tadın ile cümle

tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Manzaranın tadını çıkarmaya hazırlanmıştım.I had prepared myself to enjoy the sight.
Bu şekilde eve dönerken ki uzun uçuşunuzda en sevdiğiniz TED videosunun tadını çıkarabilirsiniz.So you could enjoy your most favorite TED video on your long flight back home.
Hapishane soğuk, sert pastırma tadında Derek ise kulak kiri gibi.Jail tastes like cold, hard bacon while Derek tastes like earwax.
James için kolej, sosis tadındadır, "-aj" ile biten mesaj ve benzer kelimelerde olduğu gibi.For James, college tastes like sausage, as does message and similar words with the -age ending.
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.Take Sean, who prefers blue tasting food, such as milk, oranges, and spinach.
Tadını çıkarın! :)Have fun.
Grafik animasyonlu böyle bir oyunun tadını diğer hiç biri vermeyecekIt's a taste of a game that none other possesses with focus on animation like graphics.
Hayat, her günün tadını çıkararak, aşkım.Life, a day at a time, my love.
Her günün tadını çıkararak, bilmiyorum.Life a day at a time, don't know.
Kör oluncaya kadar bile glikoz moleküllerine baksanız, neden tadının tatlı oldugunu göremezsiniz .If you looked at glucose molecules till you were blind, you wouldn't see why they tasted sweet.
İçeceklerinize enerji katın sadece pipetinize geçirin ve tadını çıkarın!Energise your drinks by simply placing the Amezcua Straw Tube over your straw and enjoy!
Ya da basitçe, yavaşlamaya ve hayatın tadını çıkarmaya zaman ayırmaktır.Or even simply just taking the time to slow down and savor your life.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Please continue eating the food in front of you, and let's appreciate this together.
Tadını alabilmek için öyle yemen gerekirYou need to eat it like that to get the full taste!
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.A watermelon should taste like watermelon.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.The dishes that are eaten by a lot of people, it's hard to accommodate each person's tastes.
Size şu anda gösterdiğim serginin farklı bölümleri, biraz tadına bakmanız için.I'm showing to you different sections of the show right now, just to give you a taste of it.
Tadını çıkardım ve düşündüm, nasıl böyle bir hisse kapılabildim?I soaked it up and I thought, how could I ever have taken this for granted?
Ben, kahvenin tadını seven, kahveye aşık kişilere satış yapacağım.I'm going to sell to the people who love the taste of coffee and love coffee.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.It makes everything else you put it with taste incredible.
Ve yeme devam ettikçe, yemin ederim yıldız anasonun tadını bile alabiliyordum.And I kept -- I said, you know, I swear to God I tasted star anise.
Firavun bunu duymuş ve tadına bakmak istemiş.The Pharaoh got wind of this and wanted to taste it.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.They do tastings of these ingredients in the gardening classes.
Ve bir yandan da, zamanın bu yeni özelliğinin tadını çıkarmaları gerektiğine inanıyorum.And have yet to really enjoy this new character of the time. [Home.
Bazı gizli maddeleri kaynatarak bir şurup elde edip... ...tadının çok güzel olduğu kanısına vardı.[music] Back in 1886, a pharmacist named John Pemberton was experimenting with a new recipe.
Ve 200'den fazla ülkede insanlar bu içeceğin tadını çıkarıyor.But the popularity of Coca-Cola is no secret. It's the most recognized trademark in the world.
Eşi benzeri olmayan tadına doyulmayan orijinal ve eğlenceli.Unique delcious authentic and fun. There is only one Coca-Cola.
Umami- et tadında bir lezzet.Umami -- this is a meaty taste.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.There isn't any food that suits a Korean's taste as well as Korean food.
Kendinle barış ve özgürlüğün tadını çıkar.Make peace with yourself and enjoy freedom.
Bu anımızın tadını çıkaralım. Çabuk ol! Atla!Let's go this very moment
Ne yapmak istediğime karar verene kadar, hayatımın tadını çıkarmak istiyorum.Just until I figure out what I want to do. I want to live an exciting life until then.
Teşekkürler, Allah sizi korusun ve günün tadını çıkarın.Thank you, God bless you and enjoy the day.
İyi eğlenceler! Tadını çıkarın!Have a great time!
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.But then what Betty did was to take a little taste of food from each bowl.
X-Factor'ün tadını çıkarın, orada olacağım!Enjoy X-factor! I'll be there.
İnsan ancak öldürdükten sonra, aşkın gerçek tadına varabilir.Only after the kill... does man know the true ecstasy of love.
Herhangi bir deneyimin tadına bakan kim?Who is the taster of any experience?
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.And for many years afterwards, I would have a desperate desire to taste ginger beer.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.We've got all that, but we've only got 100 years to enjoy it.
Önümüzdeki beş ila otuz yıl içinde bugünkü fiyatlarla harika tatillerin tadını çıkarın.You can enjoy great vacations for the next five to 30 years at today s prices.
Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.I've forgotten what a nice meal tastes like.
Sarayımızın idolü Gun, tadına bakar mı?In our palace, our idol Geon, will you taste it?
Yaşamın tadını çıkarırız.We savor life.
Zirvede, kaplumbağalar sadece özgürlüğün tadını çıkartıyorlar.On the top, the turtles are just enjoying freedom.
Ekmeğinizin tadını çıkarın.So enjoy your bread.
Bu sizin yaşamınız. Tadını çıkarın.This is your life, enjoy it.
Tadın da görün, RAB ne iyidir, Ne mutlu Ona sığınan adama!Oh taste and see that Yahweh is good. Blessed is the man who takes refuge in him.
‹‹Tuz yararlıdır. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha nasıl o tadı kazanabilir?Salt is good, but if the salt becomes flat and tasteless, with what do you season it?
"Öyle ise inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın!" dedi.He will say: "Then taste the agony of punishment for what you had denied."
O halde siz de kazandıklarınıza karşılık azabı tadın!"So taste the punishment for what you had done."
İşte siz şimdi tadın onu; (ayrıca) kafirler için ateş azabı da vardır!For you is this (punishment) to taste, for the infidels the torment of Hell.
"O halde inkarınızdan dolayı azabı tadın!"So they have to taste the punishment for disbelief.
Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk.So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you.
Yaptıklarınızdan ötürü ebedi azabı tadın!Now taste the everlasting punishment for your deeds.
Öyle ise (azabı) tadın artık.So now taste (the punishment).
(O gün) Zalimlere: "Kazandığınız(ın tadın)ı tadın!" denmiştir.The evil-doers will be told: "So taste what you earned."
"Öyleyse inkar etmenizden dolayı azabı tadın" der.It will be said: "Then taste the torment of what you had denied."
(Kendilerine): "Fitnenizi (fesadınızın cezasını) tadın!(And told:) "Taste your punishment.
Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!So now taste My punishment and My commination!
İlgili Sayfalar