taban ile cümle

taban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sakız ayakkabımın tabanına yapıştı.Gum got stuck to the bottom of my shoe.
Benim ayakkabıların tabanları yıprandı.The soles of my shoes are worn.
Bill, bir tabanca ile öldürüldü.Bill was killed with a gun.
Hırsız, köpek havlamasını duyunca tabanları yağladı.When the thief heard the dog bark, he took to his heels.
Tabanca kime ait?Who does the gun belong to?
Size istikrarlı bir taban maaş artı satış komisyonu ödenecektir.You will be paid a stable base salary plus commissions on sale.
Ben, plana karşı taban tabana zıtım.I'm dead set against the plan.
Onlar en yüksek dağlara tırmanıp denizlerin tabanında yürüdüler.They have climbed the highest mountains and walked on the floor of the seas.
Ayakların tabanları, sıcağa ve soğuğa karşı duyarsızdır.Soles of the feet are insensitive to heat and cold.
O, tabancaya uzandı.He reached for the pistol.
O bir polis gördüğünde tabanları yağladı.He took to his heels when he saw a policeman.
Onlar ülkeyi tanklarla ve tabancalarla istila etti.They invaded the country with tanks and guns.
Elinde bir tabancası olan bir kadına asla güvenme.Never trust a woman with a pistol in hand.
Hacker şirketin veri tabanında bulunan hassas dosyalara erişimi kazandı.The hacker gained access to sensitive files in the company's database.
Bu tabanca ile hedefe nişan al.Aim at the target with this gun.
O, onu bir tabanca ile vurdu.She shot him with a pistol.
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Tabancaların yasadışı yapılması gerektiğini düşünüyor musunuz?Do you think that handguns should be made illegal?
Bu gibi durumlarda, bir tabanca kullanışlı gelebilir.In situations like these, a gun might come in handy.
Tom elinde bir tabanca ile öldü.Tom died with a gun in his hand.
Tom bir tabanca ve bir bıçakla kendini silahlandırdı.Tom armed himself with a gun and a knife.
Tom tabancasıyla hedefe nişan aldı.Tom aimed his pistol at the target.
Tom tabancasını yastığının altına koydu.Tom put his pistol under his pillow.
John ona ateş ettiğinde Tom tabancasını Mary'ye doğrultuyordu.Tom was aiming his pistol at Mary when John shot him.
Tom bana tabancamı doldurmamı söyledi.Tom told me to load my pistol.
Onun nehre iki tabanca attığını çok açıkça hatırlıyorum.I remember very clearly that he threw two pistols into the river.
Tabanvayla gittim.I went on foot.
Evimde sahip olduğum tek silah su tabancaları.The only weapons I have in my home are water pistols.
Tom Mary'nin elindeki tabancaya baktı.Tom stared at the gun in Mary's hand.
Tom lisesinin beyzbol takımı için ikinci taban oynardı.Tom used to play second base for his high school's baseball team.
Bir tabancan var mı?Do you own a handgun?
Bu bir roman tabanlı film.It's a novel-based movie.
Tom'un sana verdiği tabancaya ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the pistol Tom gave you.
Tom'dan aldığın tabancaya ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the pistol that you received from Tom.
Ayağımın tabanında bir nasır var.I have a callus on the sole of my foot.
Tom tabancasını kılıfına koydu.Tom holstered his pistol.
O, polisi görür görmez tabanları yağladı.As soon as he saw the policeman, he ran for it.
Polisi görünce tabanları yağladı.He ran away when he saw the policeman.
Umarım bu tabancayı kullanmak zorunda değilim.I hope I don't have to use this pistol.
Tom tabancasını yastığın altına koydu.Tom put his pistol under the pillow.
Tom birden ceketinin cebinden bir tabanca çekti.Tom yanked a pistol from his jacket pocket.
Bu tabancada hiç mermi yok.There aren't any bullets in this pistol.
Tom bir tabancayla Mary'ye ateş etti.Tom shot at Mary with a revolver.
Tom mutfak tabanını paspaslıyor.Tom is mopping the kitchen floor.
Tom'un bir tabancası vardı.Tom had a pistol.
Tom'un parmak izleri tabancanın üstündeydi.Tom's fingerprints were on the gun.
Tom düz tabandı.Tom has flat feet.
Tabanca aniden patladı.The gun suddenly went off.
Maaşınız komisyon tabanlıdır.Your salary is commission-based.
Tom parmağını tetikten çekti ve tabancasını kılıfına geri koydu.Tom took his finger off the trigger and put his pistol back in its holster.
Tabanca mermisi, bacağını delip geçti.The pistol bullet pierced his leg.
Mary bir tabanca çıkardı ve Tom'u vurdu.Mary pulled out a pistol and shot Tom.
Tom tabancayı üç kez ateşledi.Tom fired the pistol three times.
Tom hızla tabancasını yeniden yükledi.Tom quickly reloaded his pistol.
Tom tabancasına uzandı.Tom reached for his pistol.
Tom bir tabanca ile Mary'yi tehdit etti.Tom threatened Mary with a pistol.
Bu ayakkabılarda yeni tabanlara ihtiyacım var.I need new soles on these shoes.
Mary için tabanca bir silahtır.For Mary, the gun is a weapon.
Bir çocuğa bir tabanca vermezdin, değil mi?You wouldn't give a child a gun, would you?
Sana bu su tabancasını veren kişi Tom'muydu?Was Tom the one who gave you this squirt gun?

İlgili Sayfalar