ta ile cümle

ta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tavsiyen olmadan yapamam.I cannot do without your advice.
Size annemi tanıtayım.Let me introduce my mother to you.
Seninle tanıştırdığım şirket başkanı, seni tekrar görmek istiyor.The president of the company, to whom I introduced you, wants to see you again.
Seninle tanışmak harika.It's great to meet you.
Size biraz tavsiye verirsem umursamayacağınızı ümit ediyorum.I hope you won't mind if I give you some advice.
Sizinle tanışmak bir zevkti, Bay Tamori.It was a pleasure meeting you, Mr Tamori.
Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.I'm very glad to meet you.
Sizinle tanışmak hoştu. Sizden dört gözle haber bekliyorum.It was nice to meet you, and I look forward to hearing from you.
Anne-babamla tanışmanı istiyorum.I would like you to meet my parents.
Ben sana tamamen katılıyorum.I quite agree with you.
Seninle tartışmak hiç iyi değil.It is no good arguing with you.
Birbirinizle tanıştınız mı?Have you met each other?
Onun tavsiyesini izlemen mantıklıydı.It was sensible of you to follow her advice.
Senin tanımadığın bu çocuğu tanıyorum.I know that boy whom you don't know.
Tavsiye edebileceğin biryer var mı?Is there any place you recommend?
Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
Onunla ilk tanışman ne zamandı?When was it that you first met her?
Tatilini Yeni Zelanda'da geçireceğini anlıyorum.I understand you are going to spend your vacation in New Zealand.
Taşımak istediğin şeyin taşınmasına gerek yok.The thing that you are intending to carry does not need to be carried.
Oraya ister taksiyle gidin, ister yayan gidin, fazla bir farkı yoktur.It will make little difference whether you go there by taxi or on foot.
Tavsiyen için teşekkür ederim.Thank you for your advice.
Onu tanıyorum.I know him.
Yarın bir tane almak zorundayım.I have to buy one tomorrow.
Yarın tarih dersinde sınava girmek zorundayım.I have to take an examination in history tomorrow.
Yarın ne olacağını tahmin etmek mümkün değil.There is no telling what will happen tomorrow.
Yarın için hava tahmini nedir?What's the forecast for tomorrow?
Asya tarihi ile ilgileniyorum.I am interested in Asian history.
Akira parası varken New York'ta kalacak.Akira will stay in New York while his money lasts.
Tatilinizi iptal etmenize gerek yok.You don't have to cancel your vacation.
Üzgünüm, bugün tamamen ayrılmış.I'm sorry, today is fully booked.
Küçük kız kardeşi çok tatlı, değil mi?His little sister is very cute, isn't she?
Onun tarafından aldatıldım.I was deceived by him.
O sofistike insanlar arasında kendimi tamamen rahatsız hissettim.I felt utterly out of place among those sophisticated people.
Oh, bir ineği sağma tarzın bu mu?Oh, is that the way you milk a cow?
UFO tanımlanamayan uçan nesne anlamına gelir.UFO stands for unidentified flying object.
Kaç tane CD'n var?How many CDs do you have?
Saat tam sekiz otuz mu?Is it just eight-thirty?
Saat tam sekizde kahvaltıyı odamda istiyorumI'd like breakfast in my room at 8 sharp.
Yediye kadar burada takılabilir miyim?Can I hang out here till seven?
Saat tam yedide burada olmayı ihmal etme.Don't fail to be here at 7 o'clock sharp.
Biz, beş gün içinde işi tamamlayabilmeliyiz.We should be able to complete the work in five days.
Öğrencilerin yüzde 40'tan azı üniversiteye devam ediyor.No less than 40 percent of students go on to university.
Ona kraliçe tarafından üç gemi verildi.Three ships were given to him by the queen.
Üç öğrenci kısa konuşmalar yaptılar ve kendilerini ve de ülkelerini tanıttılar.Three students made short speeches and introduced themselves and their countries.
Onlardan 3000 tane almayı kabul edersen, sana %3 indirim yaparız.If you agree to buy 3000 of them, we'll give you a 3 percent discount.
İki yabancı ile tanıştım, biri Kanadalı idi ve diğeri İngiltereli.I met two foreigners, one was from Canada, and the other from England.
Çift tartışıyordu ve Chris Beth'e vurup yere devirdi.The couple was quarrelling and Chris knocked Beth down.
İki ev arasındaki yol kar tarafından bloke edildi.The path between the two houses was blocked by snow.
Bunu benim için merdivenlerden yukarıya taşır mısın?Would you mind carrying it up the stairs for me?
İki takım final maçında karşı karşıya geldi.The two teams competed in the final game.
Turnuvaya yirmi takım girdi.Twenty teams entered the tournament.
On bin metre koşmak için büyük tahammüle ihtiyacın var.You need great endurance to run ten thousand meters.
Bir çekirge ve bir hayli karınca bir tarlada yaşadı.A grasshopper and many ants lived in a field.
Bir yılda kaç tane mevsim vardır?How many seasons are there in a year?
Her gün kaç tane gemi yolculuğu vardır?How many cruises are there each day?
Ben bir tane almalıyım.I must buy one.
Bir çift eldiven takside bırakıldı.A pair of gloves was left in the taxi.
Bir öğrenci, Basin Caddesi'nde bir araba tarafından ezildi.A student was run over by a car on Basin Street.
Ülkede bir haftadan sonra tamamen yenilenmiş hissediyorum.I feel completely restored after a week in the country.
7 Ocak tarihli mektubun için çok teşekkürler.Thank you very much for your letter of January 7th.

İlgili Sayfalar