takıl ile cümle

takıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ağ Arayüzü TakıldıCommentNetzwerkschnittstelle angeschlossenComment
Ağ Arayüzü TakıldıCommentΕπισύναψη διασύνδεσης δικτύουComment
Ağ Arayüzü TakıldıCommentΣύναψη διασύνδεσης δικτύουComment
Ağ Arayüzü TakıldıCommentДоданий інтерфейс мережіComment
Ağ Arayüzü TakıldıCommentوُصِلت واجهة شبكيةComment
Ağ Arayüzü TakıldıCommentネットワークインターフェースの追加Comment
(Ağır solunum) Ah, birisi takılıp var. Onlar bazı gizlilik ihtiyacım var.まあ、それは奇妙なことだ。 (トイレのフラッシング) 私はどこでもあなたを取ることができない!
Ah, birisi takılıp var.Eh, alguien se ha quedado encerrado.
Ah, birisi takılıp var.Eh, seseorang terjebak.
Ah, birisi takılıp var.Euh, quelqu'un est resté coincé.
Ah, birisi takılıp var. Onlar bazı gizlilik ihtiyacım var.اه، متورطون شخص ما. انهم فقط بحاجة الى بعض الخصوصية.
Ah, birisi takılıp var.Uh, bekam jemand stecken.
Ah, birisi takılıp var.Uh, qualcuno è rimasto bloccato.
Ah, birisi takılıp var.Ну, кто-то застрял.
Akıllarına takılan ilk soru şu, ya karşı taraf bu kontrattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiremezse?Ta hlavní je: Co když ta druhá strana nedodrží svou část smlouvy?
Aklıma takılan şey bu.Asta voiam sa spun.
Aklıma takılan şey bu.C'est ce à quoi je pensais.
Aklıma takılan şey bu.Dat is wat ik aan het denken was.
Aklıma takılan şey bu.Đó là điều em đang nghĩ...
Aklıma takılan şey bu.Itulah yang kupikirkan.
Aklıma takılan şey bu.To se mi je porajalo v glavi.
Aklıma takılan şey bu.Вот о чем я думаю.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Ale zarazilo mě, jak moc se tenhle ponor, tyhle hloubkové ponory, podobaly kosmické misi.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Elképesztő a hasonlóság egy ilyen mély merülés és egy űrhajós küldetés között.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.한편 저는 이러한 심해 잠수가 우주 미션과 많이 유사하다는 생각을 하게 되었습니다.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Maar het viel me op hoe veel deze duik, deze diepe duiken leken op ruimtemissies.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Mais, ça m'a frappé à quel point cette plongée, ces profondes plongées, ressemblaient à une mission spatiale.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Ma sono rimasto fulminato da quelle immersioni profonde, era come una missione spaziale.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Men, det slog mig hur mycket detta dyk, dessa djupa dyk var som en rymdexpedition.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Men, det slog mig hvor meget dette dyk , disse dybe dyk, var ligesom en rummission.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Olin yllättynyt, kuinka tuo sukellus syvälle oli kuin avaruuslento.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Uderzyło mnie jak bardzo to zejście pod wodę, te głębokie zejścia pod wodę przypominały misję kosmiczną.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Und mir fiel auf, wie sehr diese Tiefseetauchgänge, einer Weltraummission ähnelten.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Αλλά συνειδητοποίησα πως αυτή η κατάδυση, στα βάθη του ωκεανού, ήταν σαν μια αποστολή στο διάστημα.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.И меня осенило — насколько эти погружения, глубоководные погружения, были похожи на космические миссии.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.І я зрозумів, наскільки ці занурення, глибокі занурення були схожі на космічну місію.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Но ме порази как това гмуркане и дълбоководните спускания бяха като космическа мисия.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.אך, עלה בדעתי כמה שהצלילה הזאת, צלילות העומק האלו היו כמו משימה בחלל.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.ولكني ذهلت اذ كيف يمكن .. لعملية الغوص .. عمليات الغوص العميقة ان تبدو كما هي المهمة الفضائية
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.まるで宇宙での活動のように 感じられる事でした 極めて専門的な分野であり
Ama daha zor bir probleme geçeceğiz, ve bu konuda takıldığımız bir problem olacak.Aber mir wurde ein noch schweres Problem gegeben und das ist was wir nun angehen wollen.
Ama daha zor bir probleme geçeceğiz, ve bu konuda takıldığımız bir problem olacak.Mamy jednak przed sobą znacznie bardziej złożony problem, który postaramy się pokonać.
Ama daha zor bir probleme geçeceğiz, ve bu konuda takıldığımız bir problem olacak.Mas eu inicialmente estava pensando num problema mais difícil ainda, e que vamos lidar com ele,
Ama daha zor bir probleme geçeceğiz, ve bu konuda takıldığımız bir problem olacak.Pero a mi me dieron un problema aun mas dificil, y es por eso que vamos a hacer este.
Ama daha zor bir probleme geçeceğiz, ve bu konuda takıldığımız bir problem olacak.لكن قد اعطي لي مسألة اكثر صعوبة منها، و هي ما سوف نقوم بحله هنا
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.E' inciampata sul serbatoio dell'ossigeno.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Elle fit tomber sa réserve d'oxygène.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.그런데 그곳에서 산소통에 발이 걸려 넘어졌지요.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Przewróciła się na zbiorniku z tlenem.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.S-a împiedicat de tubul oxigen.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Sie stolperte über ihren Sauerstoffbehälter
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Y se tropezó con su tanque de oxígeno.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Ze struikelde over haar zuurstoftank.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Σκόνταψε πάνω στη φιάλη οξυγόνου της.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Мими там споткнулась о свою кислородную маску.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.Тя се спънала в резервоара си с кислород.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.והעבירה אותה מביתה לדיור מוגן.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.وهناك تعثرت في إسطوانة الأكسجين.
Ama gene de oksijen tüpüne ayağı takıldı ve düştü.この年代の人は警報機を持っていても
Ama ilk geldiklerinde sordukları soru aklıma takıldı:Aber die Frage, die sie mir zuerst stellten, war immer noch in meinem Kopf:
İlgili Sayfalar