tahtın ile cümle

tahtın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.I już usiadł Salomon na stolicy królestwa.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.[immár] be is ült Salamon az országnak királyi székibe;
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.In Salomon je že tudi zasedel prestol kraljestva.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.솔로몬이 나라 위에 앉았고
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Lại , Sa-lô-môn đã ngồi trên ngôi nước ;
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Lại, Sa-lô-môn đã ngồi trên ngôi nước;
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Og Salomo har også alt satt sig på kongetronen,
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Onpa Salomo jo istunut kuninkaan valtaistuimellekin,
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Salomon s`est même assis sur le trône royal.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Salomo satte sig også på Kongetronen;
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Salomo sekarang sudah menjadi raja
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Salomo sitter nu ock på konungatronen.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.Solomon s'a şi aşezat pe saunul de domnie al împăratului.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.και μαλιστα εκαθησεν ο Σολομων επι του θρονου της βασιλειας
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.И Соломон уже сел на царском престоле.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.При това, Соломон седна на престола на царството.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.וגם ישב שלמה על כסא המלוכה׃
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.وايضا قد جلس سليمان على كرسي المملكة.
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.並 且 所 羅 門 登 了 國 位
Üstelik Süleyman krallık tahtına oturdu bile.並且 所羅門 登 了 國位
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.너는 티끌을 떨어버릴지어다 예루살렘이여 일어나 보좌에 앉을지어다 사로잡힌 딸 시온이여 네 목의 줄을 스스로 풀지어다
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Kom omhoog uit het stof, Jeruzalem; neem de slavenbanden van uw nek, gevangengenomen dochter van Sion.
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Otras sa z prachu, povstaň, posaď sa, Jeruzaleme! Rozviaž si povrazy svojej šije a zahoď, zajatá dcéro Siona!
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Otresi si prah, vstani, sedi, Jeruzalem; reši se vezi vratu svojega, o ujeta hči sionska!
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Otřes se z prachu, povstaň, posaď se,Jeruzaléme; dobuď se z okovů hrdla svého, ó jatá dcerko Sionská.
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Otrząśnij się z prochu, powstań, siądź, Jeruzalemie! dobądź się z oków szyi swojej, o pojmana córko Syoóska!
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Pudista päältäsi tomu, nouse istuimellesi, Jerusalem; irroita kahleet kaulastasi, sinä vangittu tytär Siion.
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Rázd ki magad a porból, kelj fel, ülj fel Jeruzsálem, oldd ki magadat nyakad bilincseibõl, Sion fogoly leánya!
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Ryst Støvet af dig, stå op, tag Sæde, Jerusalem, fri dig for Halslænken, Zions fangne Datter!
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Ryst støvet av dig, stå op, ta sete, Jerusalem! Gjør dig løs fra båndene om din hals, du fangne Sions datter!
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Scuotiti la polvere, alzati, Gerusalemme schiava! Sciogliti dal collo i legami, schiava figlia di Sion
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Skaka stoftet av dig, stå upp och intag din plats, Jerusalem; lös banden från din hals, du fångna dotter Sion.
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.Отряси с себя прах; встань, пленный Иерусалим! сними цепи с шеи твоей, пленная дочь Сиона!
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.התנערי מעפר קומי שבי ירושלם התפתחו מוסרי צוארך שביה בת ציון׃
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.انتفضي من التراب قومي اجلسي يا اورشليم انحلي من ربط عنقك ايها المسبية ابنة صهيون.
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.耶 路 撒 冷 阿 、 要 抖 下 塵 土 . 起 來 坐 在 位 上 . 錫 安 被 擄 的 居 民 哪 、 〔 居 民 原 文 作 女 子 〕 要 解 開 你 頸 項 的 鎖 鍊
Üzerindeki tozu silk! Kalk, ey Yeruşalim, tahtına otur, Boynundaki zinciri çöz, Ey Siyon, tutsak kız.耶路撒冷 阿 、 要抖 下 塵土 . 起來 坐在 位 上 . 錫安 被 擄 的 居民 哪 、 〔 居民 原文 作 女子 〕 要 解開 你 頸項 的 鎖鍊
Ve Charles II, ogul, sonunda Ingiliz tahtina geri yerlestirilmisti.Cosi' a Charles II, il figlio, fu' ridato il trono d'Inghilterra.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.(92:2) Престол Твой утвержден искони: Ты – от века.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Állandó a te királyi széked eleitõl kezdve; öröktõl fogva vagy te!
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Al van eeuwigheid af regeert U op Uw troon; deze staat vast gefundeerd.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Din Trone står fast fra fordum, fra Evighed er du!
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Din tron står fast ifrån fordom tid, du är från evighet.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Fast er din trone fra fordums tid; fra evighet er du.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Firme es tu trono desde la antigüedad; tú eres desde la eternidad
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.주의 보좌는 예로부터 견고히 섰으며 주는 영원부터 계셨나이다
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Ngôi Chúa đã lập vững từ thời cổ; Chúa hằng có từ trước vô cùng.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Ngôi_Chúa đã lập vững từ thời cổ ; Chúa hằng có từ trước vô_cùng .
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.O teu trono está firme desde a antigüidade; desde a eternidade tu existes.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Saldo è il tuo trono fin dal principio, da sempre tu sei
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Scaunul Tău de domnie este aşezat din vremuri străvechi; Tu eşti din vecinicie!
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Sinun valtaistuimesi on vahva aikojen alusta, hamasta iankaikkisuudesta olet sinä.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Takhta-Mu kukuh sejak semula, dari kekal Engkau ada
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Ton trône est établi dès les temps anciens; Tu existes de toute éternité.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Trdno stoji prestol tvoj od nekdaj, od vekomaj si ti.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Tvoj trón stojí pevne od pradávna, od večnosti si ty.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Utvrzenť jest trůn tvůj přede všemi časy, od věčnosti ty jsi.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Utwierdzona jest stolica twoja przed wszystkiemi czasy; tyś jest od wieczności.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Von Anbeginn steht dein Stuhl fest; du bist ewig.
Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş, Varlığın öncesizliğe uzanır.Απ' αρχης ειναι εστερεωμενος ο θρονος σου απο του αιωνος συ εισαι.

İlgili Sayfalar