takılı ile cümle

takılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sadece takılıyor, rahatlamış bir durumda.Απλά κάθεται. Είναι ήρεμος.
Sadece takılıyor, rahatlamış bir durumda.Просто розслабитись.
Sadece takılıyor, rahatlamış bir durumda.Той просто си седи. Отпуснат е.
Sadece takılıyor, rahatlamış bir durumda.הוא רק עומד. הוא רגוע.
Sadece takılıyor, rahatlamış bir durumda.هو الان مرتاح .. ولا يفكر بشيء
Sadece takılıyor, rahatlamış bir durumda.これによって ベースラインというか
Sadece takılıyorum.AO: Csak ugratom, oké?
Sadece takılıyorum.AO : Je rigole, bien sûr.
Sadece takılıyorum.AO:
Sadece takılıyorum.- AO: Solo bromeaba.
Sadece takılıyorum.AO: Una presa in giro, vero?
Sadece takılıyorum.AO: Żartujesz, prawda?
Sadece takılıyorum.AO: Απλά κάνουμε πλάκα, έτσι; Πάμε.
Sadece takılıyorum.Chỉ đùa thôi, phải không?
Sadece takılıyorum.Ich mach nur Spaß, okay?
Sadece takılıyorum.Jen ho škádlím.
Sadece takılıyorum.Numai să ne necăjească, da?
Sadece takılıyorum.АО: Дражнишся, так?
Sadece takılıyorum.АО: Просто шучу.
Sadece takılıyorum.Само се шегуваш, нали?
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiĐừng để mắc lỗi gì nữa đó bất kể là chị làm rơi nhẫn hay đạp lên váy rồi té
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiGör inga misstag igen, som tappa ringen eller stå på din egen klänning och rammla.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiJangan membuat kesalahan lagi. Baik itu menjatuhkan cincin atau kau menginjak gaunmu sendiri dan terpeleset.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiMaak geen fouten meer, of je nou de ring laat vallen of je trap op je eigen jurk en je valt.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiMach nicht wieder Fehler, ob du nun den Ring fallen lässt oder auf dein eigenes Kleid tritts und fällst.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiNe delaj spet napak, pa če to pomeni, da ti pade prstan iz rok, ali pa da pohodiš obleko in padeš.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiNe fais pas d'erreurs, que ce soit faire tomber la bague ou marcher sur ta propre robe et glisser.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiNie popełnij tylko żadnego błędu coś w stylu upuszczenia pierścionka, podknięcia się o sukienke i wywróceniu
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiNon fare ancora errori, come far cadere l'anello o inciampare sul tuo abito e scivolare.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiSa nu faci greseli din nou, daca scapi inelul sau calci pe propia rochie si aluneci.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiΜην κάνεις λάθη πάλι, όπως το να σου πέσει το δαχτυλίδι ή να πατήσεις το νυφικό και να γλιστρήσεις.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiНе делай глупостей снова, таких как уронить кольцо или наступить на свой подол и поскользнуться.
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibi.אל תגרמי לטעויות עוד פעם .בין אם זה להפיל את הטבעת שלך, או למעוד על השמלה
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibiلا تقومي بعمل الأخطاء مجدداً سواءً توقعين الخاتم أو تدوسين على فستانك و تنزلقين
Sakın hata yapayım deme ne bileyim yüzüğü düşürmek, gelinliğine takılıp düşmek gibi指輪落としたりとか ドレス踏んづけてコケるとかさ ちょっと!
Şimdi Archie bir doktordu. Yani doktorlarla çok takılıyordu.Como Archie era médico, se encontraba a cada rato con otros doctores.
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Akkor hát miért is ragadunk bele abba az érzésbe, hogy igazunk van?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Allora, perché restiamo bloccati in quest'atteggiamento di aver ragione?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Alors pourquoi nous retrouvons-nous coincés dans cette impression d'avoir raison?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Deci de ce ne blocăm în această impresie că avem dreptate?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Então, porque é que estamos presos neste sentimento de estar certo?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Entonces, ¿por qué nos obstinamos en tener razón?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Jadi, mengapa kita terperangkap dalam perasaan selalu benar ini?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Joten miksi jäämme jumiin tähän tunteeseen?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.그럼 왜 우리가 내가 옳다는 생각에 잡혀 있나요?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Proč jsme se tedy zasekli u pocitu, že máme vždy pravdu?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Så hvorfor bliver vi fanget i denne fornemmelse af at have ret?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Takže, prečo sa zasekávame v tomto pocite mať pravdu?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Vậy thì tại sao chúng ta luôn có có cảm giác là chúng ta đang đúng?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Waarom komen we vast te zitten in dit gevoel van gelijk hebben?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Warum also sind wir in dem Gefühl gefangen, recht zu haben?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Więc dlaczego utknęliśmy w tym poczuciu, że zawsze mamy rację?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Λοιπόν, γιατί κολλάμε σε αυτό το συναίσθημα της ορθότητας;
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.И така, защо се придържаме към това усещане за правота?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Отже - чому ми застрягли у цьому почутті правоти?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Так почему же мы застряли в этом ощущении правильности?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.אם כך מדוע אנו נתקעים בתחושה זו שאנו צודקים?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.إذا .. لماذا نعلق في تلك الفقاعة .. فقاعة شعورنا الدائم بأننا مصيبون - محقون
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.正しいという感情に陥ってしまうのでしょう 理由の一つは 間違える時の感情に起因します
Sonra da bacaklarda takılıp kaldı. "Ama bacaklar ne oluyor, nasıl duruyor, anne?Ensuite elle commence à se préoccuper des jambes. " Et oú ils mettent les jambes, Maman.

İlgili Sayfalar