Onu taşıyacağım.I'll carry it.
Seni taşıyacağım.I'll carry you.
Bunu taşıyacağım.I'll carry this.
Seni her zaman kalbimde taşıyacağım.I'll always carry you in my heart.
Elimden geldiği kadar çok taşıyacağım.I'll carry as much as I can.
Onu mezarıma taşıyacağım.I'll carry that to my grave.
Çantanı senin için taşıyacağım.I'll carry your suitcase for you.
Onların üzerine cehennemi taşıyacağım.I will bring hell upon them.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.But what we're going to talk about in this is how we're going to the next level.
Ve ben de, peki, RISD'ye geleceği taşıyacağım, diyorum.And I say, well, I'm going to bring the future back to RlSD.
Yoksa seni taşıyacağım.Otherwise I'm going to throw you.
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.I said that if you get into the study hall, I'd carry you on my back.
Bu vektörü buraya taşıyacağım.And let me translate that vector right over there
Sizi dinlenebileceğiniz bir yere taşıyacağımI'll carry you to a resting place
Seni taşıyacağım.Ich werde dich tragen.
Ne olur ne olmaz diye, yanımda biraz nakit de taşıyacağım.Por si acaso, también llevo un poco de dinero.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.De arról fogunk beszélni, hogy hogy tudjuk ezt továbbvinni a következő szintre.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Aber worüber wir heute sprechen werden, ist, wie wir die nächste Ebene erreichen werden.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Ale tak naprawdę dziś będziemy mówić o tym jak planujemy pójść o krok dalej.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Dar vom vorbi acum despre cum vom trece la nivelul următor.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Det vi ska prata om nu är hur vi kommer till nästa nivå.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Dnes však budeme hovoriť o tom, ako to môžeme posunúť na vyššiu úroveň.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Dnes však budu mluvit o tom, jak se posouváme na další stupeň.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.하지만 여기서 말하고자 하는 것은 어떻게 한 단계 업그레이드 하느냐는 것입니다.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Ma ciò di cui parleremo è di come raggiungeremo il livello successivo.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Mais ce dont nous allons parler, c'est comment nous allons passer à un autre niveau.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Mas aquilo de que vamos falar é como vamos passar ao nível seguinte.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Mas o que nós vamos conversar sobre isso é como vamos chegar ao próximo nível.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Men det vi skal tale om her er hvordan vi tager skridtet videre.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Men vad vill jag säga med det här är hur vi ska gå till nästa nivå.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Mutta se, mistä nyt aion puhua tässä, on se, miten olemme menossa seuraavalle tasolle.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Nhưng những gì mà tôi sắp nói ra ở đây là chúng tôi sẽ làm như thế nào ở bước kế tiếp
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Pero de lo que vamos a hablar aquí es de cómo vamos a llegar al siguiente nivel.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Tapi yang akan kita bicarakan kali ini adalah bagaimana kami akan menuju tingkat selanjutnya.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Vandaag gaan we het hebben over hoe we het volgende niveau bereiken.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Αλλά αυτό για το οποίο θα μιλήσουμε εδώ είναι πως θα πάμε στο επόμενο επίπεδο.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Але зараз ми поговоримо про те, куди ми збираємося рухатися далі.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Но сега ще поговорим за това, как ще преминем на следващото ниво.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.Но сейчас мы хотим поговорить о том, куда мы собираемся двигаться дальше.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.הצופים בסדר גודל של 100 עד 200,000 סרטונים ביום. אבל מה שאני עומד לדבר עליו
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.لكننا سنتحدث عن خطتنا للعبور للمستوى التالي
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.ولكن ما نحن بصدد الحديث عنه في هذا هو كيف نحن ذاهبون الى المستوى التالي.
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.次の段階について お話しします しかし その前に
Ama burada konuşacağımız şey bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.次の段階についてお話しします しかしその前に
Bunu kafanızda daha iyi canlandırmak için,buradaki a'ları bu taraftaki denklemlerin soluna taşıyacağım. .식들을 조금 더 보기 좋게 만들도록 하죠 이 a들을 좌변으로 옮기도록 하죠
Bunu kafanızda daha iyi canlandırmak için,buradaki a'ları bu taraftaki denklemlerin soluna taşıyacağım. .E apenas para tentar visualizar isso melhor, vou trazer esses "a"s para o lado esquerdo dessas equações aqui.
Bunu kafanızda daha iyi canlandırmak için,buradaki a'ları bu taraftaki denklemlerin soluna taşıyacağım. .For at gøre det hele lidt mere overskueligt kan vi sætte a'erne over til venstre i hver ligning.
Bu vektörü buraya taşıyacağım.Давайте перенесем его сюда.
Bu vektörü buraya taşıyacağım.І давайте перенесемо цей вектор сюди
Bu vektörü buraya taşıyacağım.אני אעביר את הווקטור לכאן,
Bu vektörü buraya taşıyacağım.ودعني انقل ذلك المتجه لليمن فوق هنا
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.Am spus ca daca vei avea acces in sala de studiu te voi cara in spate.
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.Ich sagte, wenn du in die Bestenliste kommst, dann würde ich dich auf meinem Rücken tragen.
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.Ik zei dat als je in de studeerkamer komt dat ik je op mijn rug zou dragen.
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.Jag sa att om du komme in i studierummet, så bär jag dig på min rygg.
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.J'ai dit que si tu parvenais à être sur le tableau d'honneur, je te porterai sur mon dos.
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.Jeg sagde, at hvis du kom ind i læseværelset, ville jeg bære dig på min ryg
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.니가 자습실 들어가면, 내가 업어주기로 했는데,
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.Povedal som, že keď sa dostaneš do tej učebne, tak ťa ponesiem na chrbte.
İlk 50'ye girersen seni sırtımda taşıyacağıma dair iddaya girmiştik.Tôi từng nói cậu mà vào được phòng học đặc biệt , thì tôi sẽ cõng cậu!