Ana içeriğe geç
Sözlük

tadı ile cümle

tadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yakında buradaki yiyecek ve içeceğin tadını çıkarmak için geleceksin.You'll soon come to enjoy the food and drink here.
İnsanlar özgürlüğün tadını çıkardı.The people enjoyed a taste of freedom.
Çalışmayı bitirdikten sonra, birlikte konuşmanın tadını çıkardık.After we finished working, we enjoyed talking together.
Çocuklar kampa gittiğinde, ilkel bir şekilde yaşamanın tadını çıkarıyorlar.When the boys go camping, they enjoy living in a primitive way.
Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.We drove too fast to enjoy the beautiful scenery.
Birlikte şarkılar söylemenin tadını çıkardık.We enjoyed singing songs together.
Yüzmenin tadını çıkardık.We enjoyed swimming.
Biz gölde yüzmenin tadını çıkardık.We enjoyed swimming in the lake.
Nehirden gelen serin esintinin tadını çıkardık.We enjoyed the cool breeze that came from the river.
Damak tadım sizinkinden oldukça farklı.My taste is quite different from yours.
Teyzem hayatı boyunca iyi sağlığın tadını çıkardı.My aunt enjoyed good health all her life.
Ben domatesin tadını sevmiyorum.I don't like the taste of tomatoes.
Ben yüzmenin tadını çıkardım.I enjoyed swimming.
Soğanın tadını sevmiyorum.I don't like the taste of onions.
Karpuzun tadını severim.I love the taste of watermelon.
Fıçı birasının tadı sıcak bir günde özellikle iyidir.Draft beer tastes especially good on a hot day.
Onun tadı mükemmel.It tastes just right.
Sirkenin keskin bir tadı vardır.Vinegar has a sharp taste.
Siz beklerken kaydedilmiş bazı müziklerin tadını çıkarabilirsiniz.You can enjoy some recorded music while you wait.
Uzun tatilin tadını çıkaralım.Let's enjoy the long vacation.
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.Weather permitting, we will enjoy the beautiful scenery.
Japonya'nın kuzeyinde yaşayan insanlar kışın karda kayak yapmanın tadını çıkarır.The people who live in the north of Japan enjoy skiing in the winter in the snow.
Japonya savaştan beri refahın tadını çıkarıyor.Japan has enjoyed prosperity since the war.
O, peynirli kekin tadına baktı.He tasted the cheesecake.
O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.He rented a room on the top floor in order to enjoy a good view.
Boş zamanının tadını çıkardı.He made the most of his free time.
O, denizin altında yeni bir hayatın tadını çıkardı.He enjoyed a new life under the sea.
Yaptığı kekin tadına baktım.I tasted the cake she cooked.
Onun yeterince tatlı olup olmadığını anlamak için kekin tadına baktı.She tasted the cake to see if it was sweet enough.
Kötü sütün tadı ekşidir.Bad milk tastes sour.
Annem çorbanın tadına baktı ve biraz daha tuz ilave etti.My mother tasted the soup and added a little more salt.
Annem sütün tadına baktı.My mother tasted the milk.
Tadı nasıldır?How about the taste?
Aşkın tadı acıdır.The taste of love is bitter.
Aşkın tadının acı olduğu söylenir.It is said that the taste of love is bitter.
Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.Foreign rice is hard and tasteless, and doesn't appeal to the Japanese palate.
Normal servisi en kısa sürede tadilattan geçirmek için şu anda çalışıyoruz.We are currently working to restore normal service as soon as possible.
Boş zamanımda hep klasik müzik dinlemenin tadını çıkarıyorum.I always enjoy listening to classical music in my free time.
Eğer açsan, her şeyin tadı iyidir.When you're hungry, anything tastes good.
Onun tadı çok iyi, değil mi?It tastes very good, doesn't it?
Onun tadı gerçekten iyi.It tastes really good.
Hiçbir şeyin senin yaptığın yemek kadar tadı güzel değil.Nothing tastes as good as the food that you make.
Otoyo, güzel ilkbahar gününün tadını çıkardı ve sahil boyunca yürüdü.Otoyo enjoyed the beautiful spring day and walked along the beach.
Çay gerçekten acı ve tadı iyi değil.The tea is really bitter and doesn't taste good.
Ekmeğin tadına baktılar.They tasted the bread.
Bu köprü New York'tadır.This bridge is in New York.
Bu pilavın harika tadı var.This pilaf tastes great!
Üşüttüğüm için, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.Since I have a cold, I can't taste anything.
Böyle pahalı bir şarap olduğu için, gerçekten bundan daha iyi tadı olmalı.For being such an expensive wine, it really should taste better than this.
Bunun tadı küflü.This tastes moldy.
Şu anın tadını çıkar.Seize the day.
Tadı nasıl?Does it taste okay?
Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.Thank you for the generous invitation but we don't want to wear out our welcome.
Üşüttüğümde, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.When I have a cold, I cannot taste anything.
İlk defa mı tadına bakıyorsun?Is this the first time you have tasted it?
Bu çayın tadı güzel.This tea tastes good.
Anın tadını çıkarın!Enjoy the moment!
Para harca ve hayatın tadını çıkar!Spend money and enjoy life!
Tadın yok.You have no taste.
Onun tadının nasıl olacağı hakkında meraklıydı, bu yüzden küçük bir ısırık aldı.He was curious about how it would taste, so he took a small bite.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod