takıl ile cümle
takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bırak Tom istediği gibi takılsın.Let Tom do what he likes.
Babama kısa süre önce kalp pili takıldı.My dad got a pacemaker recently.
Ampul bitmemiş, sadece düzgün takılmamıştı.The bulb wasn't burnt out. It was just not screwed in properly.
Ampul bozulmamıştı, yalnızca düzgün takılı değildi.The bulb wasn't burnt out. It was just not screwed in properly.
Tom bende takılıyor.Tom lodges with me.
Emniyet kemerin hep takılı olsun.Have your seatbelt on at all times.
Çin'den sipariş ettiğim kameralı dron gümrüğe takıldı.The camera drone I ordered from China got stuck in customs.
Biraz birlikte takılalım, ne dersin?Why don't we spend some time together?
Tom erkeklerin takıldığı maço sitelerde çok zaman geçiriyor.Tom spends a lot of time on the manosphere.
Gunter bir sandalyeye takıldı ve düştü.Gunter tripped over a chair and fell.
Stefan ve Amelia mutfakta takılıp şarap içtiler.Stefan and Amelia hung out in the kitchen, drinking wine.
Stefan ve Amelia şarap içerek mutfakta takıldılar.Stefan and Amelia hung out in the kitchen, drinking wine.
1996'da Bosch LH 3.2 ve Bosch Motronic 4.4 takıldı.In 1996, both Bosch LH 3.2 and Bosch Motronic 4.4 was fitted.
Mart'ta Erener'in evi soyuldu ve ₺15 bin değerindeki takıları çalındı.In March, Erener's house was robbed and 15,000 of her properties were stolen.
İki pile rağmen telefonun düzenli olarak takılması gerekiyordu.Despite two batteries, the phone needed to be plugged in regularly.
"TAKILMAYIN, SADECE İZLEYİN"."TAKILMAYIN, SADECE İZLEYİN".
Antik Mısır heykellerine takılan bazı lensler yukarıda bahsedilenlerden daha eskidir.Some lenses fixed in ancient Egyptian statues are much older than those mentioned above.
Şimdi buna takıldık, benim bildiğim GPL 3'e geçmenin belirgin bir faydası yok.For the time being we stick to that, moving to GPL 3 has no evident benefits I know of.
Bu uzantılar, Visual Studio'ya "takılır" ("plug into") ve onun işlevselliğini genişletmeyi hedefler.These extensions "plug into" Visual Studio and extend its functionality.
Medya tarafından kendisine bin yüzlerin adam olarak lakab takıldı."'മലയാളം വിക്കി'ക്ക് പതിനായിരത്തിന്റെ നിറവ്" (in Malayalam).
Bir sağlık hizmeti sağlayıcısı tarafından takılması genellikle gereklidir.Fitting by a healthcare provider is generally required.
Sağ eli yerine altından bir el takılmıştır.The right hand is raised up to the right shoulder, with the palm facing left.
İlk satır, normal bir ev telefonuna benzer bir duvar prizine takılır.The first line plugs into a wall jack similar to a regular home telephone.
Aspasia’ya "Yeni Omphale", "Deianira", "Hera" ve "Helen" adları takılmıştır.Aspasia was labeled the "New Omphale", "Deianira", "Hera" and "Helen".
Aynı zamanda Toronto yorumcuları tarafından "Big Nate" lakabı da takıldı.He was also nicknamed "Big Nate" by Toronto commentators.
Gösteri, daha yeni takılan düz cam pencerelerinin tekrar paramparça edilmeleri ile sona erdi.The demonstration ended with the newly installed plate-glass windows being smashed again.
Herhangi bir araca 10 dakika içerisinde takılabilir.It can be mounted on any vehicle in about 10 minutes.
Arabalar, kızlar, gençler takılıyorlar ve eğleniyorlar.Cars, girls, just young people hanging out, having fun, that kind of thing.
11 Kasım'da NJPW, 2013 World Tag League'e takılan takımları açıkladı.On November 11, NJPW announced the participating teams in the 2013 World Tag League.
Özgürlük ve Dayanışma Haçı 38 mm genişliğinde beyaz bir kurdele ile takılır.The Cross of Freedom and Solidarity is suspended from a white ribbon, 38 mm wide.
Karl'a 26 Kasım 1346 tarihinde Bonn'da taç takıldı.Charles was crowned on 26 November 1346 in Bonn.
Windows'un bazı sürümlerinde ayrıca Flip 3D ve takılar da bulunuyor.On some versions of Windows, it also includes Flip 3D and the charms.
Doğru takılmışsa, fincan sızmamalı veya herhangi bir rahatsızlığa neden olmamalıdır.If correctly inserted, the cup shouldn't leak or cause any discomfort.
İlk takılabilir gözlük 1286 yılı civarında İtalya'da icat edildi.The first wearable eyeglasses were invented in Italy around 1286.
Topun KV tankına takıldığıyla ilgili herhangi bir bilgi bunmamaktadır.There is no information about the gun being mounted in the KV tank.
Daha sonra her ikisi de TF33 motorları takılarak E-3A standartına dönüştürülmüştür.Both converted to E-3A standard with TF33 engines.
Tech'le takılır.Run Around Tech.
2 Eylül 1347 yılında Karl'a Bohemya Krallığı taçı takıldı.On 2 September 1347, Charles was crowned King of Bohemia.
Parmağında büyülü bir yüzük takılıdır.He has a valuable ring in his finger.
Poe'nun iğneleyici eleştirileri ona "tomahawk man" adının takılmasına neden olmuştur.Poe's caustic reviews earned him the reputation of being a "tomahawk man".
Silah bunun yanında FV432 ve 3/4 tonluk Portee Land Rover araçlara takıldı.It was also fitted to vehicles, such as the FV432 or a 3/4 ton portee Land Rover.
Cox'un takıldığı sorun yazılımlardaki bileşenlerin tekrar kullanılabilmesiydi.Cox would serve as the feature back for the Minutemen.
Hoffmann Olympiya ile dans etmeye başlar; ama ayağı takılıp yere düşer gözlükleri düşüp kırılır.While dancing with Olympia, Hoffmann falls on the ground and his glasses break.
Başları kesildi, bir sırığa takıldı ve atlılar tarafından Roma'ya taşındı.Their heads were cut off, placed on poles, and carried to Rome by cavalrymen.
Bu yüzden ona özel bir ad takılmıştır.I still think he has a special gift.
Jess tanıştıkları adamla takılır fakat daha sonra bir şey almaya gider.Jess is hanging around with the man and after a while, she goes to get something.
Gece vakti takılmayı ve düşünceler kurmayı çok severim.I am still awake at night, asking how?
Geçirdiği uçak kazasında bir bacağını kaybettiğinde, ona "konforsuz ahşap takma bacak" takıldı.When he lost a leg in an aircraft crash, he was fitted with an "uncomfortable wooden replacement".
Çocuk ona tanıdığı birkaç öğrencinin Cassie'ye biraz takılmak istediğini söyler.The student confesses that some of his friends want to hurt Cassie.
Gövdesinin baş tarafına maşa takılır.Then he licks the propmaster himself.
MRC108 – Çok bantlı iletişim araçları takılı İleri Hava Kontrol modeli.MRC108 – Forward Air Control variant, with multi-band communications equipment.
Hastalar kafalarına takılan her türlü soruyu görevliye sormalıdır.All contestants will answer the same set of questions in writing.
Daha sonra meleğin yolda trafiğe takıldığını görüyoruz.Then we saw someone lying on the road.
Yüzüne halkalar takılıp çekilerek fatihin önüne getirildi.They gave him a blow over the head and stabbed him.
Mercan takılar eski Mısır ve diğer tarih öncesi mezarlarda bulunmuştur.The remaining items were found in an Egyptian tomb or other prehistoric sites and cemeteries.
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.They were featured in Boing Boing and Wired.
Konsol, Nintendo 64'e dayanmakta olup doğrudan televizyona takılmaktadır.The system resembles a Nintendo 64 controller and attaches to a TV set.
Cromwell III (±200 adet üretildi) Centaur I Meteor V12 motor takılarak geliştirildi.Cromwell III Centaur hull fitted with Meteor V12 engine.
Petrus Comestor (ölüm1198) Zamanın ustası lakabı takıldı.Petrus Comestor (died 1198).
Bir disk takıldığında AutoPlay iletişim kutusunda bir seçenek olarak da seçilebilir.It can also be picked as an option in the AutoPlay dialog when a disc is inserted.
İlgili Sayfalar