& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinNekontrolovat tabulku oddílů
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinNe pas vérifier la table des & partitions
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinNe preveri & particijske tabele
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinNie sprawdzaj & tablicy partycji
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinNon controllare la tabella delle & partizioni
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinNo verificar la tabla de & particiones
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinNu verifică & tabela de partiții
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesin& Partitietabel niet controleren
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinPartitionstabelle & nicht überprüfen
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesin파티션 테이블 검사하지 않기( P)
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinTjek ikke & partitionstabellen
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinΝα μην ελεγχθεί ο & πίνακας κατατμήσεων
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesin& Без проверка на таблицата с дялове
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinНе перевіряти таблицю & розділів
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinНе проверять & таблицу разделов
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinאל תבדוק את טבלת המחיצות
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinلا تقم بفحص جدول قسم القرص الصلب
& Bölümlendirme tablosu denetlenmesinパーティションテーブルをチェックしない(P)
Böylece ona istediklerini getirdiler. O da harikulade bir Vermeer tablosu yaptı.Glieli portarono, ed egli dipinse uno splendido Vermeer.
Böylece ona istediklerini getirdiler. O da harikulade bir Vermeer tablosu yaptı.Hij schilderde een prachtige Vermeer, en de beschuldigingen van verraad werden ingetrokken.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Deste modo, fornece aos seus públicos um panorama fundamentado do fenómeno da droga a nível europeu.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Dostarcza odbiorcom oparty na dowodach obraz zjawiska narkomanii na szczeblu europejskim.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.E tevékenysége révén célközönségének tényeken alapuló képet ad a kábítószerek európai szintű jelenségéről.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Genom att göra detta ger ECNN sin publik en faktabaserad bild av narkotikasituationen på europeisk nivå.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Pre svojich adresátov takto poskytuje na dôkazoch založený obraz o drogovom fenoméne na celoeurópskej úrovni.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Prin aceasta, OEDT oferă publicului său o imagine documentată privind fenomenul drogurilor la nivel european.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Svým uživatelům tak poskytuje fakty podložený obrázek tohoto jevu na celoevropské úrovni.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Tako svojemu občinstvu zagotavlja z dokazi podprto sliko pojava drog na evropski ravni.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Deste modo, fornece aos seus públicos um panorama fundamentado do fenómeno da droga a nível europeu.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Dostarcza odbiorcom oparty na dowodach obraz zjawiska narkomanii na szczeblu europejskim.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Ennek során az európai szintű kábítószer-jelenség bizonyítékalapú képét vázolja fel a célközönségnek.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Genom att göra detta ger ECNN sin publik en faktabaserad bild av narkotikasituationen på europeisk nivå.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Pre svojich adresátov takto poskytuje na dôkazoch založený obraz o drogovom fenoméne na celoeurópskej úrovni.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Prin aceasta, OEDT oferă publicului său o imagine documentată privind fenomenul drogurilor la nivel european.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Svým uživatelům tak poskytuje fakty podložený obrázek tohoto jevu na celoevropské úrovni.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Tako svojemu občinstvu zagotavlja z dokazi podprto sliko pojava drog na evropski ravni.
Böylelikle izleyicilerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu sorununun belgelere dayanan bir tablosunu sunar.Με το έργο του αυτό παρέχει στο κοινό μια τεκμηριωμένη εικόνα του φαινομένου των ναρκωτικών στην Ευρώπη.
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainAuf dem Gerät wurde keine gültige Partitionstabelle gefunden.@info/plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainEr is geen geldige partitietabel op dit apparaat gevonden.@info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainImpossible de trouver un table de partitions valable sur ce périphérique. @info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainIngen giltig partitionstabell hittades på enheten. @ info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainIngen gyldig partitionstabel blev fundet på denne enhed. @ info/ plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainNão foi encontrada nenhuma tabela de partições válida neste dispositivo. @ info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainNa zariadení nebola nájdená platná tabuľka partícií. @ info/ plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainNem található valódi partíciós tábla az eszközön. @ info/ plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainNie znaleziono poprawnej tablicy partycji na tym urządzeniu. @ info/ plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainNo se encontró una tabla de particiones válida en este dispositivo. @info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainPe acest dispozitiv nu a fost găsită nicio tabelă de partiții validă. @ info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainVytvořit novou a prázdnou tabulku diskových oddílů na zařízení. @ info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainΔε βρέθηκε έγκυρος πίνακας κατατμήσεων σε αυτήν τη συσκευή. @ info/ plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainНа цьому пристрої не було знайдено коректної таблиці розділів. @ info
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainНе е открита подходяща таблица на дяловете на устройството. @ info/ plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainНе удалось найти верную таблицу разделов на этом устройстве. @ info/ plain
Bu aygıt üzerinde geçerli bir disk bölümlendirme tablosu bulunamadı. @ info/ plainこのデバイスには有効なパーティションテーブルが見つかりませんでした。@info/plain
Bu bankanın bilanço tablosu.Toto je rozvaha banky.
Bu bir Klimt tablosu.그리고 이것은, 제가 좋아하는 클림트의 그림입니다.
Bu bir Klimt tablosu.Uwielbiam ten obraz Klimta.
Bu bir Klimt tablosu.Мне очень нравится эта картина Климта.
Bu bir Klimt tablosu.וזה-- אני אוהב את הציור הזה של קלימט,
Bu bir Klimt tablosu.وهذه، أحب لوحة كليمت هذه