Okuyucularınız onu takdir edecektir.Your readers will appreciate it.
O, sokaktaki kişilerin konuşma ve yürüyüşünü taklit etmeye başladı.He began to mimic the speech and gait of persons in the street.
Ben şimdi bir taksi istiyorum.I'd like a taxi now.
Sabah saat dokuzda bir taksi istiyorum.I'd like a taxi at nine in the morning.
Yarın akşam bana bir taksi gerekiyor.I need a taxi tomorrow evening.
Takvimimi kontrol edeceğim.I'm going to check my calendar.
Tom, kız kardeşine takılmaktan hoşlanır.Tom liked teasing his sister.
Taksi pahalıdır.A taxi is expensive.
Kuralları takip etmelisin.You have to follow the rules.
Sana lakabını kim taktı?Who gave you your nickname?
"Bir takma adın var mı?" "Evet, Rick.""Do you have a nickname?" "Yes, it's Rick."
Çok teşekkürler. Bunu takdir ediyorum.Thanks a lot. I appreciate that.
Timothy'ye Timmy lakabı takıldı.Timothy was nicknamed Timmy.
Jülyen takvimi Rusya'da geçerliydi.The Julian calendar was in force in Russia.
Jülyen takvimi Rusya'da yürürlükteydi.The Julian calendar was in force in Russia.
Gerçekten ziyaretini takdir ediyorum.I really appreciate your visit.
Bu gece ziyafette takmak için bir kolye ödünç aldım.I borrowed a necklace to wear to the banquet tonight.
Uzun süre gitarıma yeni tel takmadım.I haven't put new strings on my guitar in a long time.
Kravatını takmayı unuttun.You forgot to put on your tie.
Bunu takdir edeceğinizi biliyorum.I know you'll appreciate this.
Gerçekten iyi bir takımın var mı?Do you really have a good team?
Takımınızın değerli bir üyesi olabileceğimi umuyorum.I hope I can be a valuable member of your team.
Tom bizim takımımızda.Tom is on our team.
Takımdan çıkarıldığımı düşündüm.I thought I had been cut from the team.
Yeni takım elbisemi seviyor musun?Do you like my new suit?
Alyansını neden takmıyorsun?Why aren't you wearing your wedding ring?
Alyansınızı neden takmıyorsunuz?Why aren't you wearing your wedding ring?
Takımımız hazır.Our team is ready.
Tom parti için ona verdiği kolyeyi Mary'nin takıp takmayacağını merak ediyordu.Tom wondered if Mary would wear the necklace he had given her to the party.
Motosikletini sürdüğün zaman her zaman kask takar mısın?Do you always wear a helmet when you ride your motorcycle?
Herkes, beni takip et.Everyone, follow me.
Takıma katılmak için yeterince iyi olduğunda katılmana izin vereceğiz.When you're good enough to join the team, we'll let you join.
Onu taktir ettim.I appreciated it.
Genellikle gözlük takar mısın?Do you usually wear glasses?
Genellikle gözlük takar mısınız?Do you usually wear glasses?
Yanlamasına takla attığımı görmek ister misin?Do you want to see me do cartwheels?
Bir takvim alacağım.I'll buy a calendar.
Bir taksiyi paylaşalım.Let's share a cab.
O kravatı asla tekrar takma.Don't ever wear that tie again.
Tom mesaja tekrar taktı.Tom looked at the message again.
Desteğiniz takdir edilmektedir.Your support is appreciated.
Yardımınız takdir edilirdi.Your help would be appreciated.
Cömertliğin takdir edilmektedir.Your generosity is appreciated.
Nezaketiniz takdir edilmektedir.Your courtesy is appreciated.
İşbirliğiniz takdir edilmektedir.Your cooperation is appreciated.
Benim taksim yakında burada olmalı.My taxi should be here soon.
Canıma tak dedi.Have had it.
Bir uçak gemisi ancak bir taktik nükleer silahla yok edilebilir.An aircraft carrier can only be destroyed with a tactical nuclear weapon.
İşleri takas etmek ister misin?Do you want to trade jobs?
O zamanlar erkekler şapka takardı.Men wore hats back then.
Tom tepeden tırnağa silahlı bir takım polis memurlarıyla karşılaştı.Tom ran into a squad of police officers armed to the teeth.
Onlarla takılıyorum.I've been hanging out with them.
Onunla takılıyorum.I've been hanging out with him.
Onlarla takılacağım.I'm going to hang out with them.
Onunla takılacağım.I'm going to hang out with him.
Onlarla takılmam.I don't hang out with them.
Onunla takılmam.I don't hang out with him.
Onlarla takılma.Don't hang out with them.
Onunla takılma.Don't hang out with him.
Seni takımımda istiyorum.I want you on my team.