Sen bir tadına bakmak ister misin?Would you like a taste?
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.A Companion to California Wine.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.The Pharaoh got wind of this and wanted to taste it.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.But then what Betty did was to take a little taste of food from each bowl.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.And for many years afterwards, I would have a desperate desire to taste ginger beer.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.C'est une importante zone de production de vin de Californie.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Известный центр производства калифорнийского вина.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Відомий центр виробництва каліфорнійського вина.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Hän omistaa viinitilan Kaliforniassa.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.カリフォルニア州産のデザートワインの一銘柄。
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.בתחילת גלותה שהתה בקליפורניה.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Известен е със своя чай във Виетнам.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Aber dann kostete Betty ein bisschen aus beiden Schüsseln.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ale Betty próbowała po trochu jedzenia z każdej miseczki.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ale potom, čo Betty urobila bolo, že ochutnala jedlo z každej misky.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.A tak Betty trochu ochutnala z každé mísy.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty je potem poskusila malo jedi v vsaki izmed skodelic.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty가 다음으로 한 일은 각 그릇의 음식을 조금씩 맛본 것이었습니다.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty proefde een klein beetje van iedere schaal.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty viszont megkóstolt egy falatnyit mindkét tálkából.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Dar ceea ce a continuat sa faca Betty a fost sa guste un pic din macarea din fiecare bol.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Điều mà Betty làm là trộn một ít vị thức ăn từ mỗi bát
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Mais ce que Betty a fait a été de goûter un peu nourriture de chaque bol.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ma poi quello che ha fatto Betty è stato assaggiare un po' di cibo da ogni piatto.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Men hvad Betty så gjorde, var at tage en lille bid fra hver skål.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Tapi apa yang Betty lakukan adalah mencicipi makanan dari setiap mangkok.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.Mas o que a Betty fez a seguir foi provar um bocado de cada prato e agir como se tivesse gostado ou não.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.После, това, което Бети направи беше да опита по малко от всяка купа и да се преструва, че го харесва или не.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.Так вот, Бетти пробовала еду из каждой тарелки, а потом показывала, нравится ей эта еда или нет.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Έπειτα, αυτό που έκανε η Μπέτι ήταν να δοκιμάσει μια μικρή ποσότητα από κάθε μπολ.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Але що ж робила Бетті - вона трохи куштувала з кожної миски.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.אך מה שבטי עשתה היה לטעום מעט מכל אחת מהקערות.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.ولكن ما فعلته بيتي بعد ذلك هو أنها تذوقت القليل من كل طبق.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.それぞれのボールの食べ物を少し食べ それが好きとか嫌いというふりをしました
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.A Fáraó meghallotta ezt és meg akarta kóstolni.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.De Farao kreeg dit door en wilde het proeven.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Der Pharao erfuhr also davon und wollte es probieren.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.El Faraón se enteró y quiso probarlo.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faarao sai vihiä siitä ja halusi maistaa sitä.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraon fick nys om det och ville smaka.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraon se o tom dozvěděl a chtěl to vyzkoušet.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraonul a prins de veste, și a vrut să-l încerce.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Faraon zwietrzył sprawę i chciał spróbować.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Firaun mendengar hal ini dan ingin merasakannya.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Il Faraone se ne accorse e desiderò provarlo.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.파라오가 소문을 듣고는 맛보기를 원합니다.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Le pharaon en a entendu parlé et a voulu goûter.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.O Faraó soube disto e quis provar.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Ο Φαραώ το ανακάλυψε και θέλησε να το δοκιμάσει.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Фараон пронюхал об этом и захотел попробовать.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.Фараонът дочул и поискал да го пробва.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.פרעה שמע על כך ורצה לטעום.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.حصل فرعون علي ذلك واراد تذوقه
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.秋だけではなく 年中食べたがった
(Gülme sesleri) Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.És később is még sokáig borzasztóan szerettem volna megkóstolni a gyömbérsört.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A další spoustu let poté jsem toužila ochutnat zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A mnoho nasledujúcich rokov som zúfalo túžila ochutnať zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Beberapa tahun sesudahnya, saya sangat ingin minum bir jahe.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Durante anos, eu tive o desejo desesperado de provar cerveja de gengibre.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.E per molti anni, dopo, avrei avuto il desiderio disperato di provare una birra allo zenzero.