takıl ile cümle
takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım. Kadın:Okay. mand:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım. Kadın: Tamam. >> Adam:Okay. người đàn ông: nhưng tôi đã lập kế hoạch nói cô ấy chính xác làm thế nào tôi cảm thấy về cô ấy.
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım. Kadın: Tamam. >> Adam:Так. мужчина:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Ma este Emilyvel leszek. nő: Igen. férfi:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Näen Emilyä tänä iltana. nainen:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Stasera esco con Emily. donna: Okay. uomo:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Wychodzę dziś z Emily. kobieta:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Απόψε θα δω την Έμιλι. γυναίκα:
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Acest dispozitiv este inaccesibil (fie este deconectat, fie driver- ul nu este încărcat).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Denne enhed er ikke tilgængelig i øjeblikket (enten er den frakoblet eller driveren er ikke indlæst).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Dieses Gerät ist momentan nicht verfügbar (entweder ist es ausgesteckt oder der Treiber ist nicht geladen).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.이 장치를 사용할 수 없습니다. 연결되어 있지 않거나 드라이버가 없습니다.
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Naprava trenutno ni dosegljiva (lahko da je izključena ali pa ni naložen gonilnik).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.هذا جهاز هو ليس متوفّر الإيطالية هو أو سوّاق هو ليس تمَ التحميل
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Acesta e marele rechin alb care mi-a mâncat câteva din capcane.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Ceci est un Grand Requin Blanc qui a avalé quelques uns de mes pièges.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Das ist ein Weißer Hai der ein paar meiner Fallen gegessen hat.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Đây là Cá mập trắng ăn một vài cái bẫy của chúng tôi.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Dette er en stor hvid haj, der åd nogle af mine fælder.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Dit is een grote witte haai die een paar vallen heeft opgegeten.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Éste es un gran tiburón blanco que se comió alguna de mis trampas.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.이것은 제 덫을 일부 삼킨 백상아리 입니다.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Questo è un grande squalo bianco che ha mangiato alcune delle mie trappole.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Tämä on valkohai, joka söi joitain ansoistani.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.To żarłacz biały, który zjadał zastawione na niego sieci.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Αυτός είναι ένας Μέγας Λευκός καρχαρίας που έφαγε κάποιες από τις παγίδες μου.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Вот большая белая акула, которая съела несколько моих ловушек.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Това е една голяма бяла акула, която изяде някои от моите капани.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.זה כריש לבן גדול שאכל כמה מן המלכודות שלי.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.هذا هو القرش الأبيض الكبير الذي أكل البعض من شراكي.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.釣り上げたところです 夜になってもサメがいます
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.어린이가 접힌 부분을 펼쳐서 읽는 책인데, 머리를 그 안에 집어 넣을 수 있어요.
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.ילד שקרא קריאת ספר קופץ לתלת מימד, יש סיכוי שתתחבו את ראשכם פנימה.
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.عند الصغر تقرأون الكتب التي بها صور بارزة فتدخلون رؤوسكم بها
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.中に頭をつっこみ
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Deze apparaten worden steeds kleiner en komen bij meer en meer van deze patiënten terecht.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Diese Geräte werden immer kleiner und werden in immer mehr solchen Patienten eingepflanzt.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.E estes aparelhos estão a ficar mais pequenos e a chegar a cada vez mais destes doentes.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.E questi apparecchi stanno diventando sempre più piccoli e vengono usati con sempre più pazienti.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Estos dispositivos son cada vez más pequeños y cada vez se usan más en estos pacientes.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Et ces appareils deviennent plus petits et entrent dans un nombre grandissant de ces patients.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Ezek az eszközök egyre kisebbek lesznek és egyre több beteg fogja használni őket.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.In te naprave so vse manjše, uporablja pa jih vse več teh bolnikov.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.I te urządzenia zmniejszają się i docierają do coraz większej liczby tych pacjentów.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.또한 이러한 장치는 점점 더 소형화되고 보다 많은 마비 환자에게 적용되고 있습니다.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Și aceste dispozitive devin mai mici și intră în din ce în ce mai mulți pacienți.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Αυτές οι συσκευές γίνονται όλο και μικρότερες και μπαίνουν σε όλο και περισσότερους από αυτούς τους ασθενείς.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.И тези устройства стават все по-малки и достигат до все повече и повече от тези пациенти.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.Эти устройства уменьшаются в размерах, и всё больше и больше пациентов находят им применение.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.והמכשירים הללו נעשים קטנים יותר ומוחדרים ליותר ויותר פציינטים.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.أصبحت هذه الأجهزة أصغر فأصغر و يستفيد منها عدد أكثر فأكثر من المرضى.
Bu cihazların boyu gittikçe küçülüyor ve her geçen gün daha çok sayıda hastaya takılıyorlar.今後どんどん患者に導入されるでしょう まだ臨床試験中ですが
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Beaucoup d'entre elles ne sont pas mal du tout.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Dan kebanyakan dari mereka cukup bagus.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.És a legtöbbjük elég jó.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.보시다시피, 친구들이랑 노는 것을 좋아하는군요, 그쵸? 그리고 대부분은 아주 잘 만들어 집니다.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.le gusta estar con sus amigos. Y muchos de ellos son bastante buenos.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Molti di loro sono venuti davvero bene.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.Och, du vet, han gillar ju att hänga med sina polare. Och många av dem är faktiskt ganska bra.
Bu da arkadaşlarıyla takılmayı sever, değil mi? ve birçoğu biraradayken gayet güzeldir.On bardzo lubi spędzać czas ze swoimi "kumplami". Wielu z nich jest naprawdę dobrych.
İlgili Sayfalar