takipçi ile cümle
takipçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Comme vous le savez peut-être, j'ai plus de 4 000 abonnés à mon compte Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Como algunos de Uds. saben, tengo más de 4 000 seguidores en Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Como alguns de vocês poderão saber, eu tenho mais de 4 mil seguidores no Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Mam ponad 4000 obserwatorów na Twitterze.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Như một số các bạn biết rằng tôi có hơn 4,000 người theo dõi trên trang Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Qualcuno di voi forse lo sa, ho più di 4000 follower su Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Saya punya lebih dari 4.000 pengikut di Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Sommigen weten al dat ik meer dan 4000 volgers op Twitter heb.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Som nogen af Jer måske ved, har jeg mere end 4.000 følgere på Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Unii dintre voi ar putea şti, că am peste 4.000 de fani pe Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Vielleicht ist Ihnen das bekannt, ich habe über 4.000 Follower auf Twitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Όπως ίσως γνωρίζετε, με ακολουθούν πάνω από 4.000 άνθρωποι στο Τwitter.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Как известно некоторым из вас, у меня 4 тысячи читателей в твиттере.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Както някои от вас може да знаят, аз имам над 4000 последователи в Туитър.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.Як декому з вас, мабуть, відомо, у мене є понад 4 000 читачів на Твіттері.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.כמו שחלקכם יודעים, יש לי יותר מ4,000 עוקבים בטוויטר.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.كما ان البعض منكم قد يعرف، لدي أكثر من 4،000 متابع لتغريداتي على تويتر.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.だから毎朝 体重を量って
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Bây giờ tôi thực sự rất ưa thích bộ phận trách nhiệm.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Eu, na realidade, sou um grande fã dos dispositivos de compromisso.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Eu sunt de fapt un mare fan al mecanismelor de angajament.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Ich bin eigentlich ein ziemlich großer Fan von bindenden Mitteln.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Ik ben een groot voorstander van verplichtingsmiddelen.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Já jsem docela velký fanda donucovacích prostředků.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Jeg er faktisk en stor fan af forpligtende anordninger.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Je suis un grand fan des dispositifs d'engagement en fait.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.사실 저는 행동장치의 열혈 팬입니다.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Lalu saya sebenarnya penggembar berat alat komitmen.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Ora, io sono un grande fan di questi strumenti.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Sam jestem wielkim fanem technik autozobowiązania.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Soy un fanático de los mecanismos de compromiso.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Tulajdonképpen nagy rajongója vagyok az önkéntes kényszereknek.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Προσωπικά είμαι οπαδός των "προσωπικών δεσμεύσεων".
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Всъщност, аз съм голям фен на средствата за ангажираност.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Насправді я великий прихильник добровільного примусу.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Я большой поклонник метода самоограничения.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.אני תומך גדול בכליי מחויבות.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.وأنا من أشد المعجبين بأجهزة و آليات الإلتزام
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.マストに自分を縛り付ける以外にも方法はあります。
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.저는 아니고요, 한 영화배우입니다 그리고 그녀는 950만명이 넘는 팔로워, 또는 팬을 보유하고 있습니다
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.זאת לא אני - היא כוכבת קולנוע. ויש לה יותר מ 9.5 מיליון עוקבים או מעריצים.
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.انها ليست لي -- انها نجمة سينمائية، ولديها اكثر من 9.5 مليون من الأتباع، أو المعجبين.
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.唔系我-- 系一位電影女演員, 距有超過九百五十萬粉絲。
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.映画スターです 950万人がフォローしています マイクロブロガーの約80%は若者で
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Det händer att eleverna bildar fredsstyrkor i spelet ibland. Jag håller bara tiden.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.En el juego, los alumnos a veces forman una liga por la paz. Yo solo los observo,
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.E no jogo, muitas vezes as crianças constituem uma força de paz. Eu sou apenas um controlador do tempo.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.És a játékban a diákok néha létrehoznak egy békefenntartó erőt. Én csak nézem az órát.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Ich habe nur die Aufgabe, auf die Zeit zu achten.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Ik let slechts op de tijd.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Io controllo solo l'orologio.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Já jen sleduji čas. Já jen objasňuji.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Ja len sledujem čas.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Jeg er bare en tidtager.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Je ne fais que surveiller le temps.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.저는 단지 시계만 지켜보면서
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Saya hanya memantau waktunya.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Şi în joc, uneori elevii formează o forţă a păcii. Eu doar mă uit la ceas.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Sprawdzam tylko czas.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.Tôi chỉ là một người theo dõi đồng hồ