takipçi ile cümle
takipçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2005 yılına ait verilere göre Güney Kore'de 280 kilisede 1,13 milyon takipçisi vardır.Em 2005, a religião tinha cerca de 1.130.000 seguidores e 280 igrejas na Coreia do Sul.
Bu bölüm muhtemelen bir kişiden ziyade Deutero-Yeşaya etkisi altında olan birden fazla takipçinin eseridir.Este representa um modelo em que mais de um tipo de infecção está competindo por espaço.
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.De opvolger van GoldSrc is de Source engine die gebruikt wordt door Half-Life 2.
Videolar bu şekilde onun milyonlarca takipçisine ulaşmış oldu.Daarmee werden zijn video's uiteindelijk miljoenen keren bekeken.
Bahsedilen takipçi kişi Lutz'dur.De man die de klacht aanhoort is Lucky Luke.
Comte'un takipçisidir.Bram de Graaf.
Oyun 1998 tarihli Metal Gear Solid oyununun doğrudan takipçisidir.Het spel is een uitgebreide versie van de PlayStation-bestseller uit 1998 Metal Gear Solid.
Akregator açık kaynak kodlu haber takipçisidir.Akregator is een opensource-feedreader.
Ne bir takipçisi, ne de bir öğrencisi olsun ister.Een leerling of een gezel niet.
Fazla takipçisi yoktur.Veel klanten heeft hij niet.
Theravada Budizm’inin takipçisi olan ilk Angkor kralıydı.Hij was vrijwel zeker de eerste boeddhistische koning van Angkor.
Onun takipçileri ve kendisinin oluşturduğu siyasi akımın adı da bu adla anıldı.Door diegenen die hem en zijn roversbende kenden, werd hij ook met dergelijke woorden omschreven.
Wycliffe’in takipçileri Homurtucular (Lollards) olarak bilinirdi.De beweging om Wycliffe heen werd de Lollards genoemd.
Takipçileri de kendilerini bir "kaybeden" olarak tanımlamaya başlamıştı.De Duitsers zelf zagen het als een "achterstand".
Yahya bin Adi, Ebu Süleyman Es-Sicistani, Ebu Hayyan Tevhîdî ve İbn Miskeveyh onun takipçileri oldular.Abu Tamim Ma'ad al-Mu'izz volgt Abu Tahir Isma'il al-Mansur als kalief van de Fatimiden.
İkisi de Jansenizm denen bölücü bir katolik grubun savunucusu olan Jean Guillebert’in takipçisiydi.Obaj mężczyźni byli zwolennikami Jeana Guilleberta, orędownika odłamu chrześcijaństwa zwanego jansenizmem.
Twitter'dan, takipçilerini Obama'ya oy vermeye davet etti.Powróciwszy do Chicago, Obama działał na rzecz rejestracji głosujących.
Bu Kongeransta liderler veya liderlerin takipçileri yok.To nie jest coś, czego powinni się podejmować generałowie i premierzy!
Bu yapılırken ortaya bu dinlerin takipçileri açısından büyük bir sıkıntı çıkacaktır.W tym wypadku, moim zdaniem, jest to wyrządzanie krzywdy słuchaczom.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.Europejskie koncerty zgromadziły rekordowe ilości widzów w każdym z obiektów.
Köyün başlıca geliri yolcu taşımacılığı ve gümrükte evrak takipçiliğidir.Najważniejszym źródłem dochodów URE są środki z tytułu opłat za koncesje i licencje.
Comte'un takipçisidir.Jean: Betjänt hos greven.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Vanligtvis ber de troende rosenkransbönen.
Twitter'dan, takipçilerini Obama'ya oy vermeye davet etti.Sanningen att säga röstade Frank ändå på Obama.
Sōka Gakkai Internationalin dünya çapında 192 ülkede 12 milyon takipçisi vardır.Enligt rörelsens egna uppgifter har den nu 12 miljoner medlemmar i 192 länder.
Tartışma, metinler ve filozofların takipçileri tarafından yapılmıştır.Frågan har särskilt avhandlats av religionsstiftare och filosofer.
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.Spelet använder Valves Source-motor, motorn som också används av Half-Life 2.
Facebook'ta 4 milyonu aşkın takipçisi bulunmaktadır.Facebook – 4 мільйони читачів.
Comte'un takipçisidir.Тут дістав посаду графа.
Takipçileri kendilerine kemetist demektedir.Усі назвали себе православними.
Oyun 1998 tarihli Metal Gear Solid oyununun doğrudan takipçisidir.1995 рік зазначено в випущеної пізніше грі Metal Gear Solid.
Bu kategoriye çalışma alanındaki taciz ve çete halinde takipçilik alınabilir.Do této kategorie můžeme řadit klamné, vyhledávací a převrácené obrazy.
Bu süre boyunca pronoiar'lar, kendilerine ait bir Pronoia hibesi vererek takipçileri de çekebildiler.V této době také mohli proniariové přilákat potenciální stoupence tím, že jim pronie sami dali.
3.000'den fazla üyesi olan kilisenin savunduğu dine Kopimizm, takipçilerine ise Kopimist denmektedir.Církev sdílení měla brzo po svém založení okolo 3 000 členů, vyznavači tohoto náboženství si říkají kopimisti.
Comte'un takipçisidir.Pověst o Hraběcí kapli.
Takipçileri kendilerine kemetist demektedir.Obyvatelé sami sebe nazývají Lassany.
21 milyondan fazla takipçileri vardır.Video vidělo přes 21 milionů lidí.
Korngold'un senfonik film müziğinin takipçileri olmaktan kıvanç duyduklarını ifade ettikleri belirtilmektedir.Vysvětluje to tím, že hollywoodské filmy potřebují vysokou hlasitost hudby.
İzleyen beş yıl, o ve takipçileri Guaimar'a tehdit oluşturdular.În următorii cinci ani, el și susținătorii săi nu au încetat să constituie o amenințare pentru Guaimar.
Miller takipçilerinin ısrarlarına rağmen beklenen İkinci Geliş için hiçbir zaman kesin bir tarih duyurmadı.În ciuda dorinței adepților lui, Miller nu fixase la început o dată exactă a celei de a doua veniri.
Önceden yazılmış olan qed editörünün takipçisi, standart UNIX editörü ed'i geliştirdi.Editorul de texte ed a fost editorul standard pentru sistemul de operare Unix.
Aynı zamanda Galileo'nun takipçileri tarafından deneysel gelenek devam ettirildi.Ezzel egy időben a Galileo és követői által megalapított kísérleti hagyomány kitartott.
Maria ile Renier, 150 kadar takipçisi ile Ayasofya katedraline sığındı.Renier és felesége a Hagia Szophia katedrálisban keresett menedéket vagy 150 támogatójukkal egyetemben.
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.Ennek a motornak az utóda az a Source Engine, amit a Half-Life 2 is használ.
Comte'un takipçisidir.A grófnő titka.
Ne bir takipçisi, ne de bir öğrencisi olsun ister.Nem vagyok sem tudós, sem kutató.
Bölgede, Ezidilik de kendisine hatırı sayılır sayıda takipçi bulmuştu.Az "ál- Valdemár" számos követőt talált magának a nép körében.
Bu testin erken bir versiyonu 14. yüzyılda Hint matematikçi Madhava ve takipçileri tarafından bulunmuştur.Testin varhaisen muodon kehittivät Intiassa 1400-luvulla Keralan koulussa Madhava ja hänen seuraajansa.
Bu Kongeransta liderler veya liderlerin takipçileri yok.Luettelossa ei ole myöskään hallitsijoille tai valtionpäämiehille omistettuja muistomerkkejä.
Sıkı bir W takipçisidir, bazen Oh Yeon-joo'ya sürekli W hakkında spoiler sorar.Tomilla on usein tapana sanoa "M-O-O-N" jonkin asian kanssa.
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.Η διάδοχος της μηχανής GoldSrc είναι η μηχανή Source του Half-Life 2.
Hindistan nüfus sayımlarında bu dinin takipçilerinin büyük çoğunluğu kendilerini Hindu olarak tanıtmıştır.Στις απογραφές της Ινδίας, ωστόσο, η πλειοψηφία των οπαδών της δηλώνει ως θρήσκευμα τον ινδουισμό.
2010 yılı rakamına göre 1.6 milyon takipçisi vardır.Σύμφωνα με την απογραφή του 2000 έχει 1,6 εκατομμύρια ομιλητές.
Comte'un takipçisidir.Στις παρατηρήσεις του στους κομήτες.
Mecdelli Meryem, İsa'nın takipçilerinden biri.Maria Magdalene, en af Jesu ledsagere.
Takipçilerine, Palamite ismi verilir.Turisterne har givet palmetyven dens navn.
Jackson'ın takipçileri modern Demokrat Parti'yi kurmuşlardır.Han var med sine politiske ambitioner med til at forme det moderne demokratiske parti.
Alban Kilisesi'nin takipçilerinin sayısı pek fazla değildir, beş bin kadar yakındır.Sagaen er heller ikke lang, kun omkring 7000 ord.
Her iki isim de Muhammet'in ilk takipçilerinden Ammar bin Yaser'den gelir.Begge navnene er relatert til Ammar ibn Yasir, en av Muhammeds første følgesvenner.
Mayer Krav Maga disiplininin takipçilerindendir.Ijma vil si enighet blant de rettslærde.