ta ile cümle
ta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.Once you get the taste for gambling, it's hard to give it up.
Kim tatlı tatlı gülümsedi.Kim smiled sweetly.
Kim'in gülümsemesi çok tatlıydı.Kim's smile was very sweet.
Amcan ve ben yıllardır birbirimizi tanırız.Your uncle and I have known each other for many years.
Dün Taro ile tenis oynadım.I played tennis with Taro yesterday.
Tilkinin kuyruğu tavşanınkinden uzundur.The tail of a fox is longer than that of a rabbit.
Kamboçya Birleşmiş Milletler'den yardım talebinde bulundu.Cambodia appealed to the United Nations for help.
Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.The poor boy was knocked down by a car.
Bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being hit by a car.
Takvimdeki tarih 23 Eylül 1964'tü.The date on the calendar was September 23, 1964.
Onu takvimime not etmeyi ihmal ettim.I neglected to note it in my calendar.
Gülliver'in Gezileri ünlü bir İngiliz yazar tarafından yazılmıştır.Gulliver's Travels was written by a famous English writer.
Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.I'll have to have my camera repaired.
Kaç tane kameran var?How many cameras do you have?
Kafeterya self-servis tarzı bir restorandır.A cafeteria is a self-service style restaurant.
Güveler ışık tarafından çekilirler.Moths are attracted by light.
Bütün çantalara etiketleri takın.Attach labels to all the bags.
Çantanı senin için taşıyayım mı?Shall I carry your bag for you?
Kanada, Amerika'nın kuzey tarafındadır.Canada is on the north side of America.
Ben klas elbiseler giyerim ve klas gözlükler takarım.I wear cool clothes and cool sunglasses.
Büyük bir benzin talebi mevcut.There is a great demand for gasoline.
Gaz tankı aniden patladı.The gas tank suddenly blew up.
Şemsiyemi kaybettim. Yeni bir tane almalıyım.I've lost my umbrella. I must buy a new one.
Trafik bir heyelan tarafından engellendi.Traffic was blocked by a landslide.
Halı fiyatı üç etken tarafından belirlenir.The price of the carpet is determined by three factors.
Kaç tane çanta kontrol etmek istiyorsun?How many bags do you want to check?
Sizinle tanışabilmek büyük bir onur.It's a great honor to be able to meet you.
Seni tanıdığıma çok mutluyum.I'm very happy to know you.
Sizinle tanışmaktan onur duydum.I am honored to meet you.
Seninle tanıştığıma memnun oldum.I'm pleased to meet you.
Seninle tanıştığıma çok memnun oldum.I'm very pleased to meet you.
Adınız bana tanıdık geliyor.I am familiar with your name.
Adın bana tanıdık geliyor.Your name is familiar to me.
Annem kahve fincanlarının tarihine baktı.My mother looked up the history of coffee cups.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Öğle yemeği için sandviçler tamam mı?Are sandwiches OK for lunch?
Eğer demliğe biraz daha çay yaprakları koyarsan, çayın tadı daha iyi olacaktır.If you put more tea leaves into the pot, the tea will taste better.
Tanıştığımıza sevindim.I'm glad to meet you.
Birbirinizi tanıyor musunuz?Do you know each other?
Sadece kedini izle ve onu tanıyacaksın.Just observe your cat and you will get to know him.
Çocuğunun partimize gelmesini tavsiye ederim.I suggest that your son come to our party.
Sen uzakta tatilde bir soyguncu zorla evine girdi.A burglar broke into your house while you were away on vacation.
Senin için yeni bir takım elbise yapacağım.I will make a new suit for you.
Devam etmelisin ve onu yapmalısın, tam yapacağını söylediğin gibi.You should go ahead and do it, just like you said you would.
Yeni yıl tatilinde ne yapmayı planlıyorsun?What are you planning to do for the New Year vacation?
Kibarlığını gerçekten takdir ediyorum.I really appreciate your kindness.
Yoğun kar tarafından geciktirildiği için, mektubun bana sadece bugün ulaştı.Your letter reached me only today, having been delayed by the heavy snow.
Tabağındaki her şeyi ye yoksa herhangi bir tatlı almayacaksın.Eat everything on your plate, or you won't get any dessert.
Tabağındaki her şeyi yesen iyi olur.You'd better eat everything that's on your plate.
Ben festival süresince Takayama'ya gitmek istiyorum.I'd like to go to Takayama during festival time.
Festivalin tarihi sınavınki ile çakışmaktadır.The date of the festival coincides with that of the exam.
Terbiyeni takın.Behave yourself.
Tat vermek için tuz ve biber ilave et.Add salt and pepper to taste.
Tatlı olarak bir satsuma al.Have a satsuma for dessert.
Israr edersen, bir tane daha içeceğim.If you insist, I'll have another drink.
Para tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm trying to save money.
Para hakkında tartışmayı bırak.Stop arguing about money.
Parayı ve teknolojiyi dünyanın bir tarafından diğerine taşımak yeterli değildir.Moving money and technology from one side of the globe to the other is not enough.
Paramız olmadığı için bir tatil düşünmenin faydası yok.Since we have no money, it's no use thinking of a holiday.
Ben yeni bir takım elbise satın almak için çok fakirim.I'm too poor to buy a new suit.