takıl ile cümle
takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.А в цьому випадку, чоловік зачарований бамбуковим простирадлом.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.А в этом случае мужчину завораживает бамбуковая подстилка.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.ובמקרה הזה, הגבר נקשר למזרן במבוק.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.و فى هذة الحالة يكون الرجل قد تعلق بالمرتبة الخيزران.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.朗読します ユアンチャンという男の詩です
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.而喺呢一首詩入面,一個男人對一張竹蓆情有獨鍾
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.핀란드 사람들은 그런 규칙에 얽매이지 않습니다.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.Sie beschäftigen sich nicht zwanghaft mit diesen Fächern.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.Δεν παθιάζονται μ' αυτούς τους κλάδους.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.הם לא כפייתיים בנוגע למגמות הלימוד הללו.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.أنهم لا يدعون تلك التخصصات تستحوذ.
Bu tip disiplinlere takılıp kalmıyorlar.教育に対して
-Bütün bunlardan bıktım artık. -Bana takıl, seni eğlendiririm.- Ich heitere dich auf!
-Bütün bunlardan bıktım artık. -Bana takıl, seni eğlendiririm.- Mam już tego dosyć - Wyjdźmy dziś wieczorem.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Aber wir scherzen gerne, in den ersten Monaten im Leben unserer Kinder das ist Onkel Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Ale lubimy żartować, że przez pierwsze miesiące życia naszych dzieci to jest Wujek Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Ale rádi vtipkujeme. že v prvních měsících všech našich dětí, toto je strýček Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Azon viccelődtünk az első hónapokban, minden gyerekünknél, hogy ez itt a Rufus bácsi.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Dar ne place să glumim, în primele luni ale vieţilor tuturor copiilor noştri, acesta e unchiul Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.그런데 우리는 모든 우리 아이들의 첫 몇 해동안에는 농담하기를 좋아합니다. 이 사람은 루퍼스 아저씨입니다.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Ma ci piace scherzare, dicendo che nei primi mesi di vita di tutti i nostri figli, lui era lo Zio Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Namun kami sering bercanda, di bulan-bulan pertama kehidupan semua anak kami, ini Paman Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Nhưng chúng tôi thích đùa rằng, trong những tháng đầu đời của các con chúng tôi, đây là ông Chú Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Nos primeiros meses de vida dos nossos filhos, há um Tio Rufus. (Risos) RG:
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Pero nos gusta bromear con que, en los primeros meses de las vidas de nuestros hijos, este es el Tío Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Radi žartujeme, že v prvých mesiacoch života našich detí bol strýkom Rufusom.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.We grappen daar graag over, in de eerste maanden van al de levens van onze kinderen is dit Oom Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Але ми любимо жартувати, що в перші місяці життя всіх наших дітей він для них - дядько Руфус.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Однако, как мы любим шутить, в первые месяцы жизни всех наших детей, он для них - дядя Руфус.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.אבל אנחנו אוהבים לצחוק על זה, שבחודשים הראשונים בחיי הילדים שלנו, זהו דוד רופוס.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.ولاننا نحب ان نمازح بعضنا البعض .. كنت اقول في سنوات أطفالي الاولى لروفوس هذا هو العم روفوس
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.彼は叔父なんだ と 言ったりします (笑い)
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Acest lucru poate fi înţepenit, ca acel mic triunghi verde acolo sus, un fel de a simboliza asta chiar acum.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Benda ini dapat terjebak, seperti segitiga hijau di atas sana, seperti sebuah simbol dari hal ini.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Cette chose peut être collée, comme ce petit triangle vert là haut, qui le symbolise ici actuellement.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Den här saken kan fästas, som den där lilla gröna triangeln där uppe, symboliserar just nu.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Esta cosa puede adherirse, como este pequeño triángulo verde de arriba, simbolizando esto aquí.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Ez a dolog rögzíthető, mint az a kis zöld háromszög odafenn, ami most a jelenséget szimbolizálja.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Isto pode ser anexado, tal como aquele triângulo verde ali em cima, que o simboliza.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Je kunt dit ding plakken, net als dit groene driehoekje hierboven, wat dit nu min of meer symboliseert.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.이 분자를 붙일 방법이 있습니다. 화면 위의 녹색 삼각형이 이 녀석입니다.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Questa cosa può essere attaccata, come il triangolino verde qua sopra, che simbolizza questo ora.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Tato věc může zůstat viset, stejně jako ten zelený trojúhelník tam nahoře, to přibližně symbolizuje toto.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Thứ này có thể kết dính, giống như tam giác nhỏ màu xanh ở trên kia, biểu tượng hiện giờ của nó.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Цю річ можна прикріпити, як ось той зелений трикутник що вгорі, що символізує її зараз.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.Эту штуку можно прикрепить, как тот зеленый треугольник там вверху, как бы символизирующий эту штуку сейчас.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.את המולקולה הזו אפשר להדביק, כמו המשולש הירוק הקטן שם למעלה, שמסמל את זה כרגע.
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.هذا الشي يمكن أن يبقى ، كذلك المثلث الأخضر في الأعلى أحاول أن أكون مجازي الآن
Bu yukardaki yeşil üçgen gibi takılabiliyor, şu anda görselleştirdiğimiz gibi.小さな緑色の三角形として表されています これをDNAアプタマーと呼ばれるものに結合させることができます
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.Así que cuelgue en el exterior de esta bacteria.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.A tak se potloukat na vnější straně těchto bakterií.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.Então eles irão ficar na parte externa desta bactéria.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.Отже, він залишається на зовнішній стороні бактерії.
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.لذلك فهي تتعلق على الجانب الخارجي من البكتريا
Bu yüzden, bakterinin dışında takılıyorlar.彼らは本質的に遺伝の注入と
Çabuk, kolay ve dişinize takılmayacakЭто быстро, легко и это не застрянет в ваших зубах
Çalışanların bir çoğu müşterileri için ağır televizyon ünitelerini taşımamız için bize takıldılar.우리에게 무거운 텔레비전을 나르라고 농담하는 직원들도 있었습니다.
Çalışanların bir çoğu müşterileri için ağır televizyon ünitelerini taşımamız için bize takıldılar.Mnohí vtipkovali a hovorili nám, aby sme išli dozadu pre veľké TV prijímače pre zákazníkov.
Çalışanların bir çoğu müşterileri için ağır televizyon ünitelerini taşımamız için bize takıldılar.Veel van hen grapten en probeerden ons in het magazijn te krijgen om zware televisies voor klanten te halen.
Çalışanların bir çoğu müşterileri için ağır televizyon ünitelerini taşımamız için bize takıldılar.רבים מהם סיפרו בדיחות על זה שניסו לגרום לנו לגשת למחסנים כדי שאנחנו נסחוב טלויזיות ענק ללקוחות שלהם.