Tassimo T65 artık her Second Cup yerinde satılıyor.Tassimo T65 are now sold at every Second Cup location.
Tassimo Second Cup içecekleri Eylül 2012'de piyasaya sürüldü.Tassimo Second Cup beverages were launched in September 2012.
Autour de Miguel Abensour adlı eser ise Anne Kupiec ve Étienne Tassin tarafından düzenlenmiştir.Autour de Miguel Abensour, edited by Anne Kupiec and Étienne Tassin.
748 yılında Odilo'nun ölümünden sonra kendi oğlu Tassilo'nun vekilliğini yapmaya başlamıştır.After his death in 748, she became regent for her son Tassilo.
Savaşın sonlarında General Jean de Lattre de Tassigny'nin Fransız Birinci Ordusuna teslim oldu.They then joined the French First Army of General Jean de Lattre de Tassigny.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Let the gratefulness overflow into blessing all around you.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Let the gratefulness overflow into blessing all around you, and then it will really be a good day.
748 yılında Odilo'nun ölümünden sonra kendi oğlu Tassilo'nun vekilliğini yapmaya başlamıştır.After his death in 748, she became regent for her son Tassilo.
1919'dan beri 49. rektör seçilmiş Freimuth, Tassilo Küpper'in yerine gelmiştir.He succeeded Tassilo Küpper and was the 49th Rector since 1919.
1919'dan beri 49. rektör seçilmiş Freimuth, Tassilo Küpper'in yerine gelmiştir.Damit löste er als 49. Rektor seit 1919 seinen Vorgänger Tassilo Küpper ab.
Ayrıca Tassilo'nun Garibald'ın oğlu olup olmadığı belirsizdir.Nicht eindeutig geklärt ist, ob auch Horbaef ein Sohn des Cheops war.
Rózsa Tassi ya da takma adıyla Rosa Caracciolo (29 Haziran 1972), Macar pornografik film oyuncusu.Rosa Caracciolo, née Rozsa Tassi le 29 juin 1972 à Szolnok, est une actrice pornographique hongroise.
1919'dan beri 49. rektör seçilmiş Freimuth, Tassilo Küpper'in yerine gelmiştir.Freimuth sucedió a Tassilo Küpper y es el 49. rector desde 1919.
Garibald Tassilo ile çok yakın ilişkiler kurmuştur.Si forma un rapporto complicato con Tyreese.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.A hála áradjon szét és váljon áldásokká körülötted.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Dejen que la gratitud inunde de bendición todo a su alrededor.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Laat je dankbaarheid uitwaaieren als een zegening voor alles om je heen.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Laissez la gratitude se transformer en bénédiction pour votre entourage.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Lăsaţi recunoştinţa să se reverse în binecuvântare peste tot în jurul vostru.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.הניחו להכרת התודה שלכם לעלות על גדותיה ולברך את סביבתכם.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Ať vděčnost přeplyne do požehnání všude kolem vás a pak to bude opravdu dobrý den.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Deixem que a gratidão transborde em bênçãos em vosso redor, e, então, será realmente um bom dia.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Dejen que la gratitud se transforme en bendición a su alrededor, y entonces será realmente un buen día.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.감사함이 당신의 주변 모든 곳으로 넘치게 하십시오. 그러면 당신의 오늘 이 하루는 더 없이 좋은 날이 될 것입니다.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Laat de dankbaarheid overstromen in zegeningen van alles om je heen. Dan zal je dag écht goed zijn.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Lad taknemligheden blive til velsignelser overalt omkring dig og så bliver det en virkelig god dag. (Musik)
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Lasst die Dankbarkeit fließen als Segnung um euch herum. Dann wird der Tag wirklich ein guter Tag sein.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak. (Müzik)Hadd csorduljon túl a hála, és váljon áldássá ahová csak megy, és akkor az tényleg jó nap lesz." (Zene)
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak. (Müzik)Нехай вдячність переросте у всеохоплююче щастя, і тоді сьогодні буде насправді чудовим днем.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Naj hvaležnost prekipi v blagoslov vsega okrog tebe in potem bo zagotovo dober dan.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Niech ta wdzięczność przemienia się w dobro wokół was. Wówczas będzie to naprawdę dobry dzień.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Нека благодарност препълни с благословение всички около вас, и след това ще бъде наистина добър ден.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.אפשרו להכרת התודה לגלוש להכרת תודה לכל מה שסביבכם, ואז זה יהיה יום טוב באמת.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.اجعل مشاعر الشكر تغمرك لتكون نعما لمن هم حولك, عندها سيكون يوما جميلا بالفعل .
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.感謝が恵みとなって あふれ出すように そうしたら 今日は 本当に良い日になるでしょう
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.Ja Jumala sanoi: "Viliskööt vedet eläviä olentoja, ja lentäkööt linnut maan päällä, taivaanvahvuuden alla".
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.하나님이 가라사대 물들은 생물로 번성케 하라 땅위 하늘의 궁창에는 새가 날으라 하시고
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.Og Gud sa: Det vrimle av liv i vannet, og fugler flyve over jorden under himmelhvelvingen!
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.Řekl ještě Bůh: Vydejte vody hmyz duše živé v hojnosti, a
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.ויאמר אלהים ישרצו המים שרץ נפש חיה ועוף יעופף על הארץ על פני רקיע השמים׃
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.وقال الله لتفض المياه زحافات ذات نفس حية وليطر طير فوق الارض على وجه جلد السماء.
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.神 說 、 水 要 多 多 滋 生 有 生 命 的 物 . 要 有 雀 鳥 飛 在 地 面 以 上 、 天 空 之 中
Tanrı, ‹‹Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun›› diye buyurdu.神說 、 水 要 多多 滋生 有 生命 的 物 . 要有 雀鳥飛 在 地面 以上 、 天空 之中