tahtı ile cümle

tahtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Ya no habrá más maldición. Y el trono de Dios y del Cordero estará en ella, y sus siervos le rendirán culto
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Аз съм Алфа и Омега, първият и последният, началото и краят.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.И ничего уже не будет проклятого; но престол Бога и Агнца будет в нем, и рабы Его будут служить Ему.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.І вже більш не буде жодного проклону; а престол Бога і Агнця буде в ньому, і слуги Його служити муть Йому
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.וכל חרם לא יהיה עוד וכסא האלהים והשה יהיה בה ועבדיו ישרתהו׃
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.ولا تكون لعنة ما في ما بعد. وعرش الله والخروف يكون فيها وعبيده يخدمونه.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.以 後 再 沒 有 咒 詛 . 在 城 裡 有 神 和 羔 羊 的 寶 座 . 他 的 僕 人 都 要 事 奉 他
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.以 後 再 沒有 咒詛 . 在 城裡 有神 和 羔羊 的 寶座 . 他 的 僕人 都 要事 奉他
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.A tak Salomon usiadł na stolicy Dawida ojca swego, i zmocniło się bardzo królestwo jego.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.A tak sedel Šalamún na tróne Dávida, svojho otca, a jeho kráľovstvo sa upevnilo a stálo veľmi pevne.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Derpå satte Salomo sig på sin Fader Davids Trone, og hans Herredømme blev såre stærkt.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Ðoạn , Sa-lô-môn ngồi trên ngai Ða - vít , cha mình , và nước người được lập rất vững_bền .
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Ðoạn, Sa-lô-môn ngồi trên ngai Ða-vít, cha mình, và nước người được lập rất vững bền.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.I dosedl Šalomoun na stolici Davida otce svého, a utvrzeno jest království jeho velmi.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.In Salomon je zasedel prestol Davida, očeta svojega, in kraljestvo njegovo je bilo dobro utrjeno.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Ja Salomo istui isänsä Daavidin valtaistuimelle, ja hänen kuninkuutensa tuli hyvin vahvaksi.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Kemudian Salomo menjadi raja menggantikan Daud, ayahnya. Kekuasaan Salomo sebagai raja sangat kukuh
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.솔로몬이 그 아비 다윗의 위에 앉으니 그 나라가 심히 견고 하니라
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Och Salomo satte sig på sin fader Davids tron, och han konungamakt blev starkt befäst.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Og Salomo satt på sin far Davids trone, og hans kongedømme blev meget sterkt.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomão, pois, assentou-se no trono de Davi, seu pai; e o seu reino se fortificou sobremaneira.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomone sedette sul trono di Davide suo padre e il suo regno si consolidò molto
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomon s`assit sur le trône de David, son père, et son règne fut très affermi.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomón se sentó en el trono de su padre David, y su reino fue firmemente establecido
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Salomo werd de nieuwe koning in opvolging van zijn vader David. Zijn koningschap verliep erg goed.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Solomon a şezut pe scaunul de domnie al tatălui său David, şi împărăţia lui s'a întărit foarte mult.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Und Salomo saß auf dem Stuhl seines Vaters David, und sein Königreich ward sehr beständig.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.Και εκαθησεν ο Σολομων επι του θρονου Δαβιδ του πατρος αυτου και εστερεωθη η βασιλεια αυτου σφοδρα.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.И сел Соломон на престоле Давида, отца своего, и царствование его было очень твердо.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.И Соломон седна на престола на баща си Давида; и царството му се закрепи твърдо.
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.ושלמה ישב על כסא דוד אביו ותכן מלכתו מאד׃
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.وجلس سليمان على كرسي داود ابيه وتثبّت ملكه جدا
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.所 羅 門 坐 他 父 親 大 衛 的 位 、 他 的 國 甚 是 堅 固
Babası Davutun tahtına geçen Süleymanın krallığı çok sağlam temellere oturmuştu.所羅門 坐 他 父親 大衛 的 位 、 他 的 國甚 是 堅固
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.A dnia pewnego Herod oblekłszy się w szatę królewską i siadłszy na stolicy, uczynił rzecz do nich.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.A un jour fixé, Hérode, revêtu de ses habits royaux, et assis sur son trône, les harangua publiquement.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.A v določeni dan obleče Herod kraljevsko oblačilo in sede na prestol in jim je govoril.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Ðến kỳ , vua Hê-rốt mặc áo chầu , ngồi trên ngai , truyền phán giữa công_chúng .
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Ðến kỳ, vua Hê-rốt mặc áo chầu, ngồi trên ngai, truyền phán giữa công chúng.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Egy kitûzött napon pedig Heródes királyi ruhájába felöltözve és székibe ülve nyilvánosan szóla hozzájuk.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.En un día señalado, Herodes, vestido de sus vestiduras reales, se sentó en el tribunal y les arengaba
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.헤롯이 날을 택하여 왕복을 입고 위에 앉아 백성을 효유한대
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Men på en fastsat Dag iførte Herodes sig en Kongedragt og satte sig på Tronen og holdt en Tale til dem,
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Nel giorno fissato Erode, vestito del manto regale e seduto sul podio, tenne loro un discorso
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Niin Herodes määrättynä päivänä pukeutui kuninkaalliseen pukuun, istui istuimelleen ja piti heille puheen;
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.num dia designado, Herodes, vestido de trajes reais, sentou- se no trono e dirigia-lhes a palavra.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.På en fastsatt dag klædde da Herodes sig i kongelig skrud og satte sig på sin trone og holdt en tale til dem,
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.På utsatt dag klädde sig då Herodes i konungslig skrud och satte sig på tronen och höll ett tal till dem.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Potom na určený deň sa obliekol Heródes do kráľovského rúcha, sadol na prestol a povedal k nim reč.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.V uložený pak den Herodes, obleka se v královské roucho, a posadiv se na soudné stolici, učinil k nim řeč.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Και εν ημερα ωρισμενη ενδυθεις ο Ηρωδης βασιλικην στολην και καθησας επι του θρονου, εδημηγορει προς αυτους.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.В назначенный день Ирод, одевшись в царскую одежду, сел на возвышенном месте и говорил к ним;
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.И понеже не въздаде слава на Бога, начаса един ангел от Господа го порази, та биде изяден от червеи и умря.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Призначеного ж дня Ірод, одігшись у царські шати і сівши на престолі, промовляв до них:
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.ויהי ביום המועד וילבש הורדוס לבוש מלכות וישב על כסא המשפט ויטף אליהם אמרתו׃
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.‎ففي يوم معين لبس هيرودس الحلّة الملوكية وجلس على كرسي الملك وجعل يخاطبهم‎.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.希 律 在 所 定 的 日 子 、 穿 上 朝 服 、 坐 在 位 上 、 對 他 們 講 論 一 番
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.希律 在 所定 的 日子 、 穿上 朝服 、 坐在 位 上 、 對他們講論 一番
Ben bu tahtın sahibiyim!Je suis le propriétaire de ce trône !
Ben bu tahtın sahibiyim!¡Soy el dueño de este trono!

İlgili Sayfalar