takılı ile cümle

takılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.Ta seznam prikazuje podatke o režah PCI na matični plošči v vašem računalniku in o napravah v teh režah.
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.Tento seznam zobrazuje informace o sběrnici PCI a připojených zařízeních.
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.Zobrazenie informácií o PCI zásuvkách vo Vašom počítači a o pripojených príslušných zariadeniach.
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.В этом списке показываются сведения об устройствах на шине PCI вашего компьютера.
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.Показване на данни за слотовете на PCI в компютъра ви и за съответните свързани устройства.
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.Тут показано інформацію про роз’ єми PCI вашого комп’ ютера і відповідні, вставлені у них пристрої.
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.תצוגה זו מציגה נתונים אודות חריצי ה־ PCI במחשב שלך ואת ההתקנים המחוברים אליהם.
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.تعرض هذه الشاشة معلومات عن شقوق PCI في حاسوبك والأجهزة المتصلة بها
Bilgisayarınızın PCI yuvaları ve bu yuvalara takılı aygıtlar hakkında bilgi verir.あなたのコンピュータの PCI スロットと、接続されている関連デバイスの情報を表示します。
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.Beaucoup de gens sont dans l'attente de cette chose-là
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.Een heleboel mensen zijn in het bedrijf station rond dit.
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.Multe persoane se confruntă cu probleme legate de acest lucru și care îi țin pe loc.
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.Sok embert tart ez a "váróteremben"... ez a dolog, igen.
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.Und viele Leute sind in der Haltestation darüber.
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet... Bunun etrafında.Κρατεί αρκετό κόσμο στη θέση αναμονής για αυτό· ναι.
Bir çok insan bu bekleme istasyonun etrafında takılı kalıyorlar. Evet...Mantiene a mucha gente en la estación de espera, cerca de ella
Birkaç nokta da çizebiliriz. Bir soruda takılırsam, hep böyle yaparım. -Это то, что я обычно делаю, если у меня не получается решить математическую задачу.
Bir kişilik olduğumuz hissine sahip olduğumuz sürece, bir şeye takılıyız.En la medida que tengamos la sensación de ser una persona, estamos tramando algo.
Bir kişilik olduğumuz hissine sahip olduğumuz sürece, bir şeye takılıyız.Fino quando abbiamo la sensazione di essere una persona siamo sempre coinvolti in qualcosa.
Bir kişilik olduğumuz hissine sahip olduğumuz sürece, bir şeye takılıyız.Пока у нас есть ощущение, что мы - личности, мы привязаны к чему-то.
Bir soruda takılırsam, hep böyle yaparım. -C'est ce que j'ai toujours utilisé faire si j'ai jamais eu coincé sur un problème mathématique.
Bir soruda takılırsam, hep böyle yaparım. -É o que eu sempre costumava fazer se eu ficava travado num problema de matemática.
Bir soruda takılırsam, hep böyle yaparım. -Eso es lo que hacía si me quedaba confuso en un problema.
Bir soruda takılırsam, hep böyle yaparım. -Tak zawsze robiłem, gdy utknąłem w jakimś zadaniu.
Bir soruda takılırsam, hep böyle yaparım. -ذلك ما اعتدت دائماً ان افعله اذا لم اتمسك بمسألة رياضيات
Bizim ziyaretçi bazı belirgin ile baktı languid de sürpriz, takılıyor rakam için tasvir şüphesiz olmuştu adamIl nostro visitatore guardò con una certa apparente sorpresa per la languida, figura lounging of
Bizim ziyaretçi bazı belirgin ile baktı languid de sürpriz, takılıyor rakam için tasvir şüphesiz olmuştu adamLátogatónk nézett néhány látszólagos meglepetés a bágyadt, kis pihi alakja
Bizim ziyaretçi bazı belirgin ile baktı languid de sürpriz, takılıyor rakam için tasvir şüphesiz olmuştu adamNotre visiteur regarda avec une certaine apparente surprise à la langueur, la figure de détente
Bizim ziyaretçi bazı belirgin ile baktı languid de sürpriz, takılıyor rakam için tasvir şüphesiz olmuştu adamНаш відвідувач подивився з деяким очевидним подив млявою, розвалившись фігура
Bizim ziyaretçi bazı belirgin ile baktı languid de sürpriz, takılıyor rakam için tasvir şüphesiz olmuştu adamНаш посетитель посмотрел с некоторым очевидным удивление вялой, развалившись фигура
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Deci a fost blocat de reguli care împiedică soluțiile benefice să ajute țara.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Er war also blockiert durch Regeln, die ihn daran hinderten, die Win-Win Situation für seine Landes zu nutzen.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Hij zat dus vast aan regels die hem beletten de win-win-situatie te creëren die zijn land kon helpen.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Jadi dia terjebak dalam peraturan yang mencegahnya menggunakan solusi sama-sama menang bagi negaranya.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.그래서 대통령은 결국 상호이익을 낼 수 있는 규칙을 만들지 못하게 되었어요.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Så han hang på de regler, der forhindrede ham i at lade win-win løsningen hjælpe hans land.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Så han tvingades behålla regler som hindrade honom från att låta vinstlösningen hjälpa hans land.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Więc utknął z systemem, który nie pozwalał mu wprowadzić rozwiązania korzystnego dla kraju.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.win-winの解決策で自国を助けようとした大統領をルールが邪魔したのです その結果 ネルソンは今も街灯の下で勉強しているのです
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Έτσι, έμεινε με κανόνες που τον εμπόδισαν να αφήσει μια νικηφόρα λύση να βοηθήσει τη χώρα του.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.Так он остался с правилами, которые мешали ему внедрить выгодное всем решение, помочь своей стране.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.ובכן הוא נתקע עם חוקים שמנעו ממנו לאפשר לפתרון של "כולם זוכים" לעזור לארצו.
Böylece çift taraflı kazanç çözümünün ülkesine yardım etmesine engel olan kurallarla takılıp kaldı.لذلك علق بالقوانين التي منعته من مساعدة بلاده بقاعدة الربح للطرفين.
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Dneska jdu do města s Emily. žena: OK. muž:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Ik ga vanavond uit met Emily. vrouw: Oké. man:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Ikväll ska jag träffa Emily. kvinna: Okej. man:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım. Kadın:Okay. mand:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım. Kadın: Tamam. >> Adam:Okay. người đàn ông: nhưng tôi đã lập kế hoạch nói cô ấy chính xác làm thế nào tôi cảm thấy về cô ấy.
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım. Kadın: Tamam. >> Adam:Так. мужчина:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Ma este Emilyvel leszek. nő: Igen. férfi:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Näen Emilyä tänä iltana. nainen:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Stasera esco con Emily. donna: Okay. uomo:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Wychodzę dziś z Emily. kobieta:
Bu akşam Emily'ye takılıyor olacağım.Απόψε θα δω την Έμιλι. γυναίκα:
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Acest dispozitiv este inaccesibil (fie este deconectat, fie driver- ul nu este încărcat).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Denne enhed er ikke tilgængelig i øjeblikket (enten er den frakoblet eller driveren er ikke indlæst).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Dieses Gerät ist momentan nicht verfügbar (entweder ist es ausgesteckt oder der Treiber ist nicht geladen).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.이 장치를 사용할 수 없습니다. 연결되어 있지 않거나 드라이버가 없습니다.
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.Naprava trenutno ni dosegljiva (lahko da je izključena ali pa ni naložen gonilnik).
Bu aygıt şu anda çalışmıyor (ya aygıt takılı değil veya sürücüsü yüklü değil.هذا جهاز هو ليس متوفّر الإيطالية هو أو سوّاق هو ليس تمَ التحميل

İlgili Sayfalar