Şehrin hemen kuzeyinde bir taş ocağı var.There is a rock quarry just north of town.
Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.There's a rock quarry ten miles west of town.
O bir taş ocağında boğuldu.He drowned in a quarry.
Eski taş ocağı şimdi popüler bir yüzme yeridir.The old quarry is now a popular swimming hole.
Büyük teraslar ve geniş taş sanat eserleri Pekin yakınındaki taş ocağındaki taşlardan yapıldı.The grand terraces and large stone carvings were made of stone from quarries near Beijing.
Adada, aynı zamanda, taş ocağı işletmeleri ve büyük bir gemi sığınağı da bulunmaktadır.There are also quarrying operations on the island and a large shipyard.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.The underwater part was captured in a stone pit.
Bu taş ocağı, 2. yüzyılın sonlarından 4. yüzyıla kadar Hıristiyan mezarları için kullanılmıştır.This quarry was used for Christian burials from the late 2nd century through the 4th century.
1950'lerde, Zavallya'da alçı madenciliği için bir taş ocağı kuruldu.In 1950s, in Zavallya was set a quarry for gypsum mining.
Buradaki işçiler, Galler'deki Dinorwic Taş Ocağı'nda çalışırlarken.These quarrymen are working at the Dinorwic Quarry, Wales, about 1910.
Koruma alanı topraklarında biri suyla dolu iki taş ocağı bulunmaktadır.On the territory of the reserve there are two quarries, one of which is filled with water.
Yine de taş ocağı olarak kullanılmaya devam edildi ve taşların bir kısmı ortadan kayboldu.Still, the quarrying continued and some of the stones disappeared.
Boğaz çevresinde bir taş ocağı, Ostrovica ve altı köy yer almaktadır.The gorge contains a stone quarry, the Ostrovica and six villages.
Bu arada Shaw, taş ocağına yukarıdan girer ve neredeyse aynı anda trene varır.Shaw, meanwhile, has mined into the quarry from above and arrives at almost the same moment.
Daha sonra bir damperli kamyon sürdü ve bir Lehigh Valley taş ocağında çalıştı [1]He later drove a dump truck and worked in a Lehigh Valley quarry.[7]
Adada, aynı zamanda, taş ocağı işletmeleri ve büyük bir gemi sığınağı da bulunmaktadır.Sur l'île se trouve aussi une station de pilotes de navire et une grande tour de télécommunications.
Adadaki taş ocağı terk edilmiştir.Se abandonó el ganado en la isla.
Büyük teraslar ve geniş taş sanat eserleri Pekin yakınındaki taş ocağındaki taşlardan yapıldı.Os vastos terraços e grandes entalhes foram feitos em pedra vinda de pedreiras próximas de Pequim.
Hatta Hristiyanlar zamanında taş ocağı ve çöplük olarak kullanılmıştı.Het werd bij tijd en wijle zelfs als vuilnisbelt gebruikt.
Mahallenin girişinde taş ocağı bulunup Karadeniz Sahil Yolu için taş çıkarılmaktadır.W kamieniach wybijano otwór, żeby można je było przenieść na brzeg.
Adadaki taş ocağı terk edilmiştir.Ruiny ich kamiennej chatki nadal znajdują się na wyspie.
La Pedrera ("Taş ocağı") lakabıyla da bilinmektedir.Byggnaden är mer känd som La Pedrera (katalanska för ”stenbrottet”).
Odun, demir ve taş ilgili binalarda üretilir: Odun İmalathanesi, Demir Madeni ve Taş Ocağı.Дерево, залізо і камінь видобуваються в спеціальних будівлях: Лісопильня, Залізна шахта і Кам'яний кар'єр.
Adadaki taş ocağı terk edilmiştir.Кар'єр на острові занедбаний.
Taş ocağının limanı yatçılar için iyi bir haftasonu barınağı oluşturur.Гавань кар'єру є гарним місцем для яхтсменів на вихідні.
Karolenj kale bir taş ocağı gibi kullanıldı ve kale yıkılmaya bırakıldı.カロリングの城は荒れ果て始め、石切り場として使われていた。
Odun, demir ve taş ilgili binalarda üretilir: Odun İmalathanesi, Demir Madeni ve Taş Ocağı.Дървото, желязото и камъкът се добиват в съответните сгради: Дърводелница, Мина за желязо и Каменна кариера.
Anıtın inşaasında kullanılan taşlar 500 m uzaklıkta bulunan bir Roma taş ocağından çıkartılmıştır.Kamen za gradnjo spomenika je bil prvotno pripeljan iz 500 metrov oddaljenega rimskega kamnoloma.
Ayrıca Dağucular mahallesinde taş ocağı çalışmaları vardır ve beyaz mermer üretilmektedir.V soteski se nahajajo tudi izdanki serpentinitnega skalovja in belega pohorskega marmorja.
Taş ocağı bulunur.Joje rasta akmeninių kirvukų.
Anıtın inşaasında kullanılan taşlar 500 m uzaklıkta bulunan bir Roma taş ocağından çıkartılmıştır.Monumendi ehitamiseks kasutatud kivi pärines algselt Rooma kivimurrust, mis asus umbes 500 meetrit eemal.
Karolenj kale bir taş ocağı gibi kullanıldı ve kale yıkılmaya bırakıldı.Colosseumi kasutati kivimurruna ja see jäi varemeisse .
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.A parte debaixo de água foi captada num poço de pedra.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.A vízalatti részek egy kőbányában készültek.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Bagian bawah airnya diambil dalam sebuah lubang batu.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Část pod vodou je z lomu.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Część podwodną sfotografowałem w kamieniołomie.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Der Unterwasser-Teil stammt aus einem Steinbruch.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Het onderwaterdeel werd in een steengroeve gemaakt.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.물 속의 부분은 채석장에서 찍은 것이고요.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.La parte sott'acqua è stata fotografata in un forno di pietra.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.La parte subacuática fue capturada en un pozo de piedra.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.La partie sous l'eau a été prise dans un puits en pierre.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Partea subacvatică a fost pozată într-o groapă de piatră.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Phần dưới nước thì được chụp trong một hố đá.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Podvodná časť bola zachytená v kameňolome.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Podvodni del sem posnel na kamnolomu.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Undervandsdelen var fanget i et stenbrud.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Undervattensdelen togs i ett stenbrott.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Το υποβρύχιο τμήμα έχει απαθανατιστεί σε ένα βράχο.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Підводну частину я "знайшов" у каменярні.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Подводната част бе заснета в каменоломна.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.Подводная часть была добыта в каменной яме.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.החלק התת ימי צולם בבור אבן.
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.الجزء السفلي تحت الماء التقط من حفرة حجرية
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.そして島の上の家を赤くして
Su altı kısmı bir taş ocağında çekildi.水面下嘅部分系系一個採石場拍到嘅。