takipçi ile cümle

takipçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir lider mi yoksa bir takipçi misiniz?Are you a leader or a follower?
Rousseau çılgın ama etkiliydi; Hume aklı başında ama hiç bir takipçisi yoktu.Rousseau was mad but influential; Hume was sane but had no followers.
Twitter'da kaç tane takipçin var?How many followers do you have on Twitter?
Twitter'da kaç tane takipçiniz var?How many followers do you have on Twitter?
Sami, Facebook'ta binlerce takipçiye sahipti.Sami had thousands of followers on Facebook.
Sami'nin Facebook üzerinde binlerce takipçisi vardı.Sami had thousands of followers on Facebook.
Sami'nin gizli bir takipçisi vardı.Sami had a stalker.
Sami'nin lisede gizli bir takipçisi vardı.Sami had a stalker in high school.
Sami, takipçisine karşı tanıklık edecek.Sami will testify against his stalker.
Felix köpeğini takipçisinin üzerine saldı.Felix unleashed his dog on his stalker.
Anna'nın takipçilerinin katliamı eyaletlerde devam etti.The massacres of Anna’s followers continued in the provinces.
İzleyen beş yıl, o ve takipçileri Guaimar'a tehdit oluşturdular.For the next five years, he and his few followers threatened Guaimar.
Twitter'dan, takipçilerini Obama'ya oy vermeye davet etti.On Twitter, she encouraged her followers to vote for Obama.
General Electric önceleri bu işin takipçisi olmadı.General Electric did not immediately pursue this work.
Seri, 230.4 bin kez izlendi ve 3.3 bin takipçisi var.The series has been viewed 230.4k times, and has 3.3k followers.
Parti ve takipçileri genelde parti gazetesi "Musawat" tarafından biliniyordu.The party and its followers were generally known by the name of the party newspaper, Musawat.
Kazanın müsebbibi olarak gözüken Schumacher, birçok Formula 1 takipçisi tarafından suçlandı.Schumacher was blamed for the incident by many Formula One insiders.
Takipçileri genellikle şifa bulmak için dua ederler.Their devotees usually pray for healing.
Giles, Jenny ve Angel komutanı ve onun zombi takipçilerini durdurmak zorundadır.Giles, Jenny and Angel must stop the General and his legion of zombie followers.
Kısa sürede çok takipçi kazandı.He soon gained many supporters.
Eyebeam Art and Technology Center'in aktif takipçilerindendir.Eyebeam Art and Technology Center.
Eisler Schoenberg’in on iki ton tekniğinin ilk takipçisi oldu.Eisler was the first of Schoenberg's disciples to compose in the twelve-tone or serial technique.
Takipçileri arasında Filolaos (MÖ 470-380), Alkmaion, ve Archytas (MÖ 428-347) bulunur.His followers included Philolaus (470-380 BC), Alcmaeon of Croton, and Archytas (428-347 BC).
Maria ile Renier, 150 kadar takipçisi ile Ayasofya katedraline sığındı.Maria and Renier sought refuge in the Hagia Sofia cathedral with some 150 of their followers.
Aylık olarak yayımlanan derginin hedef kitlesi hip hop kültürünün genç ve şehirli takipçileridir.The magazine's target demographic is predominantly young, urban followers of hip hop culture.
Garibaldi ve onun takipçilerinin sembolü haline geldi.These shirts became the symbol of Garibaldi and his followers.
Tartışma, metinler ve filozofların takipçileri tarafından yapılmıştır.His work continues to be discussed by rhetoricians and philosophers.
Günümüzde hâlâ takipçileri bulunmaktadır.There are such speakers even nowadays.
Ayrıca takipçi ile oyuncu arasında ekipmanların transferi bu sayede daha da kolaylaştırılmıştır.By using a traction apparatus, it will also become easier to insert the instruments.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.It has an attraction for holiday makers with many people coming from all over Europe.
2005 yılına ait verilere göre Güney Kore'de 280 kilisede 1,13 milyon takipçisi vardır.As of 2005, Cheondoism had about 1.13 million followers and 280 churches in South Korea.
Tevella Ehl-i Beyt ve takipçilerini sevmek olarak yorumlanır.I just love their alu ki sabzi.
Endüstriyel işçi sınıfının durumunun özetlendiği bu kitap, konunun Alman takipçilerine sesleniyordu.It addressed the issue of alcoholism amongst the German working class.
Bunlar halktan takipçilerin girişmemesi gereken beş tip ticarettir.These are the five types of business that a lay follower should not engage in.
Bu sizin doğal linkler,iyi eleştiriler, oylamalar, +1 ler ve de takipçiler elde etmenizi sağlar.This helps bring natural links, great reviews, votes, +1s, and follows.
Ben bağlılılık araçlarının çok sıkı bir takipçisiyim.Now I'm a big fan of commitment devices actually.
Bazılarınızın bildiği gibi, Twitter'da 4.000'den fazla takipçim var.As some of you might know,
280.000 takipçisi var.He has 280,000 followers.
Ve şimdi çok önemli rolü olan ilk takipçisi. Diğer herkese nasıl takip edileceğini gösterecek.Here's his first follower with a crucial role; he's going to show everyone else how to follow.
İlk takipçi bir yalnız çılgını lidere dönüştüren kişidir.The first follower is what transforms a lone nut into a leader.
Ve şimdi ikinci takipçi geliyor.And here comes a second follower.
"Hayır, takipçileri yok çünkü.""No, they don't have any followers."
"Yine de ufak bir Kopimi Grubu takipçi kitleleri var"."However, they do have a small Kopimi sect following them".
Besbelli, takipçiler olarak koyunu düşünürüz.Obviously, we think of sheep as followers.
Aslında tatildeyken sanki işteymiş gibi takipçiyi aptal yerine koyabilirsiniz.Well, you can play the tracker for a fool, pretending to be at work when you're really on vacation.
Hipokrat'ın takipçileri de bilinçliydi.So were the followers of Hippocrates.
Ay ışığı Asası senin gelecekteki takipçilerine yol gösterecek.The Moonlight Staff will lead your future followers to you.
Ölümüne yaklaşırken onun müritleri ve takipçileri ona hep şu soruyu sordular,As he was nearing his death, his disciples and followers kept asking him,
Bu arada TED'in küresel takipçilerine hatırlatayım bu saptamalar sadece Amerika için geçerlidir.So to our global TED audiences, I want to say that this was a U.S. sample.
Ben sadece bir zaman takipçisiyim.And in the game, sometimes students actually form a peace force. I'm just a clock watcher.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.But the work out seems to have had an effect, seeing how you managed to keep up so well.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, go before to field, he'll be your follower; Your worship in that sense may call him man.
Turnuvalara sürekli katılan takipçilerimiz vardı.There already was an audience that was constantly playing in tournaments.
Referandum sonucu olumsuz çıksa da... ...hayatım boyunca bu meselenin takipçisi olmaya niyetliyim.Even if the people's vote is not successful, I intend to pursue this matter for life.
Başkan Park'ın mal varlığı geri dönmese de... ...yine de bu meselenin takipçisi olacak mısınız?If Chairman Park's return of assets does not happen, do you still intend to pursue this matter?
Bir sonraki olimpiyatlarda, Oscar veya Oscar'ın takipçilerinden birisi bu barajı aşacak.Next Olympics, you can bet that Oscar, or one of Oscar's successors, is going to make the time.
Adil Muhamed'in, takipçileri olduğunu anlattılar.Elijah Mohammad, the messenger of Allah.
Sen ona takipçi gibi yapıştın mı?Did you put some kind of tracker on her?
Compuserve'a şu anki Twitter takipçilerimden daha az sayıya sahipken katıldım."I joined CompuServe when it had fewer numbers than I currently have followers on Twitter.
Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.

İlgili Sayfalar