tırnakları ile cümle
tırnakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tırnakların kirli.Tus uñas están sucias.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Ci sono i pori, e mi posso dare lo smalto sulle unghie.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Có những nang tóc trên đó, và tôi có thể sơn móng chân.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Det finns hårsäckar på dem, och jag kan måla tånaglarna.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Il faut les voir de près. Il y a du duvet, et je peut mettre du vernis sur mes orteils.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Je moet ze van dichtbij komen bekijken. Er zitten haarzakjes op, en ik kan mijn teennagels lakken.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Jöjjenek fel és nézzék meg. Vannak rajta szőrszálak és festeni tudom a lábkörmeimet.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.모낭도 있구요, 발톱에 그림을 그릴 수도 있어요
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Mają torebki włosowe. Mogę malować sobie paznokcie.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Měli byste si je pořádně prohlédnout zblízka. Jsou na nich i vlasové váčky a můžu si malovat nehty.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Sie müssen hochkommen und sie ansehen. Die haben Haarfollikel und ich kann meine Zehennägel lackieren.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Sú na nich naznačené chĺpkové miešky a môžem si na nich farbiť nechty.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Têm folículos capilares, e posso pintar as unhas.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Tienen poros con vello en ellas, y puedo pintar las uñas.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Trebuie să vii aici să le vezi. Au şi foliculi de păr, şi pot să îmi vopsesc unghiile.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Έχουν τριχοθυλάκια πάνω τους, και μπορώ να βάψω τα νύχια των ποδιών μου.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.На них есть фолликулы волос и я могу красить на них ногти.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.Трябва да се качите да ги видите. На тях има космени фоликули, и мога да си лакирам ноктите на краката.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.יש עליהן זקיקי שיער, ואני יכולה לצבוע את הציפורניים.
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.هنالك مسام شعر .. وأظافر يمكن طلائها
Üzerlerinde kıl kökleri var, ve tırnaklarımı boyayabiliyorum.冗談なしで、ヒールを履くことも出来るのよ
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.A vaše celé tělo, vše -- vaše vlasy, pokožku, kost, nehty -- vše je tvořeno kolagenem.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Całe ciało: włósy, skóra, kości, paznokcie, wszystko zbudowane jest z kolagenu.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.És az egész test, minden -- a haj, a bőr, a csontok, a körmök -- minden kollagénből van.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.E todo o nosso corpo, tudo -- o nosso cabelo, pele, osso, unhas -- tudo é feito de colagénio.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.In celo vaše telo, vse -- vaši lasje, koža, kosti, nohti -- vse je narejeno iz kolagena.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Întregul tău corp, totul - părul, pielea, oasele, unghiile - totul e din colagen.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Je hele lichaam, alles - je haar, huid, botten, nagels - alles is gemaakt van collageen.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.여러분의 온 몸, 모든 것, 머리카락, 피부, 뼈, 손톱, 이 모든 것이 콜라겐으로 되어있어요.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Todo el cuerpo, todas sus partes... el pelo, la piel, los huesos, las uñas... todo hecho de colágeno.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Tout votre corps, tout entier -- vos cheveux, votre peau, vos os, vos ongles -- tout est fait de collagène.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Und unser gesamter Körper, alles - die Haare, Haut, Knochen, Nägel - alles ist aus Collagen gemacht.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Vaše celé telo, všetko -- vlasy, pokožka, kosti, nechty -- všetko je z kolagénu.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Và toàn bộ cơ thể bạn, mọi thứ -- tóc, da, xương, móng -- mọi thứ đều được tạo nên từ collagen.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Всё тело, всё — волосы, кожа, кости, ногти — всё состоит из коллагена.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.И цялото ви тяло, всичко -- косата, кожата, костите, ноктите -- всичко е направено от колаген.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.Усе Ваше тіло, усе - ваше волосся, шкіра, кістки, нігті - усе зроблене із колагену.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.ובכל הגוף, הכל -- בשיער, עור, עצמות, ציפורניים -- הכל עשוי קולגן.
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.في كافة انحاء الجسم الشعر , البشرة , العظام , الاظافر كل شيء مصنوع من الكولاجين
Ve tüm vücudunuz, herşey -- saçınız, cildiniz, kemikler, tırnaklarınız -- herşey kolajenden oluşuyor.髪 皮膚 骨 爪 様々なものがコラーゲンでできています 縄のような構造をしており
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Así que, tan pronto como un cangrejo las toca se retraen a sus conchas, igual que sus uñas.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Astfel, imediat ce un crab îi atinge se retrag în carapacea lor, exact ca unghiile.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Donc, dès qu'un crabe les touche ils se rétractent dans leurs coquilles, tout comme vos ongles.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Dus van zodra de krab hen aanraakt, kruipen ze in hun schelp, net zoals de nagels van je vingers.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.그러니까, 게에 닿자마자 껍데기 속으로 들어가버립니다, 손톱처럼요
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Ngay khi con cua chạm vào chúng, Chúng thu người vào vỏ của mình, giống như móng tay của bạn vậy
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Quindi, non appena vengono toccati dai granchi si ritraggono nel loro guscio, come le unghie.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Sobald also die Krabbe sie berührt, ziehen sie sich in ihre Schalen zurück, so wie Fingernägel.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Takže, akonáhle sa ich dotkne krab, stiahnu sa do svojich schránok, rovnako ako vaše nechty.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Takže, jakmile se jich krab dotkne stáhnou se do svých schránek, tak jako Vaše nehty.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Tehát amint a rák megérinti őket, egyből visszahúzódnak a házukba, ami pont olyan, mint a körmünk.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Uciekają w rurkę, przypominającą nasze paznokcie.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Άρα, μόλις ένα καβούρι τα ακουμπήσει μαζεύονται πίσω στο κέλυφος τους, ακριβώς σαν τα νύχια σας.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.И така, веднага щом ги докосне рак, те се отдръпват в черупките си, точно като вашите нокти.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.Так вот, как только краб касается их, они прячутся в раковины, похожие на ногти.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.אז איך שהסרטן נוגע בהם הם נסוגות לתוך הקונכיה שלהם, בדיוק כמו הציפורנים שלכם.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.لذلك ، بمجرد لمس السرطان لها ينسحبون إلى أسفل داخل قواقعهم ، تماما مثل الأظافر.
Yani, yengeç dokunur dokunmaz, kabuklarının içine çekiliyorlar, aynı tırnaklarınız gibi.ピクッと殻の中へ引っ込みます 今お見せしているのは最近