tadın ile cümle

tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öyle çok istiyordum ki, tadına bakabilirdim.Tak bardzo go pragnę, już czułem jego smak...
Öyle çok istiyordum ki, tadına bakabilirdim.Ναι. Την ήθελα τόσο πολύ.
Öyle çok istiyordum ki, tadına bakabilirdim.Да. Я так сильно хотел этого, что ощущал его вкус.
Pekala, bu zor olacak ama er ya da geç plastik tadını hissedeceksiniz çünkü bir diliniz var.Bude to trochu ťažšie, ale napokon zaregistruješ chuť plastu, pretože máš jazyk.
Pekala, bu zor olacak ama er ya da geç plastik tadını hissedeceksiniz çünkü bir diliniz var.La ciencia
Pekala, bu zor olacak ama er ya da geç plastik tadını hissedeceksiniz çünkü bir diliniz var.НАУКА
Pekala, kes artık! Tamam. Tadını kaçırma.¡Era gracioso, pero ya no lo es!
Pekala, kes artık! Tamam. Tadını kaçırma.To już nie jest śmieszne!
Pekala, kes artık! Tamam. Tadını kaçırma.Беше забавно, но вече не е!
Pekala, kes artık! Tamam. Tadını kaçırma.حسناً توقف لقد كان مضحكاً منذ دقيقة لكنه لم يعد كذلك الآن
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Aşa că bucuraţi-vă de masa cu sushi mai târziu, cu Legile Simplităţii.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Disfruten entonces su plato de sushi luego con las Leyes de la Simplicidad.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Geniessen Sie später Ihr Sushi, zusammen mit den Gesetzen der Einfachheit.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Geniet later van je sushi-maaltijd, met de wetten van eenvoud.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.나중에 단순함의 법칙을 적용하여 스시를 즐겨보시기 바랍니다.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Pensez aux "Lois de la simplicité" en dégustant votre prochain repas de sushi.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Quindi gustatevi più tardi il vostro piatto di sushi leggendo le Leggi della Semplicità-
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Så nyd jeres sushi måltid senere, med enkelhedens love.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Szóval élvezzék majd sushijukat az egyszerűség törvényeivel.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Tak si užijte vaše sushi později společně se Zákony jednoduchosti.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Życzę wam smacznego sushi po wykładzie, wraz z Prawami Prostoty.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Наслаждавайте се на сушито си по-късно, със Законите на простотата.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.Поэтому в следующий раз, когда будете наслаждаться суши, вспомните о законах простоты.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.אז תהנו מהסושי מאוחר יותר, ביחד עם ״חוקי הפשטות״.
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.تمتعوا بوجبة "السوشي" لاحقا، مع "قوانين البساطة".
Peki suşinizin tadına sonra varın, Basitlik Kuralları'yla.なぜなら私が皆さんのために物事を簡潔にしてあげたいからです。
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.A gond az, hogy ha egyszer belekóstolsz milyen realizálni az egészségügy iránti törekvéseidet, többet akarsz.
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.Jednak kiedy się już zacznie realizować swoje pragnienia względem opieki zdrowotnej, pragnie się więcej.
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.문제는, 건강관리에 대한 염원이 무엇인지 맛보기 시작하면,
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.Проблемът е, че след като разберете какво е това, да осъзнаете стремежа за здравеопазване, вие искате повече.
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.הבעיה היא, כשברגע שטועמים איך זה לממש את השאיפות שלך למערכת הבריאות,
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.المشكلة هي, بمجرد ان تدرك ما يعنيه تحقيق الطموح للحصول على الرعاية الصحية،
Problem şu ki, sağlık hizmetine karşı olan isteğin farkında olmanın tadına varınca, daha fazlasını istersiniz.医療における目標をひとつ達成してしまうと 次から次へともっとやりたくなる ということです
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Acho que disseram que sabia a frango.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Cred că au spus că avea gust de pui.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Credo che abbiano detto che sapeva di pollo.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Creo que dijeron que sabía a pollo.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Ha jól emlékszem azt mondák olyan az íze mint a csirkének.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Je pense qu'ils ont dit que ça avait le goût du poulet.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.제 생각에 그들은 그게 닭고기 맛과 비슷했다고 합니다.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Myslím, že říkali, že chutná jako kuře.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Powiedzieli, że smakowało jak kurczak.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Saya pikir mereka mengatakan rasanya seperti daging ayam.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Sie meinten, es würde wie Huhn schmecken.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Tôi nghĩ rằng họ nói nó có vị như gà.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Ze zeiden dat het smaakte naar kip.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Νομίζω πως είπαν ότι είχε γεύση κοτόπουλου.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.Мисля, че казаха, че имало вкус на пилешко.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.По-моему, они говорили, что по вкусу это было похоже на курицу.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.נראה לי שהם אמרו שיש לו טעם של עוף.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.أعتقد أنهم قالوا بأن له مذاق يشبه الدجاج.
Sanırım tadının tavuk gibi olduğunu söylemişler.こちらはキャマです
Sarayımızın idolü Gun, tadına bakar mı?Nálunk a palotában a mi bálványozott Geonunk megkóstolja?
Sarayımızın idolü Gun, tadına bakar mı?هل على نجمة القصر ان تدع غون يتدوقه؟
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.Ad esempio Sean preferisce cibo che sa di blu, come il latte, le arance e gli spinaci.
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.예를 들어, 숀은 우유, 오렌지, 시금치와 같이 파란색 맛이 느껴지는 음식을 선호합니다.
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.Por ejemplo Sean, que prefiere la comida azul, como la leche, las naranjas y las espinacas.
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.Prenez Sean, qui préfère les aliments qui ont un goût bleu, comme le lait, les oranges et les épinards.
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.Sean, người thích ăn đồ có vị màu xanh, chẳng hạn như sữa, cam, và rau chân vịt.
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.Sean woli jedzenie o "smaku" niebieskim np. mleko, pomarańcze i szpinak.
İlgili Sayfalar