge à hoquet... vous n'avez pas vu le dentier de mamie ?
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat! Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Φώτα, μηχανή εξαερισμού, δημόσιο τηλέφωνο, ρολοϊ με λόξυγγα! είδατε τη μασέλα της γιαγιάς μου?
O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Dinþii mi-au cãzut din cauza protezei ãleia.
O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Je n'ai plus de dents car je l'ai porté pendant longtemps.
O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Moje wszystkie żeby przez nią wypadły.
Turpunu aldı. Ama takma dişlerini bıraktı. Ben de arkalarından koştum.Je les ai suivis car mamie avait oublié son dentier.
Turpunu aldı. Ama takma dişlerini bıraktı.Den Rettich nahm sie mit, aber sie vergaß ihr Gebiss.
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.I nie przyniosłaś jej szczęki.
Ve takma dişlerini neden getirmediğini."pour m'apporter mon dentier ?"
Ve takma dişlerini neden getirmediğini.Και γιατί δεν της πας την μασέλα.