tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)Dá sa jedine poškriabať farba alebo prasknúť predné sklo (no nie rozbiť).
Tabii bunda Riley'nin yardımları azımsanacak cinsten değildi.Riki mu nechce byť nič dlžný za záchranu.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Osočovali ho, že je hlúpy.
Örneğin metan tabii gazların temel maddesidir.Metán je hlavnou zložkou zemného plynu.
Floransa'dan ve tabii ki Ponte Vecchio'dan geçer.Zastrešená časť pasáže prechádza aj cez známy most Ponte Vecchio.
Fatih Terim tabii ki çok büyük bir isim.Prvý verš je silno príznakové podstatné meno.
Tabii ki yürüyüş yapmak ve bisiklet sürmek isteyenlere de güzel yerler ve olanaklar vardır.Množstvo dobre pripravených a označených turistických trás zavedie návštevníkov do prekrásnych miest.
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Nikto iný dnes taký nie je.
Tabii kâfur, monoterpenik bir maddedir.Superrosidy sú monofyletickou vetvou krytosemenných rastlín.
Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç.Zem kráľovnej Maud (nór.
Tabii ki yetiştirmiştir.Rodila se je l.
Tabii ki tam bir komedi olur.Takšna pa je prav komedija."
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Očita namreč ženi, da je zanič.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Njegova misija je spodletela.
Tabii ki onlar onun bencil olduğunu söyler.Izkažeta se kot egoistki.
Tabii ki, kaplıcaya girmeyi sakıncalı kılacak durumlar da var.Obstaja sicer tudi možnost poglobitve ožine.
Tabii ki, hayır!..Da, ali tudi ne.
Max Weber geçmişte yaptığı için bu tabii ki yeni bir şey değil.Zaradi povojnega varčevanja art nouveau ni bil več mogoč.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Belinka: zgodovina.
Bu, tabii ki, tüm parçacık özellikleri için de geçerlidir.Podobno velja za vse sesalce.
Tabii ki bu biraz pahalıya patlayacaktı bu nedenden ötürü.V tem času je zaradi velikih stroškov skoraj docela obubožal.
Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç.Šmarnice Kraljica mučencev, [[ Prečna.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Tudi njegova obširna korespondenca je zelo pomembna.
Bir nevi haylazlıktı tabii… " sözleriyle açıklamıştır.Preberi, kakšno čudovito ime mu je dala ...".
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ..."Hudičevaiznajdba" Uživate ob kavici?
Çoğu diğer alkil aminler sıvıdırlar; yüksek molekül ağırlıklı aminler tabiî katıdırlar.Večina drugih aminov je tekočih, amini z velikimi molskim masami pa so trdni.
Bu fikri kabul edenler oranı, tabiidir ki kullanılan örneğe bağlı olacaktır.Katero od njih sprejemalec delu pripiše, je odvisno od njegovega subjektivnega počutja.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Niekas taip ir nesuprato, kas jam buvo atsitikę.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Bet yra ir kitas būdas.
Daima doğru amaç için, tabii.Visuomet teisingos išraiškos.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Tai buvo teisingi pasaulio valdovai.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Pirmą kartą tai ją labai pradžiugina.
Tabii ki yetiştirmiştir.Kartais auginamas.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.Džeikas išsinuomoja filmą ir, jį peržiūrėjus, įtarimai dar labiau sustiprėja.
Ama tutturamadılar tabii.Pretai negali pasisotinti.
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.Randama visur, bet negausiai.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)Paveikslas nebuvo apgadintas (jį saugo šarvuotas stiklas).
Tabii ki idolüm Madonna.Bažnyčia halinė, trinavė.
Tabii olarak Hindistan'da yetişir.Auga Indijoje.
Évry'de yakalandı ve günlerce işkenceye tabii tutuldu.Įtariamuosius erezija suimdavo ir tardant neretai kankindavo.
Ancak kullanıcı tabii ki sadece A harfiyle ilgilenir.Kiškiukais rūpinasi tik patelė.
Bobby Wasabi'yi onun büyükbabası eğitmiştir, tabii kendisini de.Obamos motiną pergyveno jos pačios mama Madelyn Dunham.
Bu nedenle farklı yasalara tabiidirler.Jie gyveno pagal kitus įstatymus.
Tabii ki susuz toprağın verimi de düşük olmaktadır.Negritų potipis labai žemaūgis.
Tabii Miley Hannah olduğundan telefon o odada çalar.Galiausiai bando paskambinti Džeinei Gelager telefonu, tačiau atsiliepia jos motina, ir jis padeda ragelį.
Çoğu M1 tüfeği Amerikan askerlerine hizmet etmiştir, tabii ki bir kısmı da diğer ülkelere verilmiştir.Japonija pasikliovė M1 Garand šautuvais, tiekiamais Jungtinių Amerikos valstijų.
Dolayısıyla birbirlerinin cinsel uzuvlarına dokunmaları tabiidir.Tokiu būdu siekiama patraukti abiejų lyčių dėmesį.
Hızlı UDMA5 ve UDMA6 modları tabii ki 80 iletken kabloya ihtiyaç duyarlar.Kiiremad UMDA5 ja UMDA6 vajavad samuti 80-juhtmelist kaablit.
Tabii bu doğru değildi."Ometi ei ole see tõsi."
Tabii olarak Hindistan'da yetişir.Teda kasvatatakse peamiselt Indias.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Siiski jõuti õnnelikult kohale.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey."See oli just see, mida tahtsin.
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.Kui otsida, siis on see näha, kuid vähesed otsivad.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Informatsioon: ajalugu.
Şiirsel güzellik tabii güzellğin bittiği yerde başlar.Tänav saab alguse Ilu puiesteelt.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Omasõnavara osatähtsus on siiski suur.
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.Muusikat võib näitleja ka oma suuga teha.
Tabii ki idolüm Madonna.Mägi, Marika.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Keegi ei tea, mis seda põhjustas.
İşte o anda ben sudaki balık kadar mutlu olurum tabii.Sellel ajal saab isast kala ära tunda pärakuuime järgi.

İlgili Sayfalar