taşları ile cümle

taşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.A sarokkövek pedig: a szorgalom és a lelkesedés, kemény munka és élvezni, amit csinálsz.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.Die Ecksteine sind Fleiß und Leidenschaft, also hart arbeiten und Freude daran haben.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.E le pietre angolari sono l'operosità e l'entusiasmo, lavorar sodo e divertirsi in ciò che si fa.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.패기와 열성이 그 주춧돌이 되는데, 열심히 일하고 일하는 것 자체를 즐기는 거를 말하죠.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.Những viên đá nền là cần cù và nhiệt huyết,
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.U podstaw jest pilność i entuzjazm.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.Základy tvoria pracovitosť a entuziazmus, ťažká práca a láska k tomu, čo robím.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.И краеугольными камнями являются: усердие, энтузиазм, тяжёлый труд и любовь к тому, что ты делаешь.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.Ъгловите камъни бяха прилежание и ентусиазъм, да работиш усърдно и да се радваш на онова, което правиш.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.אבני הפינה היו חריצות והתלהבות, עבודה קשה והנאה ממה שאתה עושה.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.وكل حجر زاوية, يمثل قيمًا كالإجتهاد, و الحماسة, المثابرة في العمل, والتمتع بما تقوم به.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.一生懸命に働き 楽しむことで 頂点に近づく
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.Anebo dokonce přitáhnou kovové předměty jako železo.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları. Demir içerikli nesneleri.Видели са, че тези предмети привличат дори метални предмети, като например железни предмети.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.Eller till och med andra metaller, till exempel järn
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.혹은 철과 같은 금속 물제를 끌어당겼을 지도 모릅니다.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.Lub może nawet przyciągnąć metalowe obiekty jak żelazo.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.O che attraggono perfino oggetti metallici come il ferro.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.O incluso atraen objetos metálicos como el hierro.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.הם מושכים אפילו עצמים מתכתיים, כגון ברזל.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.أو حتى تجذب أشياء معدنية كالحديد.
Ya da demir gibi metal nesneleri çeken taşları.别的磁体 或者甚至可以吸引金属物体 比如铁
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Các quan trưởng Giu-đa giống như kẻ lấn địa giới; ta sẽ đổ cơn giận ta trên chúng nó như trút nước.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Các quan trưởng Giu-đa giống như kẻ lấn địa_giới ; ta sẽ đổ cơn giận ta trên chúng_nó như trút nước .
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Căpeteniile lui Iuda sînt ca cei ce mută semnul dela hotare; ca apa Îmi voi vărsa mînia peste ei!
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.I capi di Giuda sono diventati come quelli che spostano i confini e su di essi come acqua verserò la mia ira
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Júda fejedelmei olyanok, mint a határrontók; kiontom rájok az én haragomat, mint a vizet.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Juda furstar hava blivit råmärkflyttares likar; över dem skall jag utgjuta min vrede såsom vatten.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Judas fyrster er blitt lik dem som flytter markeskjell; over dem vil jeg utøse min harme som vann.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Knezi Judovi so kakor tisti, ki prestavljajo mejnike; nadnje izlijem srd svoj kakor vodo.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Kniežatá Júdove sú podobné tým, ktorí prenášajú medzu; na ne vylejem svoju prchlivosť ako vodu.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Knížata Judská jsou podobná těm, kteříž přenášejí mezník; vyleji na ně jako vodu prchlivost svou.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.유다 방백들은 지계표를 옮기는 자 같으니 내가 나의 진노를 저희에게 물같이 부으리라
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Les chefs de Juda sont comme ceux qui déplacent les bornes; Je répandrai sur eux ma colère comme un torrent.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Los gobernantes de Judá fueron como los que traspasan los linderos; derramaré mi ira sobre ellos como agua
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Os príncipes de Judá são como os que removem os marcos; derramarei, pois, o meu furor sobre eles como água.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Som Folk, der flytter Skel, blev Judas Fyrster, over dem vil jeg øse min Harme som Vand.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.W domu Izraelskim widzę sprosność; tam się wszeteczeństwem Efraimowem splugawił Izrael;
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.οι αρχοντες Ιουδα εγειναν ως οι μετατοπιζοντες ορια επ' αυτους θελω εκχυσει ως υδατα την οργην μου.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Вожди Иудины стали подобны передвигающим межи: изолью на них гнев Мой, как воду.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.Понеже Юдовите първенци станаха като ония, които преместват межди, За това ще излея гнева си върху тях.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.היו שרי יהודה כמסיגי גבול עליהם אשפוך כמים עברתי׃
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.صارت رؤساء يهوذا كناقلي التخوم فاسكب عليهم سخطي كالماء.
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.猶 大 的 首 領 如 同 挪 移 地 界 的 人 、 我 必 將 忿 怒 倒 在 他 們 身 上 、 如 水 一 般
Yahuda önderleri sınır taşlarının yerini değiştirenlere benziyor, Gazabımı su gibi dökeceğim üzerlerine.猶大 的 首 領 如同 挪移 地界 的 人 、 我 必 將 忿怒 倒在 他 們 身上 、 如水 一般
Yanlış yapı taşlarının oluşmasına sebep olur ya da yapı taşları hiç oluşmaz.Por lo tanto se fabrican las estructuras incorrectas, o incluso ninguna estructura es fabricada.
Yanlış yapı taşlarının oluşmasına sebep olur ya da yapı taşları hiç oluşmaz.וזה יוביל להיווצרות מבנים לקויים, או לאי-היווצרות מבנים בכלל,
Yanlış yapı taşlarının oluşmasına sebep olur ya da yapı taşları hiç oluşmaz.何も作り出されなかったりします あなた方は慢性病の前段階にいます
Yeryüzünde gömülü tüm değerli taşları ve hatta arkadaşlarının içini ki bu son derece tuhaf olsa gerek.지구에 감추어진 모든 보석들, 그리고 친구들의 몸속까지도요. 그 모습은 아주 이상하게 보일 겁니다.
Yeryüzünde gömülü tüm değerli taşları ve hatta arkadaşlarının içini ki bu son derece tuhaf olsa gerek.כל האבנים היקרות החבויות בקרקע, ואפילו את תוכם של חבריו, מה שכנראה די מביך.
Yeryüzünde gömülü tüm değerli taşları ve hatta arkadaşlarının içini ki bu son derece tuhaf olsa gerek.وكل الكنوز المخبئة في ثنايا الأرض، وحتى ما بداخل أصحابه، ربما يبدو الأمر مُربكا للغاية.
Yeryüzünde gömülü tüm değerli taşları ve hatta arkadaşlarının içini ki bu son derece tuhaf olsa gerek.そして恐らく変な気持ちでしょうが 彼の友人たちの中身さえ見えるのです その不運な正方形は
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.그는 그 집을 헐고 돌과 그 재목과 그 집의 모든 흙을 성 밖 부정한 곳으로 내어갈 것이며
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.Perciò si demolirà la casa; pietre, legname e calcinacci si porteranno fuori della città, in luogo immondo
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.Razrušijo naj hišo, kamene in les in ves omaz njen, in vse naj spravijo ven za mesto na nečist kraj.
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.Vậy , họ phải phá nhà đi , đá , gỗ và hồ , rồi đem đổ hết_thảy ngoài thành trong một nơi dơ_dáy .
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.Vậy, họ phải phá nhà đi, đá, gỗ và hồ, rồi đem đổ hết thảy ngoài thành trong một nơi dơ dáy.
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.Vtedy rozboria dom, jeho kamene, jeho drevá a všetok maz domu a vynesú von za mesto na nečisté miesto.
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.должно разломать сей дом, и камни его и дерево его и всю обмазку дома вынести вне города на место нечистое;
Yıkılmalıdır. Taşları, keresteleri, bütün harcı kent dışına, kirli sayılan bir yere atılmalıdır.ונתץ את הבית את אבניו ואת עציו ואת כל עפר הבית והוציא אל מחוץ לעיר אל מקום טמא׃

İlgili Sayfalar