ABD'de her sene yaklaşık 185.000 kişi hastaneden ampütasyonla ilişkili rahatsızlıkla taburcu oluyor.עכשיו, יש בערך 125,000 שחרורים מבתי חולים אחרי קטיעות כל שנה בארצות הברית.
ABD'de her sene yaklaşık 185.000 kişi hastaneden ampütasyonla ilişkili rahatsızlıkla taburcu oluyor.الآن، يوجد تقريباً 185.000 حالة بتر في المستشفيات كل عام في الولايات المتحدة.
ABD'de her sene yaklaşık 185.000 kişi hastaneden ampütasyonla ilişkili rahatsızlıkla taburcu oluyor.毎年手足を切断して 退院している これは事故や病気によるものだ
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Był ciężko ranny, ale po wizycie generała Ravena od razu wyzdrowiał i został wypisany.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han blev indlagt med kvæstelser, men efter Ravens besøg - - kom han sig straks.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han las in med svåra skador men efter Ravens besök- -återhämtade han sig direkt.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Kimblee oli loukkaantunut, mutta kun Raven kävi- -hän toipui heti ja pääsi pois.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Εισήχθη με σοβαρά τραύματα, αλλά μετά την επίσκεψη του Ρέιβεν, ανέρρωσε αμέσως και πήρε εξιτήριο.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Она сказала, он был тяжело ранен, но после посещения генерала Рейвена он сразу поправился, и его выписали.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Astazi tata este externat din spital. Trebuie sa merg acasa si sa iau cina cu familia.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Aujourd'hui, mon père sort de l'hôpital, donc je dois rentrer manger à la maison.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Danes bodo odpustili mojega očeta iz bolnišnice, zato se moram vrniti domov in tam večerjati.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım. Demek öyle?Dzisiaj mój tata jest wypisywany ze szpitala więc muszę wracac do domu, tam zjem ze wszystkimi ah, naprawdę?
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Hari ini Ayah saya keluar dari rumah sakit. Jadi saya ingin pulang dan makan malam di rumah.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Hôm nay là ngày ba cháu xuất viện, vì thế cháu phải về nhà dùng cơm tối.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Idag så skrivs min pappa ut från sjukhuset, så jag behöver gå hem å äta middag hemma.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Questo è il giorno in cui mio padre esce dall'ospedale, quindi devo andare a casa e mangiare.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Vandaag is de dag dat mijn vader wordt ontslagen van het ziekenhuis. Dus moet ik naar huis en thuis eten.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Σήμερα είναι η μέρα που βγαίνει ο πατέρας απ'το νοσοκομείο, γι'αυτό πρέπει να πάω σπίτι και να δειπνήσω εκεί.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Сегодня мой отец выписался из больницы, так что мне нужно идти домой и пообедать там.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.,היום זה היום שאבא שלי משתחרר מהעבודה .אז אני צריך לחזור הביתה ולאכול ארוחת ערב בבית
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.اليوم هو يوم خروج والدي من المشفى لذلك يجب على الذهاب للمنزل وتناول العشاء فيه
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.家で食事する事になってるんです そうか
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Así fue que firmé el alta, y la ambulancia junto con los paramédicos la llevaron a su casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Assim, assinei os papéis da alta e uma ambulância veio e os paramédicos levaram-se para casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.A tak som podpísal prepúšťaciu správu, došla sanitka a odviezla ju domov.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Donc j'ai signé les formulaires, et une ambulance est arrivée, et les ambulanciers sont venus la chercher.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Dus ik tekende de ontslagpapieren, en de ambulance kwam om haar naar huis te brengen.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.그래서 전 퇴원 허가서에 서명을 했고 구급차가 와서 응급구조요원들이 그녀를 집으로 데려다 줬죠.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Podpisałem więc wypis ze szpitala i podjechała karetka z sanitariuszami, by zabrać ją do domu.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Tak jsem podepsal propouštěcí formuláře, a sanitka přijela, a odvezli ji domů.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Thế là tôi kí giấy tờ xuất viện, và xe cứu thương tới, y sĩ đưa bà về nhà.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Οπότε υπέγραψα το εξιτήριο, και ήρθε ένα νοσοκομειακό όχημα με τους τραυματιοφορείς να την πάνε σπίτι.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Подписах документите за изписване, линейката дойде и парамедиците я отведоха в къщи.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я виписав її, приїхала швидка і парамедики забрали її додому.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я подписал бумаги о выписке, приехала скорая, и медицинские работники увезли её домой.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.אז חתמתי על מסמכי השיחרור, הגיע אמבולנס, באו פרמדיקים כדי לקחתה הביתה.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.بهذا قمت بتوقيع اوراق الخروج, وجاءت سيارت الاسعاف, المسعفين واخذوها لمنزلها.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.救急車が着くと 救急隊員が来て彼女を帰しました 私は病棟の仕事に戻りました
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Aber ich wusste nicht, dass ich deswegen aus dem Krankenhaus entlassen werden würde.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Je ne savais pas que je sortirais de l'hôpital pour cette raison.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Ma io non sapevo che sarei uscito dall'ospedale per questo. Ah, André!
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nem tudtam, hogy ezért már nem maradhatok a kórházban.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nevěděl jsem, že mě kvůli tomu z nemocnice propustí.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nie wiedziałem, że przez to zostanę wypisany ze szpitala.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nu stiam ca voi fi eliberat din spital din cauza acestui lucru.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Δεν ήξερα ότι θα με απάλλασσαν από το νοσοκομείο εξαιτίας αυτού.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Не думаю, меня как раз из-за этого выгнали.
Fakat siz artık çalışmaya başladınız. Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Tôi không biết mình sẽ ra khỏi Viện vì việc đó.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Baby Matthew bracht vier dagen in het ziekenhuis door en werd uiteindelijk ontslagen.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Bayi Matthew menghabiskan waktu empat hari di rumah sakit dan akhirnya dipulangkan.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.El bebé Matthew pasó cuatro días en el hospital y finalmente fue dado de alta.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Mały Matthew spędził cztery dni w szpitalu i ostatecznie został wypuszczony.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Matthew verbrachte vier Tage im Krankenhaus und wurde schließlich entlassen.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.O bebê Matthew passou quatro dias no hospital e depois recebeu alta.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Có lẽ cậu bé đã từng tạm biệt một người bạn được xuất viện trước đó, mặc dù cậu bé cũng rất buồn.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Dia mungkin harus mengatakan selamat tingal pada teman yang pertama kali dia habiskan waktu bersama.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Han har trodligen sagt farväl till en vän som har blivit utskriven innan förut. Även om han är ledsen också.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Il a du dire au revoir à un ami qui est sorti de l'hôpital avant. Il doit être très triste.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Pewnie wielokrotnie już musiał się żegnać z dziećmi, które były wypisywane