takılı ile cümle

takılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."Van erősített meg?" Kérdezte az első taxisofőr.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."Você já fixou?", Perguntou o cocheiro primeiro.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."Vy jste připevnil?" Zeptal se první taxíkář.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."Vy ste pripevnil?" Spýtal sa prvý taxikár.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."Το έχετε προσδεθεί;" ρώτησε το πρώτο σωφέρ.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."Ти прив'язав?" Запитав перший візник.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."Ты привязал?" Спросил первый извозчик.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."هل سبق لك أن تثبت ذلك؟" طلبت من قائد المركبة الأولى.
"Takılır mı?" Ilk arabacı sordu."私はfrocksからだ"バーテンは言った。ひげの男は彼のを置き換え
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)A porta a que está ligado o telescópio (p. ex., / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)A teleszkóp csatlakozója (pl. / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)De poort waarmee de telescoop is verbonden (b.v. /dev/ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)Der Anschluss, an dem das Teleskop angeschlossen ist (z. B., /dev/ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)망원경의 접속 포트( 즉 / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)El puerto al que se conecta el telescopio (e. g., / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)La porta a cui il telescopio è connesso (ad es. / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)Le port auquel est rattaché le téléscope (par exemple / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)Port, do którego podłączony jest teleskop (np. / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)Porten hvortil teleskopet er tilsluttet (f. eks. / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)Porten som teleskopet är ansluten till (t. ex. / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)Η θύρα στην οποία είναι συνδεδεμένο το τηλεσκόπιο (π. χ., / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)Порт, з яким з' єднано телескоп (наприклад, / dev/ ttyS0)
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)الـ منفذ إلى هو مرفق e g
Teleskopun takılı olduğu bağlantı noktası (örneğin, / dev/ ttyS0)望遠鏡が接続されているポート (例: /dev/ttyS0)
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Ah, no será que todavía estás pensando en la conversación con Mama".
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Du machst dich doch nicht immer noch verrückt wegen der Unterhaltung mit Oma?"
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi. (Gülüşmeler)" ồ, anh mong em sẽ không bận tâm quá nhiều về buổi nói chuyện đó của bà ngoại và em" ( tiếng cười)
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Hele, doufám, že ještě nejseš zblblej z toho, co ti vykládala babička."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Jag hoppas du inte fortfarande tänker på det där samtalet mormor hade med dig."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."아, 너 할머니가 너한테 한 말땜에 아직두 그러니?" 라고 물었어요.
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Mam nadzieję, że nie chodzi o rozmowę, którą odbyłeś z babcią".
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Oh, espero que não estejas ainda preso "àquela conversa que a Mamã teve contigo."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Oh, spero che tu non sia ancora ossessionato da quella chiacchierata con la nonna."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."O, ik hoop dat je niet inzit over dat gesprek dat oma met je had."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Remélem nem vagy még mindig fennakadva azon a beszélgetésen a nagyival!"
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Sper că nu ai rămas cu conversaţia pe care mama a avut-o cu tine."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Ελπίζω να μη σε απασχολεί ακόμα εκείνη η συζήτηση που είχες με τη Μαμά."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."А... тебя, наверное, ещё парит тот разговор с бабушкой".
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."О, надявам се, че не си заклинил още на този разговор, който Мама проведе с теб."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."אוי, אני מקווה שאתה לא תקוע עדיין על השיחה הזאת שסבתא עשתה לך."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi." أوه ، أتمنى ألا تكون لازلت متمسكاً بذلك الحديث التي حدثتك به جدتي."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi.お前 気にしてんじゃないよな」 (笑)
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.옷 쪽을 향하지 마시고 그냥 서 계세요."
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.Len tak postávajte dokola, nevšímajte si tovar."
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.Wandel rond en kijk niet naar de producten."
Ürünlere bakmayın, sadece takılın." dedim.רק עמדו שם ואל תעמדו עם הפנים למוצרים."
Usta bir dağcı olan ama güçsüz bir tırmanıcı yüzünden zirvenin yakınlarında takılıp kalmış olan그들은 산 정상 가까이 힘이 다한 동료와 함께 갇혀있는 뛰어난 등반가
Usta bir dağcı olan ama güçsüz bir tırmanıcı yüzünden zirvenin yakınlarında takılıp kalmış olanהם ניסו לשדר הודעה ברדיו לרוב הול, הוא היה מטפס מעולה
Usta bir dağcı olan ama güçsüz bir tırmanıcı yüzünden zirvenin yakınlarında takılıp kalmış olanومن ثم حاولوا التواصل مع " روب هال " بواسطة الراديو فقد كان متسلق قوي وبارع
Usta bir dağcı olan ama güçsüz bir tırmanıcı yüzünden zirvenin yakınlarında takılıp kalmış olan飛びぬけた登山家が 少し劣った登山家と共に
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Chúng dính vào người cá voi và cuối cùng giết chúng.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.De håller fast vid dem, och eventuellt så tar dessa död på dem.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Elles les gardent et ça finit par les tuer.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.그 장치들은 그들을 계속 잡고 있다가 결국은 죽이게 됩니다.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Rămân agățate de ele și asta le omoară în cele din urmă.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Se aferran a ellas, y eventualmente las mata.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Sie bleiben daran hängen und sterben schließlich daran.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Ta se jih drži in jih prej ali slej ubije.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Viszik magukkal, és ez végülis végez velük.
Üzerlerinde takılı kalıyor ve sonunda onları öldürüyor.Ze houden ze bij zich, en uiteindelijk gaan ze eraan dood.

İlgili Sayfalar