Ana içeriğe geç
Sözlük

tak ile cümle

tak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Birçok New Yorklu kendi profesyonel spor takımlarını sever.Many New Yorkers love their professional sporting teams.
Tom'la takılmaktan zevk aldım.I enjoyed hanging out with Tom.
Tom takımda olduğu için şanslı.Tom is lucky to be on the team.
Ne zaman gözlük takmaya başladın?When did you start wearing glasses?
Hangisi daha hızlıdır, taksi mi yoksa metro mu?What's faster, a taxi or the subway?
Oraya taksiyle mi yoksa metroyla mı gitmek daha hızlı olurdu.Would it be faster to get there by taxi or by subway?
Onun fişini çekmeyi ve onu tekrar takmayı denediniz mi?Have you tried unplugging it and plugging it back in?
Takımımdan iyileşme eksikliği konusunda iki kat fazla hayal kırıklığına uğradım.I'm doubly disappointed on the lack of improvement from my team.
Bu saati bir yüzükle takas eder misin?Can you exchange this watch for a ring?
Bir taksi çağırmaya hiç gerek yok.There's no need to hail a taxi.
Neden bu kaybedenlerle takılıyorsun?Why do you hang out with those losers?
Tom boynuz çerçeveli gözlük takar.Tom wears horn-rimmed glasses.
Hiç müsait taksi yoktu.There were no taxis available.
Tom bana çelme takmaya çalıştı.Tom tried to trip me.
Bununla ilgili ne kadar zaman geçirdiğini takip etmelisin.You must keep track of how much time you spend with it.
Neyse ki, Tom emniyet kemerini takıyordu.Luckily, Tom was wearing his seat belt.
Bir motosiklet sürerken kask takmalısın.You should wear a helmet when you ride a motorcycle.
Tom sutopu takımına katıldı.Tom joined the water polo team.
Favori spor takımın hangisi?What is your favorite sports team?
Onlar arabalar ve takılar satın aldılar.They bought cars and jewelry.
Büyük olasılıkla hangi takım kazanacak?Which team will most likely win?
Çatal bıçak takımı nerede?Where is the cutlery?
Sanırım arabana yeni lastikler takmanın zamanı.I think it's about time you put new tires on your car.
O, bigudi takıyor.She's wearing hair curlers.
Beowulf ejderhayı inine kadar takip etmeye karar verdi.Beowulf decided to follow the dragon to its lair.
Mary amigo takımında.Mary is on the cheerleading squad.
Kirli bir takasa karıştım.I've been involved in a filthy trade.
Onun benim mükemmel olmam hakkında bir takıntısı var.She's got a hang-up about me being perfect.
Neden arabalarla bu kadar takıntılısın?Why are you so obsessed with cars?
Mary yanlamasına takla attı.Mary did a cartwheel.
Mary bir takla attı.Mary did a somersault.
Mary tromplinde ters takla attı.Mary did some backflips on the trampoline.
Ters takla tehlikeli olabilir.Backflips can be dangerous.
Tom tromplin üzerinde takla attı.Tom did a somersault on the trampoline.
Tom lisenin münazara takımına katıldı.Tom joined his high school's debating team.
Tom öğretmeninin önerisiyle okulunun münazara takımına katıldı.Tom joined his school's debating team at the suggestion of his teacher.
Tom takımdaki diğer çocuklar gibi değil.Tom isn't like the other boys on the team.
Saat takmıyorum ama gençken takardım.I don't wear a watch but I used to wear one when I was younger.
Tom sıçrama bezinde birkaç ters takla attı.Tom did some backflips on the trampoline.
Bir peruk takmaya alışmak birkaç haftanı alacaktır.It'll take you a few weeks to get used to wearing a wig.
Taksiyle istasyona gelmek yaklaşık otuz dakika alır.It'll take about thirty minutes to get to the station by taxi.
Onun köpeği onu her yerde takip eder.His dog follows him everywhere.
A takımı, B takımına karşı oyunu kazandı.Team A won the game against team B.
A takımı, B takımına karşı maçı kazandı.Team A won the game against team B.
A takımı, B takımına karşı maçı kaybetti.Team A lost the game against team B.
A takımı, B takımına karşı oyunu kaybetti.Team A lost the game against team B.
Takımımız senin yardımına ihtiyaç duyuyor.Our team needs your help.
Bak, ne güzel bir takım!Look, what a nice team!
Onların cömertliği çok takdir edilmektedir.Their generosity is much appreciated.
Biz Tom'u takımımızda geri istiyoruz.We want Tom back on our team.
Onu takdir ettiğin için memnun oldum.I'm glad you appreciated that.
Tom'a bizim takımda sahip olmak istiyoruz.We'd like to have Tom on our team.
Tom'a bizim takımda sahip olduğumuz için çok şanslıyız.We're so lucky to have Tom on our team.
Bizim takımda Tom ile büyük olasılıkla kazanacağız.With Tom on our team, we're more likely to win.
İkiniz mükemmel bir takım oluşturuyorsunuz.You two make a great team.
Biz harika bir takımız.We're a great team.
Hepimiz takip ediyoruz.We're all watching.
Beyzbol bir takım sporudur.Baseball is a team sport.
Bizim takımın iyi oyuncuları var.Our team has good players.
Tom ve ben aynı takımdaydık.Tom and I used to be on the same team.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod