tabii ile cümle
tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
200. Ve tabii ki, bu da 400.200. e, é claro, isso aqui são 400.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.-2x는 당연히, -2x와 같죠.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.3 é igual a 3 3, é igual a 3, 2, é igual a x 2.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.3 es igual a 3 3, es igual a 3, a-2, es igual a 2 x.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.3 równa się 3 3, jest równe 3, a -2x, równa się -2x.
-2x de tabii ki -2x'e eşit. Bunu, bu yollardan biriyle yapabilirsiniz.Minus 2x er selvfølgelig lig med minus 2x .
-2x de tabii ki -2x'e eşit. Bunu, bu yollardan biriyle yapabilirsiniz.Както -2х очевидно беше равно на -2х. можете да го направите и по двата начина.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.De même sur cette ligne, -2x est égal à -2x.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.Meg ugye az előbbi mínusz 2x is nyilvánvalóan egyenlő a mínusz 2x-szel.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.Záporná 2x jsou očividně rovna záporným dvěma x.
-2x de tabii ki -2x'e eşit.Záporné 2x sa očividne rovná zápornému 2x.
32 veya 47 numaralı sorunu çözdüğünüzü öğrendiğinizde tabii kutlama yapmazsınız.32번째, 47번째 고충까지 파악한다고 했을 때
32 veya 47 numaralı sorunu çözdüğünüzü öğrendiğinizde tabii kutlama yapmazsınız.وعندما تجد أنك تحل المشكلة رقم 32 أو 47، لا تفرح كثيرًا.
32 veya 47 numaralı sorunu çözdüğünüzü öğrendiğinizde tabii kutlama yapmazsınız.ここで考えてほしいのは
"3 bölü 4", artı 1. Tabii, 1 yerineTři čtvrtiny plus 1 na druhou...
9 ve 96 arasındaki fark 87 olacak. Tabii ki büyük sayıdan küçük olanı çıkarıyoruz. .La différence fait 87, mais on soustrait le plus grand du plus petit.
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.어? 어떻게 답이 3이되지?라고 물어봤던 거 같아요
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.A ona odpověděla, "Ne hlupáčku, jsou to 3!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Dan dia akan berkata, "tidak, konyol! Itu tiga!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.E ela dizia, "Não, bobo! É três!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.E lei diceva: "No, stupido! Fa 3!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.En zij zei: "Nee, domoor!
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Erre ő: "Nem, te buta! Az három!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Et elle disait: "Non, idiot! Il est trois!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Na co ona:"Nie, głuptasie! To trzy!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi."Nie, hlupák! Tri!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Och då sade hon : "Nej, dumma!
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Så sagde den store til en, at det faktisk var lig med 3.
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Και μου 'λεγε αυτή "Όχι χαζούλη! Κάνει τρία!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.А тя отвърна: "Не, глупчо!
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.Она говорила: "нет, глупенький! это три!"
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.وكانت تقول لي: لا أيها الغبي إنه 3
Ablam da bana "hayır tabii ki, 3 eder!" derdi.私は不思議におもいました。
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo - což je přezdívka - vylepil fotografii tváře jedné jediné ženy, aby ukázal svůj odpor k vládě.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololoo - čo je samozrejme jeho prezývka - nalepil jednu jedinú tvár ženy, aby ukázal jeho odpor voči vláde.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo--tất nhiên là một biệt hiệu-- đã dán gương mặt của một người phụ nữ để chống lại chính quyền.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo -- um apelido, claro -- colou um único rosto de mulher para mostrar sua resistência contra o governo.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo -un apodo, por supuesto- ha pegado el rostro de una única mujer para mostrar su oposición al gobierno.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.별명이 아볼로로인 친구가 정부에 저항하기 위해서 한 여성의 사진을 붙였습니다.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Абололо - це, звичайно, псевдо - розмістив одне-єдине обличчя жінки, щоб заявити про свій опір урядові.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Абололо, это, конечно же, прозвище, расклеил лицо одной женщины, чтобы выразить сопротивление правительству.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.אבו-לולו -- כמובן כינוי -- הדביק פרצוף אחד של אישה כדי להראות את ההתנגדות לממשל.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.أبولولو -- بالطبع هو اسم مستعار -- ألصق وجه امرأة واحدة لإظهار مقاومته للحكومة.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.一人の女性の顔を貼りだして 政府への抵抗を表明しました 彼がどれほど危険を冒したかは 言うまでもありません
AB: Tabii ki. Birçoğunuz gibi ben deAB: 물론이죠. 저도 여러분들 처럼
AB: Tabii ki. Birçoğunuz gibi ben deא.ב.: בהחלט, אני כמו רבים כמוכם, פוגש אנשים
AB: Tabii ki. Birçoğunuz gibi ben deاليان :بالطبع,انا مثل الكثير منكم,اقابل الناس
AB: Tabii ki. Birçoğunuz gibi ben deもっと大きな何かがあるのでは?」
Ah ... evet. Tabii ki. Evet.اه ... نعم. بالطبع. نعم.
Ah ... evet. Tabii ki. Evet.もう一度言ってああ! ナンシーではないような。 私は意味、ナンシーは行こう!
"Ah, tabii, ben unuttum."Ach, oczywiście, zapomniałem, że.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ach, samozrejme, zabudol som to.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ach, samozřejmě, zapomněl jsem to.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ah, bien sûr, j'ai oublié cela.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ah, certo, ho dimenticato quello.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ah, desigur, am uitat asta.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ah, é claro, eu esqueci disso.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ah, natürlich habe ich vergessen.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ah, naturligtvis, jag glömde det.
"Ah, tabii, ben unuttum."Ah, natuurlijk, ik vergat dat.