taşların ile cümle

taşların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Tehdään loppu pimeydestä, ja tutkitaan tyystin kivi, jonka synkkä pilkkopimeä peittää.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Temi napravljajo konec in preiskujejo do najskrajnejših mej kamene, skrite v temini in v smrtni senci.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Человек полагает предел тьме и тщательно разыскивает каменьво мраке и тени смертной.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.Човекът туря край на тъмнината, И издирва до най-далечните места, Камъните в тъмнината и в мрачната сянка.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.קץ שם לחשך ולכל תכלית הוא חוקר אבן אפל וצלמות׃
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.قد جعل للظلمة نهاية والى كل طرف هو يفحص. حجر الظلمة وظل الموت.
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.人 為 黑 暗 定 界 限 、 查 究 幽 暗 陰 翳 的 石 頭 、 直 到 極 處
İnsan karanlığa son verir, Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarını Son sınırına kadar araştırır.人 為 黑暗 定界限 、 查究 幽暗陰翳 的 石頭 、 直 到 極處
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.A határokat odább tolják, a nyájat elrabolják és legeltetik.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Bezbožníci prenášajú medze, lúpežne zajímajú stádo a pasú.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Bezbožníť nyní mezníky přenášejí, a stádo, kteréž mocí zajali, pasou.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Có người dời sụt mộc giới , Aên cắp bầy chiên , rồi dẫn cho ăn .
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Có người dời sụt mộc giới, Aên cắp bầy chiên, rồi dẫn cho ăn.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.De onde flytter Markskel, ranede Hjorde har de på Græs.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Er worden grenspalen verschoven, schaapskudden gestolen en geweid
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Folk flytter grenseskjell; de raner fe og fører det på beite.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Há os que removem os limites; roubam os rebanhos, e os apascentam.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Hay quienes remueven los linderos, roban rebaños y los apacientan
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.I malvagi spostano i confini, rubano le greggi e le menano al pascolo
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Jumalattomat siirtävät rajoja, ryöstävät laumoja ja laskevat ne laitumelle.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.어떤 사람은 지계표를 옮기며 양떼를 빼앗아 기르며
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Krivičniki prestavljajo mejnike, plenijo črede in jih sebi pasejo.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Man verrückt die Grenzen, raubt die Herde und weidet sie.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Niezbożni granice przenoszą, trzody zabierają i pasą.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.On déplace les bornes, On vole des troupeaux, et on les fait paître;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Se, råmärken flyttar man undan, rövade hjordar driver man i bet;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Sînt unii cari mută hotarele, fură turmele, şi le pasc;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Μετακινουσιν ορια αρπαζουσι ποιμνια και ποιμαινουσιν
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Едни преместят межди, Грабят стада и ги пасат;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Межи передвигают, угоняют стада и пасут у себя .
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.גבלות ישיגו עדר גזלו וירעו׃
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.ينقلون التخوم. يغتصبون قطيعا ويرعونه.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.有 人 挪 移 地 界 、 搶 奪 群 畜 而 牧 養
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.有 人 挪移 地界 、 搶奪 群 畜 而 牧養
İsveç’te 2001 Öğretmenlik Eğitimi Reformunun temel yapı taşlarından birisi hayat boyu öğrenmedir.Elaboración de un informe nacionalsobre la educación superior
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.(101:15) ибо рабы Твои возлюбили и камни его, и о прахе его жалеют.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.(102:15) Car tes serviteurs en aiment les pierres, Ils en chérissent la poussière.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Căci robii Tăi iubesc pietrele Sionului, şi le e milă de ţărîna lui.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Các tôi tớ Chúa yêu chuộng đá Si-ôn, Và có lòng thương xót bụi đất nó.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Các tôi_tớ Chúa yêu_chuộng đá Si-ôn , Và có lòng thương_xót bụi đất nó .
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Du skall stå upp och förbarma dig över Sion; se, det är tid att du bevisar det nåd; ja, stunden har kommit.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Du vil reise dig, du vil forbarme dig over Sion; for det er tiden til å være det nådig, timen er kommet.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Eens zult U Zich over Jeruzalem komen ontfermen. De tijd is aangebroken om Uw stad genade te geven.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Kajti hlapcem tvojim je drago njega kamenje in smili se jim njega prah.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.주의 종들이 시온의 돌들을 즐거워하며 그 티끌도 연휼히 여기나이다
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Nouse ja armahda Siionia, sillä aika on tehdä sille laupeus ja määrähetki on tullut.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Porque os teus servos têm prazer nas pedras dela, e se compadecem do seu pó.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Te kelj fel, könyörülj a Sionon! Mert ideje, hogy könyörülj rajta, mert eljött a megszabott idõ.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.thi dine Tjenere elsker dets Sten og ynkes over dets Grushobe.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Tu sorgerai, avrai pietà di Sion, perché è tempo di usarle misericordia: l'ora è giunta
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Tus siervos aman sus piedras, y de su polvo tienen compasión
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty povstana, smiluješ se nad Sionem, nebo čas jest učiniti milost jemu, a čas uložený přišel.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty povstaneš a zľutuješ sa nad Sionom, lebo je čas učiniť mu milosrdenstvo, lebo už prišiel určený čas.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty powstawszy zmiłujesz się nad Syonem; boć czas, żebyś się zlitował nad nim, gdyż przyszedł czas naznaczony.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Επειδη οι δουλοι σου αρεσκονται εις τους λιθους αυτης και σπλαγχνιζονται το χωμα αυτης.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Защото слугите Ти копнеят за камъните му, И милеят за пръстта му.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.כי רצו עבדיך את אבניה ואת עפרה יחננו׃
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.‎لان عبيدك قد سرّوا بحجارتها وحنّوا الى ترابها‎.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.你 的 僕 人 原 來 喜 悅 他 的 石 頭 、 可 憐 他 的 塵 土
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.你 的 僕人 原 來喜 悅 他 的 石頭 、 可 憐 他 的 塵土

İlgili Sayfalar